
İlk sergisini 1989’da açan Hülya Botasun, 9. Kişisel sergisi olan “MimesislerII’’isimli sergisini 15 Aralık’ta Teşvikiye’deki Derinlikler Sanat Merkezi’nde açıyor.
Hülya Botasun’un 7 Ocak 2017 tarihine kadar görülebilecek sergisinde, insan figürünü andıran ağaç formlarında tuval üzerinde akrilik resimler dikkati çekiyor. Her biri bir insana benzeyen hayvan portreleri, kâğıt işler, akrilik ve suluboya çalışmalar da sergide görülebilecek.
Mimesis, doğa ve insan davranışının sanat ve edebiyatta taklide dayanan temsilidir. Aristoteles, sanatın rolünün ‘’doğanın taklidi‘’ olduğunu ileri sürerken kullanmıştır. Aristoteles, insanda bir taklit (mimesis) yeteneği ve hazzının bulunduğunu sanatçının olayların ve varlıkların özündeki ideali, fikri taklit ettiğini söylemiştir. Sanatçı adeta doğanın eksik bıraktığı şeyleri tamamlar. Sanatçının hayal gücü ve yaratma ilkesi savunulmuştur. Hayal gücü taklitten daha kuvvetlidir. Taklit yapılırken estetikten, estetik hazdan, duygulardan ve hislerden uzak yapılamaz. Mimesis kavramı, Antik Yunan filozoflarıyla başlayıp, Rönesans sanatçılarıyla devam etmiş ve günümüze kadar gelmiştir. Var olanı resim ve diğer sanat dallarıyla gerçeğe farklı düşüncelerle benzetmektir.
Botasun’un ürettiği hayvan resimlerinde, hayvanlar üzerinden mimesisler yapılmıştır. Sanatçı; insanlarda görülen ifade tarzlarını, formlarını, özelliklerini, ruh hallerini, duyguları ve hisleri hayvan portreleri olarak resmetmiştir. İnsanlarda görülebilecek hissiyatı hayvan resimlerine yüklemiştir. Hayvan portrelerini izlerken resimlere insanda var olan ifade tarzlarını ve ruh hallerini düşünerek ve yükleyerek algılamamız gerekir.
1990’da Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olan Botasun’un, Türkiye ve Yurt dışında pek çok koleksiyonda eserleri bulunmaktadır.
Derinlikler Sanat Merkezi
Hacı Emin Efendi Sok. Şelale Apt. No. 72 / 1 Teşvikiye
0212 291 82 55 | www.derinliklerart.com
Hakkında KolajART
KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır.
Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir.
Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır.
Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.