“Nostalji ve Güncel Eleştiri, Emine Öztürk, Seher Becel Sanat Galerisi, (07 Ocak – 01 Şubat 2017)

Share Button

 

Emine Öztürk SBSG Davetiye

ABUZİTTİN: YENİ YILINIZI KUTLUYORUM, YAŞADIĞIMIZ NOSTALJİYİ ve YAPTIĞIM GÜNCEL ELEŞTİRİLERİ PAYLAŞMAYA BEKLİYORUM
ABUZİTTİN BOYUN EĞME (‘Abuziddin’ adı Arapça kökenlidir “Yol gösteren öncü ve davasının öncüsü” anlamına gelmektedir)

İlk kişisel resim sergisini 1989 yılında Ankara İş bankası Sanat Galerisinde açan Ressam Emine ÖZTÜRK, 1990 yılında başladığı “OYUNCAKLAR” temalı resim sergilerini, kızının iki yaşında iken ABUZİTTİN adını verdiği oyuncak bebeğe,kompozisyonlarının ve Toplumcu Gerçekçi sessiz eleştiri dilinin temel ve yerleşik motifi öncülüğünü vererek sürdürüyor.

Ressam Emine Öztürk’ ün resimlerinin ve Toplumcu Gerçekçi sessiz eleştiri dilinin temel ve yerleşik motifi olan Abuzittin bebeğin adı,“yol gösteren öncü ve davasının öncüsü” anlamında ArapçaAbuziddin adındangelmektedir.

Çağdaş Türk kültürünün üretilmesi davasının öncülüğüne kendisini adayan Abuzittin bebek,bugünden tam sekiz yıl önce, Ressam Emine Öztürk’ ün EMİMA Sanat Galerisinde açtığı 14 Ocak-09 Şubat 2008 tarihli “BEN ABUZİTTİN” Resim Sergisi davetiyesinde kendisini kısaca şöyle tanıtmıştı:

“…Resimlerin konu ve içerik bağlamları gereği, özel konumum ve tavırlarımla beni ben yaparak günümüz sanat ortamına tanıtan RESSAM EMİNE ÖZTÜRK’ ün kompozisyonlarında temel ve yerleşik motif olarak geziyor, dolaşıyor, izleyicilerimle tanışıyor ve sohbet edebiliyorum.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen “Türkiye Resimleniyor Projesi” için Ankara Resimleri yapmakla görevlendirilen Ressam Emine Öztürk, havanın güzel olduğu bir gün elimden tutup, Başkent Ankara’ nın tarihi mekanlarını ve anıtlarını bana gösterdi. Ankara Kalesine çıkardı. Tarihi mekanların İ.Melih Gökçek tarafından yıktırılıp iş merkezleri yaptırılacağını buruk bir dille anlattı. Çok üzüldüm. Yanımda ki tekir kedi Şerbet’ i okşayarak teselli bulmaya çalıştım. Ankara Kaleiçi surlarından Başkent Ankara’nın eski ve yeni çehresini mahzun mahzun izlediğim anda Ressam Emine Öztürk, Ankara manzarasının içinde, benim ve tekir kedi Şerbet’ in yer aldığı kompozisyonunu kurguladı.

Sonra Ressam Emine Öztürk beni oturduğum içkale mazgalından kaldırıp TBMM eski binası ve cumhuriyet kurumlarının öncü yapılarının bulunduğu, Türk ulusal kurtuluş mücadelesinin kalbi olan Ulus Meydanını gezdirdi. Elimde Türk bayrağı ile Atatürk heykelinin karşısında Atatürk’ e saygı, sevgi ve bağlılığımı gösterirken, Ressam Emine Öztürk tarafından ikinci kez resmimin yapıldığını fark ettim.

Sayın Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ne yazık ki, siz beni, bu gezintim esnasında ilk kez görebilme olanağını yakalayabilmişsiniz. Doğal olarak “ABUZİTTİN KİM ?” diye sorma gereğini ve şanssızlığını duyuyorsunuz… Oysa ki, Ressam Emine Öztürk, beni, on iki yıldan bu yana pek çok tuval üzerinde değişik mekan ve konulara taşıdı. Çoban yardımcısı ÇonaAbuzittin oldum Hıdırlık Tepesinde Ankara Tiftik Keçilerini güttüm. Ankara Tavşanlarıyla oynadım. Ankara Armudu yiyerek yerli malı üretiminin ve tüketiminin önemine, ormanların ve zeytinliklerin yok edilmesine, dostluğun ve kardeşliğin güzelliğine, müziğin ve sanatın coşkusuna… dikkat çeken kompozisyonlarda yer aldım. Cumhuriyet Bayramı gösterilerini, 23 Nisan Çocuk şenliklerini ve 10 Kasım Atatürk’ü Anma etkinliklerini konu edinen kompozisyonların kahramanı olmaya çalıştım.

Sanatseverler beni böylesine önemli etkinliklerin düzenlendiği kompozisyonların içinde tanıdılar ve sevdiler. Hatta, resim alanında yetkin kişiler benim sayemde Ressam Emine Öztürk’e iki ödül verdiler. Otuzun üzerinde yarışmalı ve karma sergilerde beni tanıdılar ve en geniş halk kitlelerine tanıttılar.

…Başkalarının elinde oyuncak olan değil, çevresinde olup biten her şeye duyarlı, çağdaş ve Atatürkçü tavır sergileyen, sesi ve soluğu olmayan bir oyuncak bebeğim.

Bu tavrımdan dolayı, varlığımın, siz Sayın Kültür ve Turizm Bakanı ErtuğrulGünay’ ı rahatsız etmesi umurumda bile değil.

Size kendimden bahsederek, bana yabancı kalmamanız ve beni iyi tanımanız için özgeçmişimi yazmak zorunda kaldım. Bundan sonra beni iyi tanıyın ki, Ressam Emine Öztürk’ ün resimlerinde, Toplumcu Gerçekçi sessiz eleştiri dilinin temel ve yerleşik motifi olarak yaşamımı sürdürmeye kararlıyım. BU BÖYLE BİLİNE”.

Çağdaş Türk Kültürünün üretilmesi davasına kendisini adayan öncü motifAbuzittin, Ressam Emine Öztürk’ün kompozisyonlarında yaşantılarını ve Toplumcu Gerçekçi sessiz eleştirel tavrını paylaşmak için Seher Becel Sanat Galerisinde 07 Ocak- January 2017 / 01 Şubat- February2017 tarihleri arasında “Nostalji ve Güncel Eleştiri – NostalgiaandActualCriticsm” temalı Resim Sergisinde İstanbullu sanatseverlerle buluşuyor.

 

Açılış: 07 Ocak 2017 Cumartesi Saat: 18.00

SEHER BECEL SANAT GALERİSİ

Yenimahalle Mahallesi Teyyareci Sadık Sokak No: 50/ A-2 Bakırköy- İSTANBUL

Tel: +90 530 920 56 81     Mail: seherbecelsanatgalerisi@gmail.com

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.