SESSİZLİĞİN KARDEŞLERİ

Share Button

BofS AFIS TR

bir TAYLAN MİNTAŞ filmi

SESSİZLİĞİN KARDEŞLERİ

İstanbul Film Festivali, 2017

Ulusal Belgesel Yarışması

SESSİZLİĞİN KARDEŞLERİ / SİNOPSİS

“Sessizliğin Kardeşleri”, yönetmen Taylan Mintaş’ın yıllar sonra gittiği köyünde karşılaştığı kuzenleri Toso (53) ve Çao’nun (38) hikâyesini konu alıyor. Kars’ın Susuz İlçesine bağlı küçük bir köyünde yaşayan Toso ve Çao, öfkeleriyle de sevgi gösterileriyle de birbirlerinden farklı iki kardeştir ama onları ortaklaştıran şey sadece, ahraz (sağır ve dilsiz) olmaları değildir; kendilerine özgü işaret dilleridir de. İki kardeşin, bazen insanların kusurlarıyla, bazen yetenekleriyle, bazen de dedelerden kalma lakaplarla yarattıkları bu Kürtçe işaret dili, tüm köy halkı tarafından da bilinmekte ve köyde Kürtçe ve Türkçe dışında 3. bir dil olarak kabul görmektedir.

Üç yıl ve dört mevsim boyunca süren ve seyirciyi zor koşullara rağmen direncini kaybetmeyen insanların hayatlarına konuk eden “Sessizliğin Kardeşleri”, iki kardeşin sessizliğin içinde yarattıkları benzersiz bir dilin yanı sıra, babalar ve oğulların, ve elbette köyün güçlü kadınlarının da hikâyesidir.

SESSİZLİĞİN KARDEŞLERİ / YÖNETMEN GÖRÜŞÜ

Dış dünyanın sesi,bu iki karakteri harekete geçiren bir motivasyon aracı değildir; yaşamlarını diğer insanlar gibi kendi seyrinde yaşarken, gerçek olan şudur ki bu aslında, derin bir sessizliktir. ‘Normal’ insanları harekete geçiren ses, inanç ve kültür gibi pek çok etmen olmasına rağmen, bizim karakterlerimizi harekete geçiren şey, bulundukları ortamda duyan ve konuşan insanların yarattıkları atmosfer ve onların yarattıkları sosyal yaşamdır. Diğer insanlar gibi camiye giderler ve onların yaptıklarının aynısını taklit ederler. Ellerini kulaklarına götürürler, eğilirler, çökerler ve kafalarını sağa ve sola çevirirler. Fakat namaz kılmak için hiçbir dua bilmezler ve namazı sadece camide kılarlar. Mesela ev ortamında ibadete dair hiçbir şeye rastlamayız.

Karakterler yaşamın sesini duymasalar da mücadele tarzlarıyla ve sesleriyle çok farklı bir ritm katmaktadırlar içinde bulundukları hayata. Doğada elde etmek istedikleri neyse ona erişebilen, toplum içinde de arzuladıkları konuma ulaşabilmiş insanlardır. İnatçı ve güçlü karakterleri, bu zor coğrafyaya ve kayıtsız topluma karşı ayakta durmalarındaki en güçlü etkendir. Engelli insanlar için büyük metropol şehirler bir nebzede olsa, onları hayata kazandırmak için fırsatlar sunar. Ancak Toso ve Çao kardeşler gibi Türkiye’nin doğusunda, insan eksikliklerinin acımasızca yüze vurulduğu kırsal bir bölgede engelli olmak hiç de kolay değildir ve bu iki karakterin kendi tırnaklarıyla kazıyarak yaratıkları benzersiz hayat, ‘kaba’ ama bir o kadar da saf ve ham bir yaşam barındırmaktadır.- Taylan Mintaş

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

© Mintaş Film Yapım, 2017

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.