Sinan Eren Erk: Çağdaş Sanatın Sonsuz Yarışı: Helezonik Sarmal

Share Button
Bünyamin Özgültekin

Bünyamin Özgültekin

İnsan hep bilinmezin peşinden koşmuştur ve yaşamı boyunca önce kendi varoluşunu, sonra da, bununla bağlantılı olarak, içinde bulunduğu sonsuz evreni sorgulamıştır. Bilme çabası, önce bilinmezin tanımıyla başlar, ardından ulaşılmak istenen yerin belirlenmesiyle devam eder ve nihayet sorgulamaya evrilir. Her yeni bulgu yeni bir fikre dönüşürken, her yeni fikir bir başka bulgunun kuyruğundan yakalar. Kimi zaman bu kovalamaca çıkmaz sokaklarda biter; o zaman da insan geri dönüp yeniden ve yeniden sorgular fikirleri, bulguları, düşünce sistemini, ta ki aradığına ulaşana kadar. Son ana dek fikirler ile bulgular arasında mekik dokur ve her defasında ya bir adım ileri ya da geri gider. Yani insanın bilinmezi açıklayabileceğine karşılık onu daha da korkunç, daha da karmaşık hale getirme ihtimali de hep vardır. İşte bu yüzden çoğu zaman bilinmezlik kavramı kısır döngüyle özdeşleştirilir ve bilinmezi açıklama tutkusundan uzak durulmaya çalışılır. Oysa sanat, açıklanamayanı anlama ve anlatma pratiğinin en önemli yöntemlerinden biridir. Çünkü sanat, her şeyden önce insanın içsel sorgusunu, onun duygularını, varoluş kaygılarını ve kendini ifade etme çabasını temel alır. Öyleyse sanat, insanın sürekli arayışının sonsuz tutkuyla birleştiği anda kendini gerçekleştirir ve dolayısıyla insan, nesilden nesile aktarımla oluşturduğu kültürün tepesinde, daima yeni bir forma ulaşmaya çalışır.

Bedri Baykam

Bedri Baykam

Sanat ise bir formla anlatılmaya çalışıldığında, akla gelecek ilk görüntü şüphesiz bir helezonik sarmal olacaktır. Bu form, her şeyden önce kendi içinde döngüsel bir harekete sahiptir ve döngünün hangi yönde takip edildiği, karşılaşılan sonucu değiştirir; ya yükselir ya da alçalırsınız. Başka bir deyişle, birikimle ilerleyen kültürün baştan sona veya sondan başa okunması sanatla mümkündür. Helezonik sarmal aynı zamanda, sanatın bitimsizliğini, devinimselliğini ve estetiğini de anlatır. Çünkü içinde bulunan dönem ne olursa olsun sanatın sorgusu benzerdir. Bu haliyle sanat, sanki olduğu yerde çemberler çiziyor, kendi içinde karmaşıyor, çözümsüzleşiyor gibi gözükse de aslında tam tersine, gerçekliğin farklı formlarının döngüsel şekilde arandığı demokratik ve sistematik bir özgürlük alanı yaratır. Bu çok değerli özgürlük alanı ise kültürün ve sanatın birikimli gelişiminde hayati bir konumdadır. İşte bu nedenledir ki sarmal form, altın oranın kullanıldığı rönesanstan, Rus yapısalcılığına, Avrupa ve Amerika post-modernizminden, günümüzde çağdaş sanata kadar sayısız sanatsal yönelimde kendine yer edinmiş, bu kavramın anlamını sırtlamıştır.

Tülin Onat

Tülin Onat

Günümüz Türk sanatının 9 önemli isminin, geçmişi, günümüzü ve geleceği kendi üsluplarıyla özgün şekilde yorumladığı Helezonik Sarmal sergisi, temelinde bu formun sanatta temsil ettiği, yaşamın her alanındaki çok katmanlı gerçekliği konu ediniyor. Sanatın özündeki farklı okumaları, olasılıkları ve yorumları ustaca barındıran farklı disiplinlerdeki eserler, aynı çağın içinde yetişen, birlikte yol almış, birbirlerinin hayatlarına dokunmuş sanatçıları yeniden bir araya getirirken, sanatın ve kültürün birikimli ilerleyişindeki dönüm noktalarından birini izleyiciyle buluşturuyor.

Tomur Atagök

Tomur Atagök

Böylelikle, eserlerini çağdaş Türk sanatının varoluş sancılarının çekildiği cumhuriyet tarihinin yakın döneminde yaratan sanatçılar, Tomur Atagök, Bedri Baykam, Bubi, Deniz Gökduman, Mehmet Kavukçu, Bünyamin Özgültekin, Ferit Özşen ve Nurcan Perdahçı, Tülin Onat’ın davetiyle bir araya gelerek, günümüzde sanatın durduğu konumu sorguluyor ve sanat tarihimize hafızalardan kolay kolay silinmeyecek bir not düşüyorlar.

Bubi

Bubi

Helezonik Sarmal, insanın sanatla olan diyaloğunu zaman, mekan ve uzam eksenlerinde inceleyen, tutkunun forma dönüştüğü anı gözler önüne seren, ezber bozan bir sergi.

Deniz Gökduman

Deniz Gökduman

Ferit Özşen

Ferit Özşen

Nurcan Perdahçı

Nurcan Perdahçı

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.