
Larson’s most recent body of work continues his decade-long exploration with fiber. His practice, a highly unique variation on weaving, uses mass-produced and commonly available materials such as acrylic and wool fiber, and velcro. Following a labor-intensive process developed by the artist, Larson embeds individual strands of fiber into velcro mounted on linen, which he then stretches over a panel. Through controlled use of line, he achieves precise patterns and striations of color and texture. Larson’s process defies categorization, transitioning between drawing, painting, sculpture, and weaving.
In Vice Versa, Larson navigates two compositional structures: linear geometry and organic form. Typical of Larson’s geometric approach, the artist establishes the border of the panel as a constraint to drive the overall composition. As the work progresses, variations of color and thickness mimic the vertical and horizontal architecture of weaving. Optically, these works appear to follow a traditional warp and weft structure, but are built on a single plane.
Larson’s organically composed work is the result of a departure from his symmetry-based technique. Larson builds upon a curvilinear composition consisting of irregular swoops and turns. The change in direction of each strand allows the piece to transform. Depending on the angle at which it is viewed, contrasting highlights and shadows emerge. This transitory effect of light lends itself even further to the organic nature of the composition.
The exhibition’s organization places linear works across from their organic counterparts. Reverse Structure, Double Fiction, and Soft Axis, all geometric in nature, hang opposite the large curvilinear piece, Signal. This comparison of form and design emphasizes the power of color and pattern. The gallery’s back room is devoted to smaller, framed work but continues to follow the juxtaposition of form and composition. Three linear works, Outline 1-3, mirror three organic configurations, Inward 1-3, of the same color and size, allowing the viewer to meditate on the subtle differences between groupings.
Hakkında KolajART
KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır.
Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir.
Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır.
Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.