Barış Cihanoğlu, SORE, 22 Kasım – 29 Aralık 2018,Labirent Sanat

Share Button

otoportre ahşap üz.y.b 2018

Barış Cihanoğlu’nun sanatsal yaratım sürecini besleyen ve bu sergisinde etkisi güçlenen “Yara/Sore” kavramı, onun için fiziksel travmanın ötesinde bir anlam taşıyor ve daha çok ‘’yara’nın’’  psikolojik etkileri üzerine odaklanıyor. Derimizin üzerinde açılan yaranın izi kalsa bile, acısı geçicidir. Yara acımızın somut göstereni, çektiğimiz ızdırabın bedenimizdeki tezahürüdür. Oysa ruhsal yaraların acısı tecrübe edenin mahremiyetinde ve çoğunlukla kalıcıdır.   Cihanoğlu’nun son dönem ürettiği işleri, insanın doğum anında ana rahminden kopuşuyla başlayan süreçte yaşadığımız yalnızlık hissi, parçalanmışlık ve ikilem gibi duygulanımların içimizde yarattığı manevi acı ve bu acıya karşı gösterdiğimiz direncin ve içsel dışavurumun ifadesi olarak okunabilir.

Sore 3, 2018, buluntu obje heykeli found object sculpture, R 41x6 cm

Acı, insanı kendisinden koparması ve sınırlarıyla yüz yüze getirmesi anlamında kutsal bir yara’dır. Acı, moral bir denetim altında tutulduğu ya da aşıldığı takdirde insanın bakışını genişletir, yaşamın bedelini, geçip gitmekte olan anın tadının çıkarılması gerekliliğini hatırlatır. Her şey insanın ona yüklediği anlama bağlıdır. Vurduğunda yaşama zevki diye bir şey bırakmaz, tersine, uzaklaştığında da bu zevki yeniden harekete geçirir. Yaşama coşkusunu hatırlatır. O aynı zamanda insanın eksikliğini hatırlatan ve o’nu varoluşsal esas ile yüzleştiren bir memento mori’dir[1].

“Sore” sergisinde, hayatın akışında bazen hiç fark etmediğimiz, görmezden geldiğimiz ya da yanından geçip gittiğimiz sıradan nesneler, Barış’ın tutkuları, özlemleri, fantezileri, ihtirasları ile biçimlenip birer arzu nesnesine dönüşüyor. Barış’ın duyum alanına giren hemen her nesne, bizim algıladığımız işlevinden farklı, sınırlarının ötesine genişleyerek, yeni anlamlara ve biçimlere evriliyor. Kolektif bilinçaltımızın derinliklerinde saklı tutkulardan, özlemlere, fetişten, fantezilere, çocukluk anılarımıza kadar yaşamın içinde insanı doğrudan ilgilendiren hemen tüm meselelerin yansıması, Barış’ın sanatsal yorumuyla ifade buluyor.

1

Sergi, sanatçının günlük yaşamında organik bağ kurduğu farklı malzemelerden ürettiği çalışmalarıyla, genel çerçevede varoluş meselesine, özelde ise “Yara” kavramı üzerine odaklanıyor. Barış’ın sanatsal ifade yöntemlerinde dönemsel çeşitlenmeler yaşansa da, özünde klasik temelli diyebileceğimiz figüratif anlayışının güçlü etkileri hissedilirken, “Sore” sergisiyle var olan bu anlayışın köklü bir değişime girdiğine de tanık oluyoruz.  Sanatçı “Sore” başlığı altında topladığı sergiyi, kendi içinde de birkaç farklı kategoriye ayırmış. Resimsel anlayışının omurgasını oluşturan desen üzerine boyanmış pentür resimlerden, ahşaptan yontulduktan sonra renklendirilmiş heykellere, rölyef etkili asamblajlardan, kolajlara ve hazır nesneler üzerinde yaptığı müdahaleler ile kurgulanmış enstalasyonlara kadar, birçok farklı disiplinde ürettiği işleriyle, izleyenleri kendi dünyasına ortak olmaya davet ediyor.

Cihanoğlu’nun insana, varoluşa ve yaşama dair başat tüm meseleleri ele aldığı yeni çalışmaları 22 Kasım – 29 Aralık 2018 tarihleri arasında Labirent Sanat’ta görülebilir.

Labirent Sanat Asmalı Mescit Mah. Sofyalı Sok. No: 22 K: 1 34430, Beyoğlu / İstanbul

Ziyaret saatleri: Salı – Cumartesi | 11.00 – 19.00

Sanatçı Hakkında: Barış CİHANOĞLU Barış Cihanoğlu 1975 yılında Ankara’da doğdu, 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi resim bölümünden başarı ödülü alarak mezun oldu. Profesyonel sanat yaşamında katıldığı yarışmalarda toplam 9 adet ödülün sahibidir. Şu ana kadar 20 kişisel sergi açan sanatçı, birçok nitelikli sanat etkinliğinde yer almıştır. Art Basel, Art Miami ve Contemporary İstanbul gibi uluslararası çağdaş sanat fuarlarına katılmıştır. Yurtiçi ve yurtdışındaki birçok önemli koleksiyonda eserleri yer alan sanatçı, çalışmalarını İstanbul’daki atölyesinde sürdürmektedir…

 

[1] David le Breton, Acının Antropolojisi, Çev. İsmail Yerguz, Sel Yayıncılık, İstanbul, 2010, s. 16.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.