Fatih Balcı, En Büyük Birader/ Biggest Brother 7-17 Haziran 2020/ 7- 17 June 2020

Share Button

Sanatçı ve Öğretim üyesi Fatih Balcı yeni güncel sanat çalışmasını 7 Haziranda başlatıyor. Sanatçı facebook adresinden resim yapma sürecini gösterdiği on günlük kesintisiz bir canlı yayın yapacak.  Sanatçı bunun için evinin bir odasını canlı yayın stüdyosuna dönüştürüyor.

Pandemi günlerinde bütün her şey ve herkes gibi sanat dünyası da dijital dünyaya taşınmaya, işlerini internet aracılığı ile yürütmenin yollarının aramaya başladı. Anlaşılıyor ki, günümüz dijital dünyasında var olamayan biri asla var olamayacak.

Bu süreçte tüm insanlar hem gözlemci oldu, hem de “transendental” bir gözlemci tarafından gözlenen, hesaplanabilir ve denetlenebilir bir nesneye dönüştüler.

Modern sanatçı bağımsızlığın büyük bir bölümünü 20. yüzyılın ikinci yarısında zaten kaybetmişti. Şimdi önümüzde bir soru duruyor: Bu dijitalleşme süreci sanatçıların var oluşuna katkı da mı bulunacak yoksa geriye kalan bağımsızlık ve özgürlüğünü de yok mu edecek?

Link: https://www.facebook.com/profile.php?id=560287619

Artist and faculty member Fatih Balcı starts his new contemporary art work on June 7. The artist will make a ten-day live broadcast, during which he shows the painting process. For this, the artist transforms a room of his house into a live broadcasting studio showing his canvas and working process.

In the days of Pandemic, like everything and everyone, the art world started to move to the digital world and to look for ways to run their business through the internet. It turns out that someone who cannot exist in today’s digital world will never exist.

In this process, all people became both observers and turned into a calculable and auditable object observed by a “transcendental” observer.

The modern artist had already lost much of independence in the second half of the 20th century. Now we have a question: Will this process of digitalization contribute to the existence of artists or will it destroy the remaining independence and freedom?

Link: https://www.facebook.com/profile.php?id=560287619

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.