Meliha Sözeri | Çevren | 08 Temmuz – 14 Ağustos 2021 | Bozlu Art Project Mongeri Binası

Share Button

Meliha Sözeri, ikinci kişisel sergisi “Çevren / Horizon” ile 08 Temmuz – 14 Ağustos 2021 tarihleri arasında Bozlu Art Project’te izleyiciyle buluşuyor. Göz erimi, ufuk, yatayda olan, kayıp olan, yitirilen, ebedi olan ile insan gözünün ulaşabileceği sınırlara göre varoluş serginin çıkış noktasını oluşturuyor. Sergi, sanatsal üretim sürecini karantina hali ve kapat(ıl)ma eylemi ile ilişkilendiriyor. Sanat yapıtının aurasını sorgularken; sanatçının üretim mekânını karantina odaları ile özdeşleştiriyor.
 
Meliha Sözeri, yaşamın şeyleşmesi, özne ve nesne ilişkilerinin izleyicinin bakışıyla yerinden edilmesi ile ilgileniyor. Sergiye hâkim malzeme olan tel; varlık-yokluk eksenine yerleşiyor. Tel, parıltılı olanın ardında yer alan karanlık, hafif olanın ardındaki yük, dijital olanın ardından gelen zanaat, canlı olanın ardında bıraktığı atık ile bağ kurarken, şiirselliğin içerisinden çevreyi saran derin boşluğa işaret ediyor.
 
Sanatçının yapıtları, yer ve gökyüzü arasındaki çizgiyi izleyicinin bakışı karşısına yerleştiriyor. Gökle yerin birleşmiş gibi görüldüğü sınırsız çizgiyi gündelik hayattan sıradan nesneler ile modelleyerek, metal delikli tel malzemeyi kesip, dikip, birleştirerek kesintili çizgilere dönüştürüyor. Sergi bir çeşit yeni ufuk yani diğer bir değişle yeni “çevren” öneriyor. Çünkü varlığı saran tinsel örtü, aura ufuk çizgisine göre belirleniyor. Varlığın aurası çevren ile olan mesafesine göre oluşuyor. Kristalleri parıldamayan bir avize, yansıması olmayan bir ayna, yazmayan bir daktilo hala aura taşıyıcısı mıdır? Auralı sıradan olanın ufkunda yitip gitmektedir.
 
Sergiyi oluşturan çalışmalar; avize (17. yüzyıl formlarından yeniden üretilmiş), ayna (1900’lü yıllardan esinlenilmiş), yastıklar (huzursuz edici bir çizgisellikte), daktilo (sanatçının yitirdiği dedesine ait), bilgisayar (dijitalleşen dünyada iç organlarımıza dönüşmüş), bir tuval (üzerine Edip Cansever’in yok mu var şiirinden ödünç alınmış kelimeler), galeri duvarında yer edinmiş şiir ve heykelin buluştuğu yeri tarifleyen dededen miras sözcükler ve bir dikiş makinası; sergiyi diken bir makina ve İlhan Berk’in “Tümceler”i:
“Yer, nesneyi sarandır.
Yer üzerinde düşünmek…
Varsa:
Nasıl Var?”
Şiir, heykel, metin, beden, nesne, yer, yer ve gök arasında bir yerlerde gezinmeye davet ediyor.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.