Zeliha Demirel, Vedat Örs Kadınlarına Çıplak Bir Bakış ve Hareketli Minimalizm

Share Button

Özgür dünya, bir sanatçının dünyasını işgal eden, yönlendiren, renklendiren kadınların dünyası…

Vedat Örs’ ün modern sanatın teatralliğe göz kırpan ekseninde duran kadınları, ezelden beri sahneye giriyor, görünüyor ve çıkıyorlar (aynı zamanda sanatçının düş kapısından içeri giren ve çıkan, sanatçıyı bir sonraki çalışmaya yönlendiren kadınlar) minimalist tavırlarla, minimalist etki ve tepkilerle, minimalist boya ve tuval ilişkisiyle, kısaca minimalist devinimle… Sanki Philip Glass “Metamorfoz” metronomlarıyla tuvalden tuvale…

Hareketli minimalizm adeta…

Sanatçının kadının estetikliğine duyduğu arzu ve tekrar eden tutkulu bağlılık her seferinde fazladan estetiği ve metaforik yükü temizleyip sadeleşerek ve olabildiğince şeffaflaşarak sahnedeki yerlerini alıyor, minimalist bir reveransla selamlayıp çıkıyor… Sahne 1950’lerin, 1960′ ların sahneleri sanki…

Resimlerde tekrar eden aynı kadınlar, hepimizi içeriden ve dışarıdan anlatan bir şeffaflıkla duruyorlar ve kadınların içinden izleyici de geçiyor.

Vedat Örs çalışmalarını uzun zamandır izliyorum. Farklı dönemlerde Şamanizm’den elementlere (toprak, su, güneş, hava) uzanan eksende  kurduğu felsefik dünyasında; 90’larda monokrom çalışırken daha sonra üslupsal evresine rengi dahil ederek ilerlerken, son dönem çalışmalarında rengi az seçeneğe taşıyarak duru, saf ve şeffaf olarak sürdürüyor. Yeni çalışmalarında bazen aralardan göz kırpan kırmızı; aşkın, zerafetin, düşün, demlenmiş heyecanın dışavurumu…

Herhangi bir zamana ya da mekâna ait olmayan kadınlar boşlukta duruyormuş hissi uyandırabilir ilk karşılaşmada, resimle daha yakın bağ kurunca, boşlukta duran değil, boşluk yaratan kadınlar olduğu etkisi pekişiyor.

“TERRA” olarak adlandırdığı son sergisinde daha çok son dönem çalışmaları yer almakla birlikte renkli çalışmalarından da örnekler görmek mümkün.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.