Bu yıl ikincisi düzenlenen “Adalar’da Caz”, 27 Haziran’da başlıyor! Marmara Denizi’nin ortasında, İstanbul’un iki yakasına da uzaktan göz kırpan Prens Adaları’nda düzenlenen “Adalar’da Caz” bu yıl 27-30 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. Tüm İstanbulluların davetli olduğu festival dört gün boyunca Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada’nın yanı sıra Kadıköy, Kabataş ve Bostancı’daki Adalar vapur iskelelerinde birbirinden özel caz müzisyenleri ağırlayacak.
“Her yerde, herkes için sanat” mottosuyla yola çıkan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Dairesi Başkanlığı’nın geçtiğimiz yıl ilk kez gerçekleştirdiği “Adalar’da Caz”, bu yıl yeniden İstanbullularla buluşmak için gün sayıyor. İstanbul’u festivaller kenti yapma çabasıyla, şehrin en merkezi noktasından en ücra köşesine kadar her yerinde yaptığı ekonomik, kültürel ve turizm odaklı değerlendirmelerin ardından bölgelere özgü festivaller ve etkinlikler düzenleyen İBB Kültür, Prens Adaları’nda bir kez daha unutulmaz bir festivale imza atmaya hazırlanıyor.
27-30 Haziran 2024 tarihleri arasında gerçekleşecek “Adalar’da Caz”da, Büyükada Taş Mektep ve Atatürk Meydanı, Heybeliada Pazar Yeri, Burgazada Eski İskele Meydanı ve Kınalıada İskele Meydanı’nın yanı sıra Kadıköy, Kabataş ve Bostancı’da bulunan Adalar vapur iskelelerinde birbirinden güçlü isimler sahne alacak. Hem Adalıların hem de ziyaretçilerin yazın keyfini caz müzikle çıkaracağı festivalde ayrıca söyleşiler ve atölye çalışmaları da gerçekleşecek.
İstanbullulara dört gün boyunca cazın tüm renklerini yaşatacak olan “Adalar’da Caz”ın detaylı programı önümüzdeki günlerde açıklanacak.
Kültür-sanatı sadece şehrin merkezine indirgemeyip tüm İstanbul’a yayan ve bunu yaparken de bölgenin dinamiklerini göz önünde bulunduran İBB Kültür’ün düzenlediği “Adalar’da Caz”ın ve İBB’nin ücretsiz olarak gerçekleştirdiği tüm etkinlik programlarına İBB Kültür’ün sosyal medya hesaplarından ve kultursanat.istanbul adresinden ulaşılabilir.
İletişim: Bahar BALKAN
baharb@bkziletisim.com
0 541 281 12 00
Hakkında KolajART
KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır.
Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir.
Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır.
Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.