TAKSİM CUMHURİYET MEYDANI’NA ADINI VEREN TAKSİM MAKSEMİ’NDE, ADINI MEYDANDAN ALAN CUMHURİYET MÜZESİ KAPILARINI AÇTI!

Share Button

Cumhuriyet’in ilk modern meydanlarından Taksim Cumhuriyet Meydanı, Cumhuriyet Müzesi’ne kavuştu! Meydanın simge yapılarından Taksim Maksemi, İBB Miras’ın özenli restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarının ardından İBB Cumhuriyet Müzesi olarak kapılarını açtı. Cumhuriyet Müzesi’nin açılışı, 8 Haziran Cumartesi akşamı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Eyüpsultan Belediye Başkanı Dr. Mithat Bülent Özmen, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Celâl Şengör, Mustafa Alabora, Fatih Altaylı gibi isimlerin de aralarında bulunduğu sanat, siyaset, iş ve medya dünyasından çok sayıda ismin katılımıyla gerçekleşti. Cumhuriyet’in 100. yılına armağan edilen müze; Kurtuluş’tan Kuruluş’a uzanan kapsamlı içeriği, koleksiyonu ve ev sahipliği yapacağı etkinliklerle Cumhuriyet ruhunu meydana taşıyacak.

Taksim Cumhuriyet Meydanı’na adını veren, meydanın simge yapılarından Taksim Maksemi, İBB Cumhuriyet Müzesi olarak kapılarını açtı. Yüzlerce yıldır şehre tanıklık eden Taksim Maksemi, İBB Miras tarafından tamamlanan kapsamlı restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarının ardından yeniden kent hayatına açıldı. Cumhuriyet’in 100. yılını selamlayan müze; millî mücadele yıllarından Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan kapsamlı içeriği, Atatürk’ün kişisel eşyalarını da barındıran koleksiyonu ve ev sahipliği yapacağı etkinliklerle, Cumhuriyet ruhunun meydandaki temsilcilerinden biri olacak.

Türkiye’nin ilk modern meydanlarından olan ve 8 Ağustos 1928 tarihinde açılışı gerçekleştirilen Cumhuriyet Anıtı ile Millî Mücadele’yi ölümsüzleştiren Taksim Cumhuriyet Meydanı, Cumhuriyet Müzesi’yle bu kimliğini pekiştirerek İstanbul’un en önemli buluşma mekânlarından biri olmaya devam edecek.

İBB Miras farkıyla yeni bir kamusal müze

2019’dan 2024’e uzanan dönemde kentin tarihinde ve hafızasında iz bırakmış birçok kültür varlığını yeni kamusal mekânlar olarak şehre kazandırıp örnek teşkil eden projelere imza atan İBB Miras, bu kez İstanbul’un önemli su yapılarından Taksim Maksemi’nde yeni bir kamusal müze projesini hayata geçirdi. I. Mahmud tarafından 1732-33 yılları arasında inşa ettirilen Taksim Maksemi, yüzlerce yıl şehrin su ihtiyacının karşılanmasında etkin rol üstlenen önemli bir Osmanlı mirası yapısı olmasının yanında meydana adını veren yapı olarak da öne çıkıyor. İBB Miras, uzun süreli tanıklığı içinde dayanıklılığını yitirmeye başlayan tarihî yapıyı, güçlendirme uygulamalarıyla koruma altına alırken özgün dokusunu da açığa çıkardı. Son yıllarda İBB Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi olarak İstanbulluları ağırlayan Taksim Maksemi, çalışmalar kapsamında Cumhuriyet Müzesi’ne dönüştürüldü.

Cumhuriyet’in değerlerini ve kazanımlarını yansıtan kapsamlı içeriğiyle Kurtuluş’tan Kuruluş’a uzanan bir Cumhuriyet yolculuğu sunan müze; Osmantan Erkır ile Şişli’deki İBB Atatürk Müzesi’nin, İBB İtfaiye Müzesi Cer Koleksiyonu’nun ve İBB Atatürk Kitaplığı Şehir Müzesi Koleksiyonu’nun değerli katkılarıyla oluşturulan; Atatürk’ün müşir üniforması, çizmesi, triko süveteri, kalpağı gibi kişisel eşyalarını içeren koleksiyonuyla da ziyaretçileri için özel bir deneyim mekânı olmayı amaçlıyor.

Cumhuriyet’in 100. yılını coşkuyla kutlayıp birbirinden önemli etkinlikler ve projelerle taçlandıran İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci asrına armağan ettiği Cumhuriyet Müzesi, Pazartesi hariç her gün 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Giriş ücretleri: İndirimli 15 TL, Tam 50 TL, Turist 100 TL

TAKSİM MAKSEMİ HAKKINDA

Osmanlı dönemi İstanbul’unda şehrin su ihtiyacı Halkalı Suları, Kırkçeşme Tesisleri, Üsküdar Suları, Hamidiye Suyu Tesisleri ve Taksim Suyu Tesisleri gibi isale hatları ile karşılanmıştır. Bu hatlar aracılığı ile kaynağından alınan temiz su, kemerler ve kanallar yardımıyla şehre getirilmiş, çökeltme havuzlarında bir süre dinlendirilip temizlendikten sonra maksemlere dağıtılmıştır. Taksim  Cumhuriyet Meydanı’na adını veren Taksim Maksemi, I. Mahmud tarafından yaptırılan Taksim Suyu Tesisleri ile şehre ulaştırılan suyun dağıtıldığı yapıdır. İstiklal Caddesi üzerindeki giriş kapısında yer alan kitabeye göre yapı, I. Mahmud tarafından H. 1145 / M. 1732-33 yılları arasında inşa ettirilmiştir.

Sekizgen planlı ve iki katlı olarak tasarlanan Taksim Maksemi’nde galeriden gelen suyu üç ayrı kola bölerek dağıtan mermer sandık bulunmaktadır. Suyun bölmeleri üzerindeki pirinç lüleler her kola verilen su miktarını ölçmeye yarar. Üç kol için cephede 20, yanda 4 lüle vardır. Tophane-Fındıklı kolu için18 (648 litre), Beyoğlu-Galata kolu için 18 (648 litre) ve Kasımpaşa kolu içinse 5 lüle (180 litre) su dağıtılmıştır.

Taksim Maksemi’ndeki sandığa gelen su, duvardan çıkıntı yapan bir çörtenden (bir çeşit su oluğu) akmaktadır. Çörtenin girişe göre sağ tarafında Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın yaptırdığı çeşmelere, diğer tarafında ise Sadrazam Yusuf Paşa’nın yaptırdığı çeşmelere tahsis edilen su miktarı hakkında bilgi veren kitabeler bulunmaktadır. Taksim Maksemi’nin arkasında ise Taksim Su Deposu yer almaktadır. Dikdörtgen planlı deponun içerisinde 24 göz bulunmaktadır; depo, 2.730 m3 su depolama kapasitesine sahiptir.

Uzun yıllar İBB Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi olarak hizmet veren Taksim Maksemi, İBB Miras’ın yürüttüğü kapsamlı restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarının ardından 2024 yılında “İBB Cumhuriyet Müzesi” olarak şehre kazandırılmıştır.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.