Burak Kabadayı’nın “Çölde olduğunu söylemenin anlamı yok” Başlıklı Sergisi 12 Ekim’de İMALAT-HANE’de Açılıyor

Share Button
Burak Kabadayı

Burak Kabadayı’nın 12 Ekim–11 Ocak 2025 tarihlerinde İMALAT-HANE’de gerçekleşecek, küratörlüğünü Deniz Kırkalı’nın üstlendiği, “Çölde olduğunu söylemenin anlamı yok” başlıklı kişisel sergisi, yansıma ve serap gibi doğal fenomenlerin yarattığı algı yanılmaları üzerinden görmenin ve bilmenin muğlak sınırlarını sorgulatıyor.

Kabadayı’nın, İMALAT-HANE’nin desteğiyle üretilen 3 yeni video çalışmasını içeren mekâna özgü yerleştirmesi, ışık, desen, video ve sesi kullanarak, dinamik bir ortam olarak çöl ve camın arasındaki maddesel ilişkiselliğe yakından bakıyor. Serginin yarattığı oryantasyon bozukluğu, belirli şekillerde görmeye ve uyumlanmaya alıştığımız maddesel dünyayı sarsıyor ve bilişsel bir yabancılaşma deneyimi tasarlıyor. Böylece, alışkanlık ve ortam (habit ve habitat) arasındaki ilişkinin kırılganlığını vurguluyor. Orada olmayanı göstermeye çalışma hâli üzerinden kurmaca evrenler yaratarak, belirsizlik, kırılma, yansıma, yanılma kavramları üzerine düşünmeye davet ediyor.

Kabadayı’nın kurguladığı parçalı hikâyeler, kısmi perspektifimizi ve parçası olduğumuz ağların içinde bir beden olarak konumlanma hâlimizi görünür kılıyor. Aynı zamanda, bilmenin kısıtlılığı ile yüzleşmeye çağırarak, bedensel deneyimi yoruma dayalı ve kısmen kurgusal bir olgu olarak konumlandırıyor. Bilginin yalnızca bir ortama özgü bir şekilde düşünülebileceğini ve algısal alışkanlıklara bağlı olduğunu vurguluyor.

Sanatçı Hakkında:

Burak Kabadayı (1989) sanatçı, İstanbul’da yaşıyor. Kabadayı video, ses ve çeşitli nesneler ile kurduğu yerleştirmelerle enerji üretme-harcama biçimlerine ve hareketin formlarına odaklanıyor. Doğal ya da doğal olmayan yollarla, bir araya geldiği diğer öğelerle etkileşimde, alışverişte bulunan ve zaman içinde evrilen, dönüşen yapılar üzerinden bir çevre kurmakla ilgileniyor; bir arada var olma/yok olma imkanlarını ve algılama biçimlerini yeniden kurguluyor.

Sanatçı, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olup (2014) yüksek lisansa devam etti. Sanatçının kişisel sergileri “Sabit Değişiklikler Dinamik Aralıklar” (2021, AVTO, İstanbul), 24 Saat (2017, PASAJ, İstanbul), 20’sinden Sonra (2016, Mixer, İstanbul). Katıldığı grup sergilerinden bazıları; “10: Soyutlamalar, İmalar, Mütalaalar” (2023, İMALAT-HANE, Bursa), “Nedensel İlişkilerden Belirtisel Göstergeler Başkalaşımlar” (2022, Sanatorium, İstanbul), “Yabancı Bir Göz” (2022, Nilüfer Sanat, Bursa), “Kök” (2018, Santral İstanbul), “Hiçbir Şey Görememek” (2017, Alt Art Space, İstanbul). Kabadayı 2017 yılında “Baştan Başlamak” (İstanbul Bienali / Liverpool Bienali / Protocinema) değişim programında ve 2023 yılında SAHA Stüdyo’da yer almıştır.

Küratör Hakkında:

Deniz Kırkalı İstanbul ve Londra’da yaşayan bir küratör ve yazar. Garp Sessions isimli yaz programının ve topsoil isimli küratöryel ve araştırma kolektifinin kurucularındandır. Yazıları Cogito, Flash Art, this is tomorrow, AQNB ve Art Unlimited gibi dergi ve mecralarda yayımlanmıştır. Goldsmiths Üniversitesi’nde küratöryel pratikler üzerine doktorasına devam etmektedir. 

İMALAT-HANE Hakkında:

2021 yılında Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde Bora Gürarda tarafından kurulan İMALAT-HANE, sanatsal pratiklerin üretimi ve sunumu için bir platform görevi görür. Sergi, performans ve kamuya açık programları aracılığıyla, farklı nesillerden sanatçıların yeni fikirler geliştirerek, izleyici ile iletişime geçmesine olanak sağlar. İMALAT-HANE, kavramsal çerçeveden tamamlanma aşamasına kadar sanatçılar ve küratörlerle birlikte çalışarak işbirlikleriyle geliştirilmiş üretimlerle sanatsal etki yaratmanın önemine inanmaktadır.

İMALAT-HANE’nin İstanbul İMÇ çarşısında yer alan proje alanı ise, sanat ve kültür üreticilerinin bilgi paylaşımına ve kullanımına açık bir sanat mekanıdır. Sanat alanındaki farklı pratiklerin üretim ve araştırma süreçlerine zemin yaratmak ve yeni işbirliklerine olanak sağlamak amacıyla proje bazlı etkinliklere evsahipliği yapmaktadır.

İMALAT-HANE kurulduğundan bu yana düzenlediği 8 kişisel sergi ve 3 grup sergisi kapsamında 33 sanatçının toplamda 171 eserinin sergilenmesine aracı oldu. Ana sponsorlar ve bireysel üyelerinin destekleri ile yeni üretilen 34 eser için kaynak yarattı.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.