
Giriş
Alejandro Jodorovski, 7 Şubat 1929 yılında (96 yaşında), Yahudi-Rus kökenli göçmen bir ailenin ikinci çocuğu olarak Şili-Tocopilla’da doğmuştur. (Mamati, A. 2018. ‘‘Alejandro Jodorosky’nin Sanat Anlayışı Bağlamında Sonsuz Şiir Filmi Örneği’’, s.25). 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya koyduğu sıra dışı sanatıyla Alejandro Jodorovski, sürrealizmi yalnızca estetik bir yaklaşım değil, aynı zamanda ruhsal ve bilinçaltı dönüşümün bir aracı olarak kullanmıştır. Şilili sanatçı, sinema başta olmak üzere çizgi roman, tiyatro ve yazın alanında ürettiği eserlerle izleyicisini bilinçdışı katmanlarla yüzleşmeye davet eder. (Jodorovski, 2005) Jodorovski’nin sanat anlayışında Freud’un psikanalitik teorileri ile Jung’un kolektif bilinçdışı kavramı iç içe geçerken; düşsel, rahatsız edici ve simgesel imgeler, izleyicide salt entelektüel değil, duygusal ve sezgisel bir yankı yaratmayı amaçlar. Özellikle El Topo (1970) ve The Holy Mountain (1973) gibi filmleri, geleneksel anlatı yapılarını yıkarak, seyirciyi doğrusal olmayan bir bilinç akışı içerisinde kendi içsel yolculuğuna zorlar (Koven, 2010). Güney Amerika etnik şaman kültüründen etkilenen Jodorovski, şifa sanatlarıyla tanışmış ve bunu şiirlerine, performanslarına katmıştır. Çalışmalarında genellikle okültist göndermeler, ezoterik semboller yer almaktadır (örn; tarot kartları vs.). Jodorovski genelde fluksus bir tavırla performanslar sergiler yani anlık olarak ‘‘freestyle’’ diyebileceğimiz şekilde, oyunlarında doğaçlama ritüeller türetir. Tıpkı Dali’nin zift kaplı bastonunu gümüş baston diye pazarlaması gibi dünyasını fütursuzca dışa aktaran, performanslarında oyun kurmayı amaçlayan bir sanatçıdır. Genellikle interaktif performanslar gerçekleştirir. Performanslarında sadece izleyici değil de kimi zaman bireysel, kimi zaman toplu katılımcı olarak yer alır, genellikle katılımcıları hasta olarak niteler. Bu katılımcılar üzerinden iyileştirme sanatları uygular, kendi oluşturduğu deneysel psikoterapik metodunun ismine ‘‘Panik Terapi’’ ismini vermektedir. Performans çalışmalarını sanatsal kılan unsur; çevresinde bulunan en basit objeyle çok uçuk ve yaratıcı işler sergilemesiyle başlıyor.

Bilinçaltının Simgesel Haritası: Jodorovski Sinemasında Sürrealist Yapılar
Jodorovski’nin sürrealizmi, André Breton’un tanımladığı “aklın denetiminden arındırılmış düşünce” anlayışını aşarak, spiritüel ve psikoritüel bir boyut kazanır. (Richardson, 2006) The Holy Mountain (1973), bu anlayışın en yoğun ifadesidir. Filmde Jodorovski, Batı dinleri, kapitalizm, savaş ve kimlik gibi kavramları grotesk imgelerle yeniden şekillendirir. Örneğin, gezegenleri temsil eden sekiz karakterin her biri, farklı toplumsal sınıfları ve iktidar yapılarının çürümüşlüğünü simgeler. (Koven, 2010) Bu karakterlerin dünyaları, bilinçdışı dürtülerin, bastırılmış arzuların ve kültürel ikiyüzlülüklerin alegorik temsilleriyle örülüdür.
Jodorovski bu filmde Jung’un “bireyleşme süreci”ne benzer şekilde, kahramanını (Hırsız) dünyevi yanılsamalardan arındırarak içsel bir arayışa sürükler. Kutsal Dağ’a yapılan yolculuk, bireyin ruhsal yükselişini ve bilinçaltının katmanlarını çözme çabasını simgeler. Filmin sonunda “gerçeklik” kırılır ve kamera görünür hâle gelerek seyirciye doğrudan seslenilir: “Gerçek yok, yalnızca film var”. (Jodorovski, 1973) Bu sahne, bilinçaltının sinema aracılığıyla nasıl inşa edildiğine ve sorgulanabileceğine dair doğrudan bir eleştiridir. Alessandra Santos (2017: 5)’a göre, “kara mizah anlayışı, renkli ve kaçık estetiğiyle film, çağdaş toplumun üzerinde yükseldiği temellerin, Kilise, devlet ya da aile yanı sıra sanat dünyasına, ticaret dünyasına ve toplumsal yapılanmanın başka formlarına saldırıda bulunur”. Filmin kült çevrelerde çok ilgi görmesinin temel sebebi hiçbir şeyi kutsal kabul etmeyen bu tarzıdır. (Mathijs ve Sexton, 2011: 7) (bkz: Kendi Kendisinin Peygamberi Bir Sürrealist: Alejandro Jodorovski Sinemasında Erken-Postmodern Eğilimler s:153 Ş. Aydın, E. Uçar/İlbuğa)
Benzer şekilde, El Topo (1970) da bir tür spiritüel western olarak, şiddet, din ve erkeklik temaları üzerinden bilinçaltı travmaları görselleştirir. Ana karakter, farklı “ustalar”la karşılaşarak kendi benliğini ararken, Jodorovski bilinçaltının bastırılmış imgelerini, semboller ve mitlerle biçimlendirir. (Jodorovski, 1970) Bu süreçte Jodorovski’nin kullandığı her metafor, izleyiciye doğrudan değil, bilinçaltı düzlemde dokunmayı amaçlar.
Sonuç
Alejandro Jodorovski’nin sanat anlayışı, izleyiciyi pasif bir konumdan çıkararak bilinçaltına doğru bir keşfe zorlayan bir deneyime dönüştürür. Onun sürrealizmi yalnızca estetik bir arayış değil, aynı zamanda içsel dönüşümün bir çağrısıdır. (Jodorovski, 2005) Film, tiyatro ve çizgi roman gibi alanlarda yarattığı evrenlerde, simgeler aracılığıyla bastırılmış arzuları, kültürel kodları ve ruhsal çatışmaları görünür kılar. The Holy Mountain ve El Topo gibi yapıtları, modern bireyin anlam arayışına hem eleştirel hem de mistik bir dille yaklaşır. (Koven, 2010)
Jodorovski’nin bilinçaltını merkeze alan anlatımı, izleyicinin kendi içsel sorularıyla yüzleşmesini sağlar. Bu yönüyle onun sanatı, hem politik hem de varoluşsal düzlemde etkili bir uyarı işlevi görür. Bilinçaltını özgürleştirme hedefiyle kurduğu bu sinematik dil, sürrealizmin 20. yüzyıl sonrasındaki en radikal ve özgün yorumlarından biri olarak değerlendirilebilir.

Kaynakça
- Jodorowsky, A. (2005). ‘‘The Spiritual Journey of Alejandro Jodorowsky: The Creator of El Topo’’. Inner Traditions.
- Jodorowsky, A. (1970). ‘‘El Topo’’ [Film]. ABKCO Films.
- Jodorowsky, A. (1973). ‘‘he Holy Mountain’’ [Film]. ABKCO Films.
- Richardson, M. (2006). ‘‘Surrealism and Cinema’’. Berg Publishers.
- Koven, M. J. (2010). “Alejandro Jodorowsky’s ‘‘El Topo’’ and ‘‘The Holy Mountain’’: Reimagining the Surrealist Tradition in Cinema.” ‘‘Journal of Film and Video’’, 62(4), 17–30.
- Mamati, A. (2018). ‘‘Alejandro Jodorowsky’nin Sanat Anlayışı Bağlamında Sonsuz Şiir Filmi Örneği’’. Yüksek Lisans Tezi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Sanat Yönetimi Programı, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Işık Üniversitesi, İstanbul.
- Ural, A. Gülçin/Yüksel, F. (2023). ‘‘Alejandro Jodorowsky Filmlerinin İç Mekânlarında “Ani Etki” ve Kavrama Ulaşma Süreci’’. Mimarlık Fakültesi, Atatürk Üniversitesi Yayınları, İstanbul.
- Aydın, Ş./Uçar İlbuğa, E. (2019). ‘‘Kendi Kendisinin Peygamberi Bir Sürrealist: Alejandro Jodorowsky Sinemasında Erken-Postmodern Eğilimler’’. Akdeniz Üniversitesi, Antalya.
Görsel Kaynaklar:
- https://www.beyazperde.com/sanatcilar/sanatci-11724/fotolar/detay/?cmediafile=18683623
- https://www.tasteofcinema.com/2017/10-reasons-why-the-holy-mountain-is-thebestsurreal-movie-ever/2/
- https://raremeat.blog/la-montana-sagrada-1973/
- https://youtu.be/oUv_2PIOris?si=H7O1P-oVm8zh63Gs
A. Alperen Şahinoğlu: Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Anasanat Yüksek Lisans Öğrencisi


