Türkiye’nin Değişen Kadrajı belgesel oldu.

Share Button

“Türkiye’nin Değişen Kadrajı” Belgeseli, Türkiye’nin dönüşümünü fotoğrafçıların dilinden anlatıyor. Belgesel YouTube’da Kuzguncuk Stories kanalında yayında.

Yapımcılığını ve yönetmenliğini Orbay Soydan’ın üstlendiği “Türkiye’nin Değişen Kadrajı” belgeseli, fotoğrafın “yüzleşmenin en sessiz ama en güçlü yolu” olduğu fikrinden hareketle Türkiye’nin toplumsal, kültürel ve mimari dönüşümünü usta fotoğrafçıların gözünden anlatıyor. Belgesel, YouTube üzerinden izleyiciyle buluşuyor.

Belgeselde, Türkiye’nin görsel hafızasına yön veren isimler arasında İzzet Keribar, Murat Germen ve Koray Birand yer alıyor. Her biri kendi kadrajından, Türkiye’nin değişen yüzünü ve fotoğrafın toplumsal işlevini yorumluyor.

Belgeselde konuşan duayen fotoğrafçı İzzet Keribar, 1950’lerin İstanbul’una duyduğu özlemi “Büyük bir nostalji hissediyorum” sözleriyle dile getiriyor. Günümüz mimarisinde estetik arayışının giderek zorlaştığını vurgulayan Keribar, kentin hafızasında kaybolan değerleri hatırlatıyor.

Mimar ve fotoğrafçı Murat Germen, kentsel dönüşümün yalnızca fiziksel değil, toplumsal bir portre sunduğunu belirtiyor: “Şehirleri nasıl inşa ettiğiniz, sizin ne gibi bir toplum olduğunuz konusunda çok iyi ipuçları verebiliyor” diyor. Ayrıca Germen, Tophane Ambarlarının Galataport’a dönüşümünü örnek göstererek İstanbul’un giderek artan karmaşasına dikkat çekiyor.

Ünlü moda fotoğrafçısı Koray Birand ise kadrajın sadece mimariyle değil, toplumsal değerlerle de daraldığına dikkat çekiyor. Eskiden dergilerde rahatça yayımlanabilen karelerin bugün “toplumsal bir otosansür politikası” nedeniyle basılamaz hale geldiğini belirten Birand, reklam ve sanat fotoğrafçılığının artık ticari kaygılarla şekillendiğini ekliyor: “Kim daha çok bu ürünü sattırır konseptine geçiş olduğu için fotoğraf çekmek eskisi kadar, sanıldığı kadar artistik bir durum değil” diyor.

Belgesel yalnızca geçmişe bir bakış sunmakla kalmıyor; aynı zamanda günümüz görsel kültürünü de sorguluyor. Sosyal medyanın yükselişiyle birlikte dikey formatlara sıkışan kompozisyonlar, sanat galerilerinin “eğlence alanına” dönüşmesi ve “iyi fotoğraf”ın anlamının değişmesi, belgeselin kritik tartışma başlıkları arasında yer alıyor.

Belgeseli izlemek için: https://youtu.be/RaDHet6GjyI?si=XNAXLnprCW3nvoX6

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.