
Tolga Boztoprak
1970 Yılında Kars Sarıkamış’ ta doğan sanatçı 1999 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden mezun oldu. Halen Avcılar Mehmet Baydar Lisesinde Resim Öğretmenliği yapmaktadır. Çalışmalarına kendi atölyesi olan Toprak Resim Atölyesinde devam etmektedir. BPSD kurucu üyelerinden olup, yönetim kurulundadır.
Tolga Boztoprak’ın Resimleri Üzerinden Kente ve İnsana Bakış
Tolga Boztoprak, hayat içinde akıp giden zamansal süreçlerde, insan gerçekliğinin ve insana dair yaşam modellerinin izini süren bir ressam olarak karşımıza çıkıyor. Figür merkezli biçimlenen resimleri, insan üzerinden yapılacak farklı okumalara açık çalışmalar olarak değerlendirilmelidir.
Tolga, şehir hayatının hareketli yapısı içerisinden yakaladığı görüntüleri, hayatın kendisinin sahne olarak şekillendiği, insanın ise bu oyunun baş aktörü olarak ön plana çıktığı ve insan gerçeği boyutundan bakıldığında, günümüz dünyasında toplumun büyük bir kısmının, hayatın çok hızlı akışı ve değişen değer yargıları çerçevesinde “yalnız kendi gerçekliklerinin farkında olmaları” sebebiyle göremediği, düşünemediği ve bu yüzden de, fazla dikkate almadığı karakterlerin vurgulandığı tiyatral görüntülere dönüştürüyor. Bu bakış açısı, Tolga’nın resimlerinin biçimlenmesindeki en önemli özelliklerden biri. Çünkü hayat içinden, farklı yaşam modellerinden almış olduğu izlenimi, şehir içindeki insan psikolojisinin bıraktığı etkinin bilincinde olarak yaptığı gözlemlerle de bütünleştirerek resimlerinde kendi sahnelerini yaratıyor.
Ele aldığı karakterleri, her ne kadar ilk bakışta bir fotoğraf makinesinin kadrajı içinde yer alan, akıp giden yaşam içindeki sıradan insanlar gibi algılansa da, aslında her birinin farklı hikâyelerinin olduğunu ve günlük hayat içinde her an karşımıza çıkabilecek insanlar olduğunu kavradığımızda bir gerçekle daha yüzleşiyoruz. Gün içinde karşılaştığımız bu karakterlerinde bir hayatı var. Şartlar ne olursa olsun yaşama tutunmak zorunda olan ve psikolojilerini ifadesel olarak da hissettiğimiz karakterler bunlar.
Resimlerin hemen hemen tamamında kent görüntüsü, arka planda akıp giden bu zamansal süreçlere gönderme yaparcasına soyutlamacı bir anlayışla biçimlenmektedir. Resmin bu biçimlenişi, genel kompozisyon içerisinde grup içindeki bazı figürleri gittikçe derinlere doğru flulaştırmakta ve ön planda, tiyatral etkinin ifadesel olarak verileceği aynı zamanda da, izleyicinin o karakter üzerinden okumalar yapabileceği kilit figürlerin yapısını ön plana çıkarmaktadır. Serkan Azeri
