20.YÜZYILDA ÇIPLAKLIK TASVİRİ
20.yy birbiri ardına hızlı değişimlerin olduğu bir yüzyıldır. (l. ve ll. Dünya savaşları, büyük imparatorluklarların parçalanması, faşizm ve komünizm gibi dünyayı etkileyen ideoloji ve sistemlerin ortaya çıkması gibi)
Freud tarafından ortaya atılan psikanaliz kuramı cinselliği ilk defa insan davranışının merkezine oturtur.
20.yy’ın çıplaklığa bakış açısını değiştiren bir diğer etmen de feminist hareketlerinin yaygınlaşması olur.
Özetle bu dönemle birlikte çağın değişen sosyal yapısına, burjuvanın ahlaki değer ve anlayışına karşı çıkan sanatçı, çıplak bedeni aynı zamanda sisteme karşı bir tepki olarak kullanır. Gece hayatı, fahişeler, erotizmi pornografiye yaklaştıran görüntüler, fetiş nesneleri gibi cinsellik içeren konular batı resim sanatı’nda sıkça tercih edilen bir olgu haline gelir.
Gustav Klimt çıplaklık ve erotizm temasına sıkça yer vermiştir.
Resimlerinde sıkça görülen mitolojik kahramanlar, yaşadığı dönemin tipik gerçek kadın figürleridir.
Çıplak bedenleri dekoratif desenlerin arasında gizler.
Çıplak kadın modelleri kendilerini sergiler ve bilinçlli çizilmişlerdir.


Egon Schiele’nin çıplak figürleri ise abartılı sayılabilecek kadar zayıf, kemikli, hastalıklı, çoğu zaman da yoksul ve kederlidir.
Resimleri pornografiktir ancak pornografide alışılmış ideal bedenler Schiele’nin resimlerinde yoktur. Aksine bu idealin karşısında, deforme olmuş bedenler görülür.
Kendi otoportreleri ile alışılmış otoportre geleneğinin tüm kurallarını da yıkar, kendi bedenini narsist bir gözlemle aktarır.

Egon Schiele, Oto portre, 1910 (2) 
Egon Schiele, Savaşçı 1910
Amadeo Modigliani’nin resmettiği çıplak bedenlerde ise hiçbir kışkırtıcılık görülmez, aksine çıplakları bitkin, yalnız ve dalgın bakışlıdır.
Çıplağı bir özgürlük alanı olarak seçer.


Pierre Bonnard’ın resimlerinde mekanın içine yerleştirilmiş çıplaklar bulunmaktadır. Degas’nın da sıkça işlediği bir konu olan yıkanan kadın, Bonnard resimlerinde de görülür. Yıkanma üzerine 190 adet resim üretir.
Yıkanan kadınların yüzü izleyiciye dönük değildir, izlendiklerinden habersiz, eylemleriyle meşguldürler.
Modelin kimliğini gizlemek için başlarını öne ya da yana eğik betimler. Bu da çıplak modelliğin toplumda henüz tasvip edilmediğinin göstergesidir.


Salvador Dali’nin resimlerinde ise çıplaklık bedenin tüm zamanlar arası sınırsızlığında var olur.
Rüya ile gerçeklik arasında çıplaklığı betimler.

Salvador Dali, 1928, Kadın Nü 
Salvador Dali, 1928, Kadın Nü.
Paul Delvaux ise resimlerinde yaşam ve ölüm arasındaki ince sınırı çıplaklık ile temsil etmiştir.
Resimleri erotik imgeler içermesine karşılık genelde çıplaklığa karşı saldırı niteliğindedir.


- 1950’li yıllarda modern günlük hayatın nesneleri sanat eserlerine dönüşmeye başlar.
Pop Art’çılar popüler kültürün imajlarından, basınından, reklam dünyasından, magazin dergilerinden, sinemadan ve ürün ambalajlarından yararlanırlar.
Tom Wesselmann reklam imgeleriyle çıplak kadın bedenini bir arada kullanır, kadını da bir tüketim nesnesi olarak temsilleştirir ve tüm Amerikan erkek fantezileriyle dalga geçer.

Tom Wesselman, Büyük Amerikan Çıplağı, 1963 
Tom Wesselman, Nü, 1965
20.yy’da erkek çıplak’ta modern sanatçıların konusu haline gelmiştir.
Oysa modern dönem öncesi batı resim sanatında erkek çıplak çok az işlenir.
Cinsel kimliklerin görünür hale gelmesi ile erkek figürü cinsel kimlikler üzerinden rahatça betimlenir.

Balthus, özellikle çocuk yaşta çıplak genç kız figürlerini konu aldığı resimler yapmıştır.
Çıplak poz veren küçük kız resimleri sıra dışı konular içerisinde yer alır.

Balthus, Gümüş Örtülü Çıplak, 1982 
Balthus, Mandolinli Kız, 1982
Pop-Art’ın kadını ele alış biçimini eleştiren feminist sanatçılar, odağına kimlik sorununu ele alırlar.
Resim geleneğinin dışındaki malzemelerle bir anlatım biçimi oluştururlar.

Barbara Kruger, Battleground, 1989
Erkek dikizciliğine karşı cevap olarak yapılan başka bir feminist çalışmada “ Kadınların Met Müzesi’ne girmesi için çıplak mı olması gerekir ? diye soruluyor, bir de manidar bir istatistik veriliyor; Modern Sanatlar bölümündeki sanatçıların arasında kadınların oranı %5’ten azken, nü tabloların %85’i kadınların..

Hannah Wilke dikizlenme serisi ile: erkek bakışına duyduğu tepkiyi tenine sakız yapıştırarak gösterir.
Vajinayı temsil eden sakızlar erkek bakışlarının kadınları nesnelleştirmesine vurgu yapar.

Lucien Freud’un resimlerinde çıplaklığın erotizmden uzak bir et hissi verdiğini görürüz.
Genellikle kımıldamadan duran çıplak modeller yatak üzerinde veya yerde uzanmış olarak bulunur. Ayrıca hayvanları kullanır.
Ressam ve Model” adlı resminde ise alışılagelmiş bir konuya (ressamın kadın, modelin erkek oluşu ) karşı bir duruş sergiler.


SONUÇ
20.yy sanatı için akılda kalan en belirgin özellik gövde ve bedenin teşhirinde, klasik döneme karşıt bir duruşun olmasıdır. Bedeni özne kavramıyla bütünleştiren bu anlayış, modern sanatta, tanrı ve akıl arasındaki bağdan kopuşun da bir göstergesidir. Batı sanatının belirleyici unsurlarının başında gelen Hıristiyanlık – günah – acı kavramı, beden ve çıplaklık, modern sanatta çağın getirdiği teknolojik imkanlarla boyut değiştirir.
Geleneksel sanat anlayışının alt üst olmasıyla modern ve sonrası dönemde vücut sanatı ve performans sanatı ile beden, sanatın salt malzemesi olur.
Çıplaklık, sanatın silahı olurken, sanatçı ve toplum arasında bitmeyen bir gerilim ağı oluşturur, sanatçıya bedenin sınırsız kullanımına olanak sağlar.
KAYNAKÇA
Batur, Enis, “İlk Çıplak: Adem ile Havva”, P.Kültür Sanat Antika Dergisi, Sayı.18, 2000, İstanbul
Batur, Enis, Modernizm Serüveni, 2005, İstanbul, YKY
Baudrillard, Jean, Simgesel Değiş Tokuş ve Ölüm, çev.Oğuz Adanır, 2002, İstanbul, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları
Berger, John, Görme Biçimleri, çev.Yurdanur Salman, 2005, İstanbul, Metis Yayınları
Duerr, Hans Peter, Çıplaklık ve Utanç, 1999, İstanbul, Post Yayınevi
Ergüven, Mehmet, Pusudaki Ten, 2008, İstanbul, Agora Kitaplığı
Gomrich, E.H, Sanatın Öyküsü, çev.Bedrettin Cömert, 1992, İstanbul, Remzi Kitapevi
Işık, Emre, Beden ve Toplum Kuramı, 1998, İstanbul, Bağlam Yayınları
Irigaray Luce, Sen Ben Biz, çev.Sabri Büyükdüvenci-Nilgün Tutal, 2006, Ankara, İmge Kitapevi
Leppert, Richard, Sanatta Anlamın Görüntüsü, çev.İsmail Türkmen, 2002, İstanbul, Ayrıntı Yayınları
Larry Shiner, Sanatın İcadı, çev.İsmail Türkmen, 2004, İstanbul, Ayrıntı Yayınları
Sennet, Richard, Ten ve Taş, çev.Tuncay Birkan,2002, İstanbul, Metis Yayıncılık
