Galerie Lelong & Co. is pleased to announce Ubiquity, a solo exhibition by Leonardo Drew. For over three decades, Leonardo Drew has become known for creating contemplative abstract sculptural works that play upon a tension between order and chaos. At once monumental and intimate in scale, his work recalls post-Minimalist sculpture that alludes to North America’s industrial past. Drew transforms accumulations of raw materials such as wood, glass, plaster, and cotton to articulate various overlapping themes: the cyclical nature of life and decay and the erosion and regeneration of nature from time. His surfaces surge with intrinsic energy, with a tension between the formal structure of the grid and the unruly energy of nature that is both creation and destruction.
Ubiquity,Drew’s second exhibition at Galerie Lelong, Paris, will highlight a new site-responsive explosion installation and a series of “core” works that include glass and painted plaster. Each new material offers Drew a new canvas of possibility of reinvention and extension and at the same time, the re-purposing of materials gives them new energy and meaning. Drew adapted the site responsive explosion to reflect Lelong’s historic 18th century environment. “The adaptability of the work is the life of the work,” says Drew, and the relationship and reinvention of the sculpture to site is a challenge he accepts.
Drew’s most recent solo exhibitions have been at Yorkshire Sculpture Park (2023) and the Amon Carter Museum (2023-2024). His works have been shown internationally and are included in numerous public collections including: the Baltimore Museum of Art; Metropolitan Museum of Art, New York; The Museum of Modern Art, New York; Crystal Bridges Museum, Bentonville; Solomon R. Guggenheim Museum, New York; The Museum of Contemporary Art, Los Angeles; The Hirshhorn Museum and Sculpture Garden, Washington, D.C.; and Tate, London.
Drew was born in 1961 in Tallahassee, Florida, and he grew up in Bridgeport, Connecticut. He currently lives and works in Brooklyn, New York and San Antonio, Texas.
Hakkında KolajART
KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır.
Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir.
Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır.
Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.