Sanatçı Şevket Sönmez “ISTANBULGRADE” adlı yeni sergisinde İstanbul Boğazı’nda yalın ayak yürüyerek boy vermeyi deniyor. Akıntı ne kadar şiddetli? Sular ne kadar derin? Sergi 11 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında MERKUR’de görülebilecek.
Şevket Sönmez açılışını 11 Mart’ta MERKUR’de gerçekleştireceği kişisel sergisinde insana aynı anda her şeyden yakın ve uzak durabilen İstanbul imgesini rüyalardan kendisine; kendisinden rüyalara doğru yönelerek oluşturmaya çalışıyor. Bu sergideki resimler sahip olma arzusu, hayal, rüya, dokunuş, rüzgâr ve derin akıntıların getirdiği delilikle ilgili. Sanatçı daha önce geliştirdiği büyük boyutlu suluboya çalışma tekniğini bu sergiyle beraber uç noktalara taşıyor. Farklı malzemelerin kullanımından oluşan özgün bir teknik, zengin bir görsel dünyayla buluşuyor. Boğaz manzarası ile bir sokak köpeği veya yakın bir arkadaşın tümü aslında sanatçı için İstanbul’u anlatan birer imge. Şevket Sönmez’in eserleri, İstanbul denilince akla ilk gelen ‘peyzaj’ konseptinden uzak resimler. Bugün artık İstanbul pek çok kişiye göre içinde yaşamı sürdürdüğümüz bir kentin ötesinde çoğu zaman özlem, sevgi ve nefretle anılan bir ‘durum’u ifade eder. Sanatçı da “ISTANBULGRADE” sergisinde yer alan eserlerini bu gibi çeşitli durumlardan yola çıkarak oluşturuyor. İstanbul Boğazı’nın akıntısı ve gerilimi Şevket Sönmez’in suluboya ve mürekkep gibi akışkan materyallere olan merakıyla buluşarak yeni bir anlam kazanıyor. Çocuksu gerçekçiliğin önemine inanan sanatçı, yöntem olarak dolaysız bir anlatım biçimi geliştirmeye çalışırken; süperpoze imgeler, farklı perspektiflere bağlı figür ve objeleri eklektik kompozisyonlarda buluşturuyor. Şevket Sönmez’in kişisel sergisi 11 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında MERKUR’de görülebilir.Author: KolajART
Sesle Avlanan, Akbank Sanat, (11 Mart – 16 Mayıs 2015)
Uluslararası Küratör Yarışması – 2014
Küratör: Niekolaas Johannes Lekkerkerk
Sanatçılar: A Kassen, Juliette Bonneviot, Nina Canell, Nicolas Deshayes, Kevin Gallagher Paul Geelen, Camille Henrot, Carlos Irijalba, Rachel de Joode, Fran Meana, Alexandra Navratil, Katja Novitskova, Angela de Weijer, Müge Yilmaz
11 Mart – 16 Mayıs 2015
Sesle Avlanan, önem barındıran madde haline gelme (maddeleşme) süreçlerinin ve maddesel varlıkların içerdiği sessel rezonansın incelenmesine
Serkan Azeri: Nitelikli Resmin Peşinde Kararlı Bir Yürüyüş (Soner Çakmak)
Bir sanatçıyı duruş olarak kendi kuşağının temsilcileri arasında farklı bir noktaya konumlandıran en önemli özelliklerin başında, üretiminde beslendiği kaynakları kendine özgü bakış açısının ekseninde, bir üsluba dönüştürmesi ve bunun sonucunda ulaştığı çizgide ısrarcı olması gelmektedir.
Soner Çakmak, çıkmış olduğu sanat yolculuğunda en başından beri bu çizgi konusunda kararlı görünüyor. Daha ilk çalışmalarından itibaren benimsediği kendine
Dada Mutfak Bıçağıyla Kes, Kuad Gallery, (18 Mart – 02 Mayıs 2015)
“DADA MUTFAK BIÇAĞIYLA KES…”
DADA’nın 100.Yılı için Bir Sergi
18 Mart – 2 Mayıs 2015
Esra Carus; Ahmet Vehbi Doğramacı; Fırat Engin; Özge Enginöz; Erol Eskici; Eda Gecikmez; Murat Gök ; Şakir Gökçebağ Hakan Gürsoytrak; Naci Güneş Güven; Yahya M.Madra; Meltem Sırtıkara;
Esin Turan ve Eric Andersen ile Canan Beykal katılımlarıyla
Sergi, günümüz sanatının söylem, biçim ve estetik açıdan altyapısını oluşturan Dada akımının ünlü kadın
Gönül Telimizi Titretenler, Rüstem Ersöz, Düş Yolcusu Sanat Durağı (14 – 27 Mart 2015)
GÖNÜL TELİMİZİ TİTRETENLER
Toplumsal belleğini, aşklarını, umutlarını, hasretlerini, kederlerini, ağıtlarını, başkaldırılarını bu kadar yoğunlukla türkülerine yüklemiş başka bir halk daha var mıdır bilmem. Ozanlarımız almışlar ellerine sazlarını, bizim yaşayıp da duyuramadığımız neyimiz varsa, imbikten geçirip onları, kuşaktan kuşağa aktararak bütün topluma armağan etmişler. Biz de ozanlarımızın söylediği türkülerde kendimizi bulmuşuz. Mutlu
Brüt Katmanlar, Semih Zeki, Bozlu Art Project, (25 Mart – 18 Nisan 2015)
Semih Zeki mimari yapıların ideolojik, tinsel ve görsel etkilerini irdeliyor… Mimari yapıların ideolojik, tinsel ve görsel etkilerini inceleyerek yapı çözümü deneyen ve gündelik yaşamın sığlığına eleştirel bir göndermede bulunan Semih Zeki’nin “Brüt Katmanlar” isimli kişisel sergisi 25 Mart – 18 Nisan 2015 tarihleri arasında Bozlu Art Project Nişantaşı’nda.
Yapıtlarında adeta insan anatomisini inceliyormuşçasına mimari yapıları irdeleyen, parçalayıp birleştiren ve böylece sürekli üreyen ve gelişen bir dil oluşturan Semih Zeki’nin mimari formlardan hareketle kurguladığı yapı, sergide yer alan resimlerinin de çıkış noktasını belirliyor.
“Her katmanın bir önceki katmanın üzerine gelerek onu değiştirmesi ya da üstünü kapatarak etkisini azaltması, kitle iletişim araçları ile günlük hayatımıza sokulan imgelere





