KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Şöhret Doğruyol: Zen Bahçesinden Kamusal Bir Sanat Alanına

Share Button
Share Button

A. Mümtaz İdil: Solcu Olmak Sigarayı Bırakmaktan Daha Zor Elbette

Share Button

Siyasî olarak baskı altına alınmış, kısmî özgür toplumlarda sanat da zorunlu olarak baskı altına girer. Uzun süredir baskı altında bulunan toplumlarda ise sanat mutlaka bir başkaldırı olarak kendini gösterir; ama bizim ülkemizde bu söz konusu değildir, zira zaten bir özgürlük ortamından göreceli biçimde en baskıcı döneme ulaşılmıştır. Bunun doğal sonucudur belki, baskıyı henüz üzerinde hisseden daha az okumuş kesim, başına gelen tüm belaları da sanat

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Forget Me Not, Susan Sironi, Offramp Gallery (16 Mart-20 Nisan 2014)

Share Button

Offramp Gallery is pleased to present Forget Me Not, a solo exhibition of new work by artist Susan Sironi from March 16 – April 20, 2014. Forget Me Not is Sironi’s third solo exhibition at Offramp Gallery. There will be an opening reception for the artist on Sunday, March 16 from 2-5pm.

For more info: http://www.offrampgallery.com/Sironi_Forget_Me_Not/home_sironi_forget_me_not.html

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Arka Yüzden Desenler, Kemal Seyhan, Mekan 68 (13 Şubat- 23 Mart 2014)

Share Button

mekân68”, sanatçı, araştırmacı ve sanatseverlerin desteğiyle kurulmuş, kültürlerarası sanat aktivitelerini destekleyen bir proje, iletişim ve araştırma merkezidir.

İçmekân tasarımı Avusturyalı mimar Walter Stelzhammer tarafından yapılmış olan mekân68”in sergi salonu Neustiftgasse 68 numarada yer almaktadır.

 Proje Bazlı Sergi ve Etkinlikler

mekân68”, yalnızca bir galeri ya da sergi merkezi değildir. Kültürlerarası etkilişimi sanat üzerinden

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Özgen Yıldırım: Bugün Aslında Dündü, Serkan Özkaya Sergisi

Share Button

Özgen Yıldırım
Sosyolog&Sanat Yazarı
ozgenyil@gmail.com

İnsan hayatının izleri geçmişten günümüze nasıl kazınıyorsa bir sanat yapıtının izleri de aynı şekilde kazınır…

İnsana dair olan, onun yapıp ettikleri, ürettikleri ile anlamlanır, tarihsel kontekste yerini alır ancak üretilenin yaratım boyutunda müdahil olan estetik, onun yer edinmesinin yanında değer ile olan ilişkisini de ortaya çıkarır. Ve bir sanat yapıtı söz konusu olduğunda tarihsel kontekste

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Süleyman Biçer: Anadolu Korku Öyküleri

Share Button

Uzun zamandır beklediğim ve yayımlanmasını yakından takip ettiğim Anadolu Korku Öyküleri’nin ikinci kitabı geçtiğimiz aylarda raflardaki yerini aldı. Giovanni Scognamillo kitap için şöyle diyor:

“Büyük kent korkuları başka, kırsal alan korkuları başkadır. Kırsal alana özgü korku; doğayla, doğanın gücüyle, batıl inançlarla iç içedir ve çarpıcılığını da inandırıcılığını da onlardan alır.

Anadolu Korku Öyküleri /2’deki anlatılanların tümü,

DEVAMINI OKUYUN
Share Button