1938-1950 dönemi Türk kültür politikaları arasında Türk hümanizmasının yaratılması ve bununla bağlantılı Mavi Anadoluculuk hareketini, Köy Enstitülerinin kurulmasını ve çeviri çalışmalarını sayabiliriz. Bu periyodun “hümanist kültür” dönemi olarak adlandırıldığını belirten Orhan Koçak, Kemalist siyasal sistemle bu dönemdeki kültürel politikalar arasında hem bir tamamlayıcılık hem de bir temsil ilişkisi bulunduğunu vurgular (370). 1938 yılında
Kategori: EDEBiYAT/SİNEMA
Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: Latin Amerika Film Festivali’nin (Hanoi) Ardından
Vietnam’ın başkenti Hanoi’da Latin Amerika Film Festivali, 6-11 Ekim 2014 tarihleri arasında gerçekleştirildi. 11 Latin Amerika ülkesinin (Arjantin, Venezuela, Brezilya, Peru, Meksika, Panama, Şili, Kolombiya, Uruguay, Küba ve Haiti) büyükelçilik temsilcilerinin ve vatandaşlarının desteğiyle gerçekleştirilen festivalde, Meksika ve Arjantin’den ikişer ve geriye kalan ülkelerden birer olmak üzere toplam 13 film gösterildi. Hemen hemen her gün tıka basa dolu olan 87 kişilik
Şafak Güneş Gökduman: Muazzez İlmiye Çığ ile Hitit ve Sümer Ülkelerine Bir Yolculuk
Sümerlere ve Hititlere ilişkin eserleri ile tanıdığımız M. İlmiye Çığ, 1914 Bursa doğumlu. 1931’de ilkokul öğretmenliğine başlayan Çığ, Eskişehir’de beş yıla yakın bir süre öğretmenlik yaptı. 1936’da Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne girerek burada Sümeroloji, Hititoloji, Arkeoloji eğitimi alan M. İlmiye çığ 1940’ta mezun oldu. İstanbul Arkeoloji Müzelerine Çiviyazısı Uzmanı olarak atandı. Müzedeki Sümer, Akad, Hitit
Umut Yalım: Ana Dilde Aşk: Guillaume Apollinaire
Evrensel ve ulusal bir sorun ana dil. Her etnik dile ana dil hakkı verilmeli mi yoksa ulusal diller o ulusun ana dili olarak mı kabul edilmeli? Dil meselesine olan ilgim Londra yıllarımda başlar çünkü ilk kez o zaman Türkçe’den başka bir dili konuşmak zorunda kalmıştım. Aziz Benoit’da Fransızca öğrenmiştim ancak o Fransızca sadece okul sınırları içinde geçerliydi. Okul kapısından çıktığım an İstanbul’un en civcivli Türkçe’siyle muhatap oluyordum ancak
Şener Azizoğlu: Michael Haneke “CACHE”
Michael Haneke sinemasını en iyi şekilde özetleyen şey aslında bir klişe hâlini almış durumda: rahatsız edici. Yirmi yılı aşkın TV filmleri performansının ardından çektiği “Duygusal Buzlaşma” üçlemesinin ilk filmi “Seventh Continent” (1989)le, artık sinema izleyicisini de rahatsız etmeye öykünüyor. Ağır kurgusu, yoğun metaforik anlatısı, akıllara ziyan uzun planlarıyla (71 Fragments of a Chronology of Chance’taki masa tenisi antrenmanı) ortalama
Hakan Erol: “İlk”ler: Bir Dinazorun Anıları
İnsanın hayatında “ilk”ler her zaman önemlidir…
İlk aşk…
İlk üniversite…
İlk kez çalışma ve kendi paranı kazanma…
İlk evlilik…
Liste böyle uzayıp gidiyor.
“İnsanlık Tarihi” açısından da ilk’ler her zaman önem arz etmiştir.
İlk yazının icadı,
İlk ateşli silahların bulunması,
Amerika kıtasının keşfi,
Atom bombasının kullanılması…
Bu liste de böyle uzayıp gider…
Listelerin kısaca özeti ise bizler için her şeyin “ilk” inin anlamlı ve önemli
Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: Latin Amerika Film Festivali’nin (Hanoi) Ardından
Vietnam’ın başkenti Hanoi’da Latin Amerika Film Festivali, 6-11 Ekim 2014 tarihleri arasında gerçekleştirildi. 11 Latin Amerika ülkesinin (Arjantin, Venezuela, Brezilya, Peru, Meksika, Panama, Şili, Kolombiya, Uruguay, Küba ve Haiti) büyükelçilik temsilcilerinin ve vatandaşlarının desteğiyle gerçekleştirilen festivalde, Meksika ve Arjantin’den ikişer ve geriye kalan ülkelerden birer olmak üzere toplam 13 film gösterildi. Hemen hemen her gün tıka basa dolu olan 87 kişilik
Şafak Güneş Gökduman: Muazzez İlmiye Çığ ile Hitit ve Sümer Ülkelerine Bir Yolculuk
Sümerlere ve Hititlere ilişkin eserleri ile tanıdığımız M. İlmiye Çığ, 1914 Bursa doğumlu. 1931’de ilkokul öğretmenliğine başlayan Çığ, Eskişehir’de beş yıla yakın bir süre öğretmenlik yaptı. 1936’da Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne girerek burada Sümeroloji, Hititoloji, Arkeoloji eğitimi alan M. İlmiye çığ 1940’ta mezun oldu. İstanbul Arkeoloji Müzelerine Çiviyazısı Uzmanı olarak atandı. Müzedeki Sümer, Akad, Hitit
Umut Yalım: Ana Dilde Aşk: Guillaume Apollinaire
Evrensel ve ulusal bir sorun ana dil. Her etnik dile ana dil hakkı verilmeli mi yoksa ulusal diller o ulusun ana dili olarak mı kabul edilmeli? Dil meselesine olan ilgim Londra yıllarımda başlar çünkü ilk kez o zaman Türkçe’den başka bir dili konuşmak zorunda kalmıştım. Aziz Benoit’da Fransızca öğrenmiştim ancak o Fransızca sadece okul sınırları içinde geçerliydi. Okul kapısından çıktığım an İstanbul’un en civcivli Türkçe’siyle muhatap oluyordum ancak
Şener Azizoğlu: Michael Haneke “CACHE”
Michael Haneke sinemasını en iyi şekilde özetleyen şey aslında bir klişe hâlini almış durumda: rahatsız edici. Yirmi yılı aşkın TV filmleri performansının ardından çektiği “Duygusal Buzlaşma” üçlemesinin ilk filmi “Seventh Continent” (1989)le, artık sinema izleyicisini de rahatsız etmeye öykünüyor. Ağır kurgusu, yoğun metaforik anlatısı, akıllara ziyan uzun planlarıyla (71 Fragments of a Chronology of Chance’taki masa tenisi antrenmanı) ortalama
Hakan Erol: “İlk”ler: Bir Dinazorun Anıları
İnsanın hayatında “ilk”ler her zaman önemlidir…
İlk aşk…
İlk üniversite…
İlk kez çalışma ve kendi paranı kazanma…
İlk evlilik…
Liste böyle uzayıp gidiyor.
“İnsanlık Tarihi” açısından da ilk’ler her zaman önem arz etmiştir.
İlk yazının icadı,
İlk ateşli silahların bulunması,
Amerika kıtasının keşfi,
Atom bombasının kullanılması…
Bu liste de böyle uzayıp gider…
Listelerin kısaca özeti ise bizler için her şeyin “ilk” inin anlamlı ve önemli






