“Kitlelere büyülenmeyi işleyen medya mı, yoksa medyayı büyük gösteriye yönlendiren kitleler mi?” (1) diye sorar Baudrillard. “Ace in The Hole”(1951) filmiyle Billy Wilder da bu soruya cevap arıyor. “Sunset (Bulvarı) Blvd.”(1950) ile Hollywood sinema sektörünü yerden yere vuran yönetmen bu kez medya ve gazetecilik kavramını koyuyor hedef tahtasına. Filmin“Ace in The Hole” ismiyle gösterime girmesi beklenirken yapımcı firma tarafından
Kategori: EDEBiYAT/SİNEMA
Batuhan Yıldız: Kimin Kimliği Ki?
Kimlik (L’Identité), Milan Kundera tarafından 1996 yılında Fransa’da yazılan, 1998 yılında yayımlanan bir romandır.
Roman gerçekliği değil varoluşu inceler. Varoluş, olup bitenler değildir. İnsan olanaklarının alanıdır. İnsanın olabileceği her şey, yapabileceği her şeydir.
-Milan Kundera
Öylesine kusursuz bir akışa sahip ki, özet yazmaktansa olayları derinden gözleyerek kitabı incelemek daha doğru olur, ama öncelikle karakterlerden ve olayların gidişatı
Umut Yalım: Şiir Şairini Yazar -Özge Dirik Anısına-
Eski ağır abileri överken Oktay Rifat (Bu yıl 100. Doğumyılı) “Kötü şairle, daha kötü şairler vardır” der ve ekler “Hep kötü bir şâir olmaya çalıştım”. Bu alçak gönüllülük, Oktay Rifat’ın büyük şair olduğunun en açık kanıtı olsa da bu söze katılamayacağım; çünkü en başından “şair”in var olduğuna inanmıyorum. Bu, yıllar içinde gelişen bir kanı.
Sanırım, Haziran 2003’tü. Rıfat Ilgaz Şiir Yarışması’nda Özendirme Ödülü
Reyhan Tutumlu: Mitsel ve Muhalif Bir Anlatı: Ozmoz Kronos
Edebiyat, düşlerimizi, umutlarımızı, nasıl bir dünya istediğimizi; hatta kâbuslarımızı yeniden ürettiğimiz, diğer insanlarla paylaştığımız, yaşamla iç içe ve bir o kadar da uzak bir diyardır. Özellikle ütopya ve bilimkurgu edebiyatında bilimle, yaşamın düşlerle buluşmasına tanık oluruz. Adam Şenel’in 1993’te Ayrıntı Yayınları’nca yayımlanan Ozmos Kronos adlı kitabı da geçmişle geleceğin, bilimle düşlerin, gerçekle kurgunun bütünleştiği
Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: Ölü Çiçekler Müzesi’nde Gezinti
‘Ölü Çiçekler Müzesi’, yazar Gözde Kurt’un psikoloji ağırlıklı öykülerini topladığı kitap. Eylül 2011 basımı kitap, psikoloji ve felsefe ağırlığı taşıyan on dört kısa öyküden oluşuyor. İngilizce öğretmenliği yapan 1982 doğumlu yazarın Mart 2009’da yayınlanmış ‘Kozanın Tereddütü’ adlı bir romanı da bulunuyor.
Yazarın öykücülüğünün temel konuları ve anahtar sözcükleri şöyle sıralanabilir: Ben, iç dünya, dönüşüm, rüya, uyku,
Şener Azizoğlu; Trier’in Alternatif Kıyameti: Melancholia
“Çok yalnızız. Hem de o kadar yalnızız ki tüm evrende ve topluca yalnızız. Geleceğimiz belli: bu hayat bitecek. Yapacak hiç bir şey yok; öleceğiz. Öyle bir öleceğiz ki evrende izimiz kalmayacak. İşte bu yüzden melankoli kaçınılmaz ve bu melankoli de sonumuz olacak. Dünyayı melankoli bitirecek.” diyor sinemanın yaramaz çocuğu Lars Von Trier bir röportajında. Bakmayın kendisine yaramaz çocuk dendiğine; altmışına merdiven dayamış, hem yaramazlıkları
Batuhan Yıldız: Kimin Kimliği Ki?
Kimlik (L’Identité), Milan Kundera tarafından 1996 yılında Fransa’da yazılan, 1998 yılında yayımlanan bir romandır.
Roman gerçekliği değil varoluşu inceler. Varoluş, olup bitenler değildir. İnsan olanaklarının alanıdır. İnsanın olabileceği her şey, yapabileceği her şeydir.
-Milan Kundera
Öylesine kusursuz bir akışa sahip ki, özet yazmaktansa olayları derinden gözleyerek kitabı incelemek daha doğru olur, ama öncelikle karakterlerden ve olayların gidişatı
Umut Yalım: Şiir Şairini Yazar -Özge Dirik Anısına-
Eski ağır abileri överken Oktay Rifat (Bu yıl 100. Doğumyılı) “Kötü şairle, daha kötü şairler vardır” der ve ekler “Hep kötü bir şâir olmaya çalıştım”. Bu alçak gönüllülük, Oktay Rifat’ın büyük şair olduğunun en açık kanıtı olsa da bu söze katılamayacağım; çünkü en başından “şair”in var olduğuna inanmıyorum. Bu, yıllar içinde gelişen bir kanı.
Sanırım, Haziran 2003’tü. Rıfat Ilgaz Şiir Yarışması’nda Özendirme Ödülü
Reyhan Tutumlu: Mitsel ve Muhalif Bir Anlatı: Ozmoz Kronos
Edebiyat, düşlerimizi, umutlarımızı, nasıl bir dünya istediğimizi; hatta kâbuslarımızı yeniden ürettiğimiz, diğer insanlarla paylaştığımız, yaşamla iç içe ve bir o kadar da uzak bir diyardır. Özellikle ütopya ve bilimkurgu edebiyatında bilimle, yaşamın düşlerle buluşmasına tanık oluruz. Adam Şenel’in 1993’te Ayrıntı Yayınları’nca yayımlanan Ozmos Kronos adlı kitabı da geçmişle geleceğin, bilimle düşlerin, gerçekle kurgunun bütünleştiği
Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: Ölü Çiçekler Müzesi’nde Gezinti
‘Ölü Çiçekler Müzesi’, yazar Gözde Kurt’un psikoloji ağırlıklı öykülerini topladığı kitap. Eylül 2011 basımı kitap, psikoloji ve felsefe ağırlığı taşıyan on dört kısa öyküden oluşuyor. İngilizce öğretmenliği yapan 1982 doğumlu yazarın Mart 2009’da yayınlanmış ‘Kozanın Tereddütü’ adlı bir romanı da bulunuyor.
Yazarın öykücülüğünün temel konuları ve anahtar sözcükleri şöyle sıralanabilir: Ben, iç dünya, dönüşüm, rüya, uyku,
Şener Azizoğlu; Trier’in Alternatif Kıyameti: Melancholia
“Çok yalnızız. Hem de o kadar yalnızız ki tüm evrende ve topluca yalnızız. Geleceğimiz belli: bu hayat bitecek. Yapacak hiç bir şey yok; öleceğiz. Öyle bir öleceğiz ki evrende izimiz kalmayacak. İşte bu yüzden melankoli kaçınılmaz ve bu melankoli de sonumuz olacak. Dünyayı melankoli bitirecek.” diyor sinemanın yaramaz çocuğu Lars Von Trier bir röportajında. Bakmayın kendisine yaramaz çocuk dendiğine; altmışına merdiven dayamış, hem yaramazlıkları





