Suphi Varım’ın birçok kitabı bulunmasına rağmen, onu Simirna Kızılı’yla tanıdım. Kitabı bitirdiğimde “işte bu!” diye bağırdığımı hatırlıyorum. Kendimi iyi bir polisiye okuyucusu olarak atfederim, güvenirim kendime yani. Simirna Kızılı bende işte böyle bir etki yarattı. Hemen onun ardından da Karanlığımın Kızıl Geçidi… Suphi Varım’a, iki ayda bir çıkan polisiye dergi olan, 221B Dergi’nin ilk sayısında da rastlamıştım. İlk sayısından
Kategori: EDEBiYAT/SİNEMA
Hakan Erol: Kuşlar Yasına Gider
Öncelikle itiraf etmeliyim ki Hasan Ali Toptaş’la henüz daha yeni tanıştım. Yani uzun süredir okumayı aklıma koymuştum ama birtakım sebeplerden ötürü elim bir türlü gitmemişti; alıp, okumaya… En son bir arkadaşımKuşlar Yasına Gider kitabının fotoğrafını bana atıp fikrimi sorduktan sonra okumaya karar verdim. Beni iten biraz da bu oldu, iyi ki itti, arkadaşıma içten teşekkür ediyorum, çünkü bu romanın hemen ardından bir yarışmada ödül kazanmış
Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: Vietnam’ın Budist Pagodaları (1)
Bu yazıda Vietnam’ın belli başlı Budist pagodalarına ilişkin bilgiler veriyoruz. Vietnam’da binlerce onbinlerce tapınak ve pagoda bulunuyor. Burada yalnızca belli başlılarını tanıtıyoruz. Bu yapılarda kırmızı renk öne çıkıyor, çünkü bunun uğur getirdiğine inanılıyor. Bunlarda yaygın kullanılan bir imge nilüfer. Nilüfer, çamurlu sularda güzel güzel açan bir çiçek olduğu için Budizm’de saflığın simgesi olarak görülüyor. Birçok
Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: ‘Papa: Hemingway Küba’da’ Üzerine
‘Papa: Hemingway Küba’da’ filmi, adından anlaşılacağı gibi, Ernest Hemingway’in (1899-1961) Küba yıllarını konu alan bir film. Ülke kadar yıl da önemli. Yazar, tam da Küba Devrimi’nin yaklaşmakta olduğu sırada Küba’da. ‘Papa: Hemingway Küba’da’ gerçek olaylara dayandığını söylüyor. Filmde, yazar, teknesiyle Kübalı devrimcilere el altından silah taşıyor. Gerçekse çok önemli bir bilgi. Yoksa
Emrah Kazanır: Bizim Momo
Karanlıkta ışığın parlıyor
Nereden geliyor, bilmiyorum
Çok yakındaymış gibi görünüyor.
Oysa o kadar uzak ki…
Ne olursan ol;
Parla,
Parla küçük yıldız!
Sınırlı saatlerimize sınırlı planlamalar yaparak sınırsız hayaller sığdırıyoruz. Bu sınırsızlıkla sınırlı olanların üstesinden gelmeyi ve arkamızda bırakmayı öğrendik. Sanki yalnızca bunun için yaşıyormuşuz. İnsan, sınırlı saatlerinde yalnızca bir ailenin çocuğu olarak değil, bir toplumun ve
Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: ‘Şafakta Kazandık Zaferi’ Üzerine
Hakan Erol: Kuşlar Yasına Gider
Öncelikle itiraf etmeliyim ki Hasan Ali Toptaş’la henüz daha yeni tanıştım. Yani uzun süredir okumayı aklıma koymuştum ama birtakım sebeplerden ötürü elim bir türlü gitmemişti; alıp, okumaya… En son bir arkadaşımKuşlar Yasına Gider kitabının fotoğrafını bana atıp fikrimi sorduktan sonra okumaya karar verdim. Beni iten biraz da bu oldu, iyi ki itti, arkadaşıma içten teşekkür ediyorum, çünkü bu romanın hemen ardından bir yarışmada ödül kazanmış
Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: Vietnam’ın Budist Pagodaları (1)
Bu yazıda Vietnam’ın belli başlı Budist pagodalarına ilişkin bilgiler veriyoruz. Vietnam’da binlerce onbinlerce tapınak ve pagoda bulunuyor. Burada yalnızca belli başlılarını tanıtıyoruz. Bu yapılarda kırmızı renk öne çıkıyor, çünkü bunun uğur getirdiğine inanılıyor. Bunlarda yaygın kullanılan bir imge nilüfer. Nilüfer, çamurlu sularda güzel güzel açan bir çiçek olduğu için Budizm’de saflığın simgesi olarak görülüyor. Birçok
Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: ‘Papa: Hemingway Küba’da’ Üzerine
‘Papa: Hemingway Küba’da’ filmi, adından anlaşılacağı gibi, Ernest Hemingway’in (1899-1961) Küba yıllarını konu alan bir film. Ülke kadar yıl da önemli. Yazar, tam da Küba Devrimi’nin yaklaşmakta olduğu sırada Küba’da. ‘Papa: Hemingway Küba’da’ gerçek olaylara dayandığını söylüyor. Filmde, yazar, teknesiyle Kübalı devrimcilere el altından silah taşıyor. Gerçekse çok önemli bir bilgi. Yoksa
Emrah Kazanır: Bizim Momo
Karanlıkta ışığın parlıyor
Nereden geliyor, bilmiyorum
Çok yakındaymış gibi görünüyor.
Oysa o kadar uzak ki…
Ne olursan ol;
Parla,
Parla küçük yıldız!
Sınırlı saatlerimize sınırlı planlamalar yaparak sınırsız hayaller sığdırıyoruz. Bu sınırsızlıkla sınırlı olanların üstesinden gelmeyi ve arkamızda bırakmayı öğrendik. Sanki yalnızca bunun için yaşıyormuşuz. İnsan, sınırlı saatlerinde yalnızca bir ailenin çocuğu olarak değil, bir toplumun ve






