Türkiye sanat ortamında köklü bir yere sahip olan Mine Sanat Galerisi, Nişantaşı mekânında, genç kuşak sanatçıların sergilerini “PostHoc” sergileri kapsamında gerçekleştiriyor. Latince bundan sonra anlamına gelen post hoc, Mine Sanat Galerisi’nin, Türkiye sanat ortamına genç sanatçıları kazandırmak üzere gerçekleştireceği sergilerin ilki. Mine Sanat Galerisi, genç kuşak sanatçıların zaman içerisindeki yönelimlerini takip etmek, genç sanatçıları
Kategori: Lütfiye Bozdağ
Lütfiye Bozdağ: Su Perisinin Hikayesi
Ben Nymphe,
Milattan sonra ikinci yüzyılda bugün sizin İzmir olarak bildiğiniz ancak o zamanlar Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan bu topraklarda yaşıyordum. Ormanlarda kırlarda bayırlarda nehir kenarlarında dans ederek, şarkı söyleyerek mutlu bir hayat sürüyordum. Her sabah güneşin doğmasıyla doğanın güzelliğine uyanıyor, ormanda gezintiye çıkıyordum. Orman beni büyülüyor, çiçeklerin mis kokuları aklımı başımdan alıyordu. Rengârenk çiçeklerin
Lütfiye Bozdağ: Kadın Yazgısının Görgü Tanıkları
Bilge Alkor’un küratörlüğünde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününe ithafen Mine Sanat galerisi, 3 Mart – 5 Nisan 2014 tarihleri arasında “Yansıma ve Buluşma” başlıklı bir sergi düzenliyor. Sergide yer alan sanatçılar; Halil Akdeniz, Alaattin Aksoy, Koray Ariş, Ahmet Elhan, Balkan Naci İslimyeli, Şükrü Karakuş, Serhat Kiraz, Murat Morova, Argun Okumuşoğlu, Ahmet Öktem, H. Avni Öztopçu, Kenan Sunar, Yusuf Taktak, Esat Tekand
Bilge Alkor, Taksim Gezi
Lütfiye Bozdağ: “Zamanın ve Mekânın İzleğinde”
Bir dönem Avrupa resmine dekoratif olarak eklemlenen Türk halıları, Nurcan Perdahçı’nın resimlerinde, renksel ve motifsel ikonografisi ile geçmişin izlerini çağdaş resmin yapısallığında yeni bir imge dizinine taşımaktadır.
Sanatçı için bu imge dizini, 15. yüzyıldan itibaren Pierro Della Francesca, Lorenzo Lotto, Holbein, Vermeer, Terborch, Liotard gibi İtalyan, Hollandalı ve Alman ressamların tablolarında yer alan Türk halıları üzerinde yoğunlaşır. Yaşadığı
Lütfiye Bozdağ: Sanat Objesi Olarak Sanatçı Projesinde Bubi Gerçekliği
Nilgün Yüksel’in küratörlüğünde gerçekleştirilen “Sanat Objesi olarak Sanatçı” projesi sergisinde; sanat tarihinden seçilen bir resmin içinde yer alan figürün, günümüz sanatçılarından biri tarafından canlandırılması, gerçekçi tiyatroyu çağrıştıran bir olgusallıkta karşımıza çıkıyor.
Sanatçının, sanat objesi olması, tuvaldeki resmin figürü olması, nesneleşmesi anlamına geliyor. Ancak Bubi, bu durumu tersine çeviriyor, gerçekçi tiyatroda olduğu
Lütfiye Bozdağ: Postmoderen Bir Eleştiri
Doğayı sevmek böyle bir şey, samimi ve olduğu gibi, koşulsuz, eşitçe sevmek ve adaletli olmak, böyle bir şey olmalı… Niye içimi acıttı bu fotoğraf… Böyle bir görüntüyü bir daha hiç yaşamayacağız hüznü mü? Ne bu…
“Tekirdağ 1 Nolu F Tipi cezaevinde mahpuslara yönelik işkence ve kötü muamele iddialarıyla gündeme gelen ikinci müdür H.A.A., tutuklu Ali Gülmezin tutulduğu tek kişilik hücrede yetiştirdiği yeşillikleri “Ali Gülmezin
Lütfiye Bozdağ: Su Perisinin Hikayesi
Ben Nymphe,
Milattan sonra ikinci yüzyılda bugün sizin İzmir olarak bildiğiniz ancak o zamanlar Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan bu topraklarda yaşıyordum. Ormanlarda kırlarda bayırlarda nehir kenarlarında dans ederek, şarkı söyleyerek mutlu bir hayat sürüyordum. Her sabah güneşin doğmasıyla doğanın güzelliğine uyanıyor, ormanda gezintiye çıkıyordum. Orman beni büyülüyor, çiçeklerin mis kokuları aklımı başımdan alıyordu. Rengârenk çiçeklerin
Lütfiye Bozdağ: Kadın Yazgısının Görgü Tanıkları
Bilge Alkor’un küratörlüğünde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününe ithafen Mine Sanat galerisi, 3 Mart – 5 Nisan 2014 tarihleri arasında “Yansıma ve Buluşma” başlıklı bir sergi düzenliyor. Sergide yer alan sanatçılar; Halil Akdeniz, Alaattin Aksoy, Koray Ariş, Ahmet Elhan, Balkan Naci İslimyeli, Şükrü Karakuş, Serhat Kiraz, Murat Morova, Argun Okumuşoğlu, Ahmet Öktem, H. Avni Öztopçu, Kenan Sunar, Yusuf Taktak, Esat Tekand
Bilge Alkor, Taksim Gezi
Lütfiye Bozdağ: “Zamanın ve Mekânın İzleğinde”
Bir dönem Avrupa resmine dekoratif olarak eklemlenen Türk halıları, Nurcan Perdahçı’nın resimlerinde, renksel ve motifsel ikonografisi ile geçmişin izlerini çağdaş resmin yapısallığında yeni bir imge dizinine taşımaktadır.
Sanatçı için bu imge dizini, 15. yüzyıldan itibaren Pierro Della Francesca, Lorenzo Lotto, Holbein, Vermeer, Terborch, Liotard gibi İtalyan, Hollandalı ve Alman ressamların tablolarında yer alan Türk halıları üzerinde yoğunlaşır. Yaşadığı
Lütfiye Bozdağ: Sanat Objesi Olarak Sanatçı Projesinde Bubi Gerçekliği
Nilgün Yüksel’in küratörlüğünde gerçekleştirilen “Sanat Objesi olarak Sanatçı” projesi sergisinde; sanat tarihinden seçilen bir resmin içinde yer alan figürün, günümüz sanatçılarından biri tarafından canlandırılması, gerçekçi tiyatroyu çağrıştıran bir olgusallıkta karşımıza çıkıyor.
Sanatçının, sanat objesi olması, tuvaldeki resmin figürü olması, nesneleşmesi anlamına geliyor. Ancak Bubi, bu durumu tersine çeviriyor, gerçekçi tiyatroda olduğu
Lütfiye Bozdağ: Postmoderen Bir Eleştiri
Doğayı sevmek böyle bir şey, samimi ve olduğu gibi, koşulsuz, eşitçe sevmek ve adaletli olmak, böyle bir şey olmalı… Niye içimi acıttı bu fotoğraf… Böyle bir görüntüyü bir daha hiç yaşamayacağız hüznü mü? Ne bu…
“Tekirdağ 1 Nolu F Tipi cezaevinde mahpuslara yönelik işkence ve kötü muamele iddialarıyla gündeme gelen ikinci müdür H.A.A., tutuklu Ali Gülmezin tutulduğu tek kişilik hücrede yetiştirdiği yeşillikleri “Ali Gülmezin






