True Colors, Bernarducci.Meisel Gallery, (05-28 February 2015)

Share Button
BERNARDUCCI.MEISEL.GALLERY
37 West 57 Street . New York 10019 . 212.593.3757
bernarducci@meiselgallery.com. bernarduccimeisel.com   =&0=&=&1=&=&2=&=&3=&=&4=&=&3=&=&6=& A GALLERY GROUP EXHIBITION 05 – 28 FEBRUARY 2015

Bernarducci Meisel Gallery is pleased to present True Colors, a group exhibition featuring works by over a dozen of the gallery’s artists including Roberto Bernardi, Luigi Benedicenti, Ester Curini, David Eichenberg, Gabriele Grones, Gus Heinze, Park Hyung Jin, Cheryl Kelley,

Stephen Knapp, Bernardo Torrens, Sharon Moody, Adam Normandin, Matthew Pierog, and Hubert de Lartigue. From the brightly painted marble statues of Classical Greek Sculpture to Yves Klein’s patented blue pigment, color

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Lively Bodies, Ekavart Gallery, (03 Mart – 01 Nisan 2015)

Share Button

EKAV/ Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfıfotoğraf sanatçısı A. Halim Kulaksız ve Nejat Türkmen’in “Lively Bodies”isimli karma sergisine 3 Mart – 1 Nisan 2015 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.

Her yıl Avusturya’nın Pörtschach kentinde dünyanın en büyük ve en önemli “vücut boyama festivali” geleneksel olarak düzenlenmektedir. Bu festivalde her sene dünyanın en önde gelen vücut boyama sanatçıları gelip, atölyeler düzenler ve yapılan yarışma ile

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Çoktan Seçmeli, Daire Galeri, (21 Şubat – 28 Mart 2015)

Share Button
Hayat insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır.”  G.G. Marquez Daire Galeri 21 Şubat –  28 Mart 2015 tarihleri arasında “çoktan seçmeli” adlı sergiyle Anti-pop, Didem Erbaş, Nesren Jake, Korhan Karaoysal, Buğra Erol, ve Seher Uysal’ı ağırlıyor. Sergi, çalışmalarında öğrencilik süreci, eğitim, okul temalarına yer veren sanatçıları bir araya getirme düşüncesinden yola çıkıyor. Kişisel belleğin oluşmasında önemli bir süreç olan çocukluk ve ilk eğitim sürecini, sanatçıların hangi nedenlerle ele aldıklarını inceliyor ve toplumsal hafızaya bu sürecin katkılarını sorguluyor. Bir kimsenin yaşam öyküsüne dair anımsama eylemleri ile şekillenen, kişisel bir geçmişe gönderme yapan belleğimiz, aslında birçok insanın tanıklık ettiği, ortak bir anın alımlanması ile oluşur. Herhangi bir şey ile bağ kurmayan bir bellek mümkün değildir. Kişi, içinde yaşadığı toplumun, devletin, coğrafyanın geçmişini bilmese de, büyüdüğü evi, ailesini, yakın çevresini, okuduğu okulu, yaşadığı yeri tanır ve kimliği tüm bunlarla birlikte şekillenir. Anıları da bu çerçeve ile bağlantılarla kişide yer eder. Bellek, her zaman bir kişiye ‘ait’tir, ama bu bellek toplumsal olarak belirlenir. Assmann ‘ın dediği gibi “Kuşkusuz toplumlara ‘ait’ bir bellek yoktur, ama toplumlar üyelerinin belleğini belirler. En kişisel anılar bile sadece sosyal grupların iletişimi ve etkileşimi üzerinden oluşur.” Bireysel hafızalarımızın toplumsal bir niteliği olduğunu varsayan pek çok düşünür, toplumsal bellek dediğimiz olgunun kişisel belleklerin birlikteliğinden, ortaklığından oluştuğunu savunur. Sergide yer alan sanatçıların çalışmaları da bu bağlamda ele alınmıştır. Sanatçıların her birinin kendi bireysel geçmişleri izleğinde oluşturdukları çalışmalar, benzer mekanlar, figürler, olaylar bütünlüğünü barındırırken, belli toplumsal süreçlerimizi yansıtmaktadırlar. Sosyalizasyon açısından önemli bir dönem olan ilk eğitim süreci, belleğin yeniden kurma işlevi ile sanatçıların çalışmalarında canlanıyor. O dönemlere ait geçmişleri, Assmann’ın dediği gibi, şimdiki zamanın değişken ilişkileri çerçevesinde yeniden örgütleniyor. İzleyici ve çalışmalar arasındaki ilişki de hatırlama eylemini harekete geçirerek örgütlenme sürecine dahil oluyor. İnsan belleği somut bir mekana yerleştirdiğinde daha iyi anlayabileceğini düşünür ve tüm anılarını da belli bir düzen içinde oluşturduğu mekana yerleştirir. Bu kez hatırlananlar okul ve okula adapte edilmiş ritüellerin gerçekleştiği yerleri mekan olarak sahipleniyor. “Çoktan Seçmeli” sergisinde yer alan sanatçıların her biri kendi kişisel deneyimleri ile oluşturdukları ortak mekan algısı yaratan işleriyle farklı toplumsal, siyasal ve sosyolojik konulara göndermeler yapıyorlar. Sergi, toplumsal belleğimiz içinde ayrı bir yere sahip ilk eğitim süreçlerini, sanatçıların nasıl ve nelere dokunmak isteyerek hatırladıklarına odaklanıyor.

Ziyaret gün ve saatleri: Salı-Cumartesi 11:00 – 19:00

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Hayat Hamlesi, Yıldız Doyran, Akademililer Sanat Merkezi, (12 Mart – 11 Nisan 2015)

Share Button

Akademililer Sanat Merkezi 12 Mart – 11 Nisan 2015 tarihleri arasında Yıldız Doyran’ın “Hayat Hamlesi” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. 

Denizhan Özer küratörlüğünde gerçekleşen sergide sanatçı, sürekli değişim ve dönüşüm süreci içinde kendini yenileyen doğanın, içinde bulunduğumuz zaman dilimi ve insanlar ile kurduğu ilişkiyi sezgisel ve aynı zamanda akılcı bir dille ele almaktadır. Bir çeşit

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nostomania, Erol Eskici, Sanatorium, (24 Şubat – 28 Mart 2015)

Share Button

EROL ESKİCİ “NOSTOMANIA” 
24 ŞUBAT – 28 MART 2015
Erol Eskici’nin SANATORIUM’daki ilk kişisel sergisi “Nostomania”, sanatçının son iki yıllık çalışmalarını bir araya getiriyor. Sanatçı, şiddetli bir eve dönme arzusuna işaret eden ‘nostomania’ kelimesinin ışığında, çocukluk dünyası ile ideolojinin aygıtlarının hüküm sürdüğü yetişkin dünyasını karşı karşıya getiriyor. Politik bir alt

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Çırılçıplak, Piramid Sanat, (26 Şubat – 29 Mart 2015)

Share Button

Fotoğrafta uluslararası başarılar elde etmiş dokuz ünlü sanatçının 
katıldığı grup sergisi
26 Şubat – 29 Mart tarihleri arasında Piramid Sanat’ta…

Küratörlüğü’nü şair/yazar Cüneyt Ayral’ın üstlendiği Çırılçıplak sergisinde bulunan eserlerin hepsi 70×100 cm boyutunda ve  çerçevesiz olarak ‘çırılçıplak’ sergileniyor.

Almanya’dan Uwe Ommer, Fransa’dan Philippe Deutsch, Damien Guillaume, Arto Pazat, Japonya’dan Tetsuro Higashi, Amerika’dan Hugh Holland, Türkiye’den Bedri Baykam, Erden Cantürk, Koray Erkaya’nın katıldığı sergide 49 adet eser yer alıyor.

26 Şubat, Perşembe günü gerçekleşecek açılışa Türk sanatçıların yanısıra Higashi, Deutsch, Guillaume, Ommer geliyorlar (Ommer 52 yıldır sanatını Paris’te sürdürüyor bu nedenle Fransa’yı da temsil ediyor).

Sanatın, görselliğin ilk günlerinden bu yana baktığımızda hep çıplaklığı izliyoruz, doğanın yarattığı belki de en güzel şey olan insan vücudundan utanan, sakınan, onunla ilgili inanılmaz garip yorumlarla, onu örtüp saklamaya çalışanlara inat bu sergiyi düzenlemeyi düşündüm ve işte ÇIRILÇIPLAK” diyen küratör Ayral, yaşamakta olduğu Paris’te, sokaklardaki hemen hemen tüm heykellerin çıplak olduğunu ve bundan hiç kimsenin gocunmadığını, üstelik yürüyüp gezerken cinsel isteklerinin artmadığını, güzellik ve estetik karşısında apayrı bir zevk aldıklarını anlatıyor.

Sergi için Piramid Yayıncılık tarafından hazırlanan kataloğun kapak fotoğrafını Ahmet Öre Paris’te çekti. Çırılçıplak üzerine şair Devrim Bağman’ın da bir yazısının yer aldığı katalog Türkçe, İngilizce ve Fransızca olarak hazırlandı. İngilizce çevirilerin Tarık Günersel, Fransızca çevirilerin ise Beverly Barbey tarafından yapıldığı katalogda sergilenen tüm eserler yer alıyor.

DEVAMINI OKUYUN
Share Button