Serkan Azeri: Farkındalıkla Bütünleşen Görsel Bir Kurgu (Volkan Çöteloğlu)

Share Button

37b6d1683c6556a5228656ce47b8d6e8

Sanayi Devrimi, somut anlamda her ne kadar gelişen teknoloji hareketlerinin ortaya çıkmasındaki temel bir olgu olarak, “Modernizm” ismiyle tanımlanan zamansal sürecin üzerindeki etkisi ile toplum içerisinde, göreceli boyutta “pozitif” olarak kabul edilse de, bu olgunun oluşturduğu gelişim ve ilerleme gibi birbirinden ayrılamayacak iki kavramın doğa ve insan üzerinde yarattığı tahribatlar da dikkate değer sonuçlar olarak gözlemlenebilmektedir.

Bu süreçte, endüstri ve teknolojide gerçekleşen makineleşme hareketleri ile birlikte, kaçınılmaz olarak insan emeğinin yavaş yavaş değer kaybetmesi sorunu ve bu soruna bağlı olarak da üretim gücünü elinde bulunduran kişilerin bireysel kazanımlarının yanı sıra, zaman ilerledikçe adeta “sınırları önceden belirlenmiş” yaşam modeli içerisinde, insanın bir parçası olduğu doğadan uzaklaşması sonuçları da doğmuştur.

Yukarıda altını çizdiğimiz sorunları yerin kilometrelerce altına inen maden işçileri üzerinden eleştirel bir tavırla ele alıyor, video-enstalasyon çalışmasıyla Volkan Çöteloğlu…

Kurgusuyla video, cehenneme doğru iniş üzerine de düşündürüyor. Bu bir insanın belki de en büyük soru işaretlerinin zihninde belirdiği süreçtir. Sessiz bir bekleyişle ve büyük bir endişe ile gerçekleştirdiği yolculuğudur. Yolculuğun sonunda birey, hayatında hiç yapamadığı ya da bilinçli olarak yapmak istemediği, sorgulama noktasına geldiği anlarda sürekli kendini rahat ve güvende hissettiği alanlara kaçarak karşılaşma cesaretine sahip olmadığı “kendi yüzleşmesini” yaşayacaktır. Bu noktada artık, zaman içerisinde göz ardı edilen gerçekten hiçbir şekilde kaçış yoktur.

Maden işçileri de yaşam ve ölüm arasında incecik bir çizginin bulunduğu yere yolculuk ederler. Karanlık bir yolculuktur bu; yerin katman katman altına yapılan.  Yerin altyapısında gerçekleştirilen çalışmalar sırasında bazı işçi ölümleri ve yaralanmaları ile sonuçlanan üzücü olaylar yaşanabilmektedir.

Doğanın verdiği tepki bu noktada, ”yaşayabilmek” adına türlü fedakârlıklar yapan ve bu doğrultuda hayat riskini göze alan işçiler üzerinden, aslında kendi kazanımları için, “insanı” parçası olduğu doğadan zamanla koparan ve yukarıda değindiğimiz “sınırları önceden belirlenmiş” yaşam modeli içerisinde gitgide kendi değerlerinden uzaklaştıran anlayışa karşı bir tepki olarak da görülebilir.

Volkan, düzenleme ve kurgusuyla birlikte izleyiciyi başkarakter haline getiriyor ve çalışmasının içine sokuyor. Bu etkileşim o kadar üst seviyelere gidiyor ki, enstalasyona “görsel”  ve “fiziksel” olarak temas edilince video aracılığı ile anlatılmak istenen fikirler, düşünme ve sorgulama süreçlerinde izleyiciler üzerine somut olarak da yansıyor. Sergilendiği mekân ise, çalışmanın egemen konumu ve boyutlarıyla, bir bütün olarak düşünüldüğünde yeraltındaki maden ocaklarının sıcak atmosferini görsel olarak hissettiriyor.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.