Figen Batı Alev Okulları’nda açtığı yeni sergisinde farklı serilerine ait resimlerden örnekleri bir araya getiriyor. Doğa ve özgürlük gibi kavramların üzerine giden sanatçı, içsel duygularını ön plana çıkarıyor. Ay sonuna kadar izlenebilecek olan sergi, aynı zamanda Alev Okulları salonlarında açılan ilk sergi olma özelliği taşıyor.
Hülya Küpçüoğlu: Eserlerinizin çıkış noktası daha çok doğa diyebilir miyiz?
Figen Batı: Evet. Resimlerimde doğa ön planda olmakla birlikte içsel duygularımı tuvallerime yansıtırım. Bazen o anda hissettiğim duygular, düşünceler doğanın içinden çıkan formlara dönüşüyor, bazen de o formlar benim duygu ve düşüncelerimi oluşturuyor. Sıçramalar ve aşama aşama geliştirdiğim bir yapı var. Özgürlük ve kendini keşfetmek çok önemli benim için. Resim de kendimi keşfetme sürecinin yollarından biri.
H.K.: Resimlerinizi yapmadan önceki hazırlık sürecinize değinebilir miyiz?
F.B.: Araştırma yapmak önemli bir süreç, planlama yapmak da. Öncelikle yeni yapacağım resim serilerinin ana duygusu üzerine yoğunlaşıp bunu en iyi ifade edebileceğim renkleri planlarım. Kompozisyonlarımda ise renklerin de izin vereceği ilham ile tuvale yoğunlaşırım.
H.K.: İşlerinizde oluşturduğunuz renk ve form birlikteliğine nasıl bakmalıyız?
F.B.: Tamamen içsel duygularımla oluşan renk ve formlardır. Dolayısıyla birlikte uyumlu ve ayrılmazlar. Renk ve biçim kontrastlıklarını oldukça yoğun kullanırım. Ama sonuçta resimde ahenkli bir serüven oluşur. Renkler formları kendiliğinden oluşturur tuval yüzeyinde. .
H.K.: Resimlerinizde yer alan çizgi ögesini nasıl yorumlamalıyız?
F.B.: Çizgi ögesi resimlerimde kullandığım en önemli elemanlardan biri. Bu ince çizgiler günlük hayattaki anlarla ilgili gelgitlerimi anlatan ritimlerdir. Dışardan bakınca serbest incecik vuruşlar gibi görülse de bir bakıyorsunuz tabloyu size anlatıyor: bütünün kimi zaman bağlayıcı kimi zaman dikkati belli bir yerde odaklamaya yardımcı olan ögelerinden.
H.K.: Son işlerinizde formların daha aza indirgendiği görülüyor, sizi bu değişime götüren süreçten bahsedebilir misiniz?
F.B.: Tuvalin karşısına geçtiğimde o anki duygu ve düşüncelerim renklerle formlara dönüşüyor. Bu aslında planlanmış bir form düzeni değildir. Kendiliğinden çıkıveren anlık formlardır. Bazen bir çıkış gibi bazen de bir kaçış gibi.
H.K.: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
F.B.: Uzun yıllardır oluşan üslup ve anlatım dilimde yeni ve farklı renk ve formlardan oluşan bir eğilim görülmektedir. Bunu geliştirmeyi çok arzu ediyorum. Hayatımın bu döneminde hissettiklerimi daha iyi anlatabileceğimi düşünüyorum.



