Hülya Küpçüoğlu: “Çizgiler Günlük Hayattaki Anlarla İlgili Gelgitlerimi Anlatan Ritimlerdir.” (Figen Batı ile Röportaj)

Share Button

IMG_5591 (1)

Figen Batı Alev Okulları’nda açtığı yeni sergisinde farklı serilerine ait resimlerden örnekleri bir araya getiriyor. Doğa ve özgürlük gibi kavramların üzerine giden sanatçı, içsel duygularını ön plana çıkarıyor. Ay sonuna kadar izlenebilecek olan sergi, aynı zamanda Alev Okulları salonlarında açılan ilk sergi olma özelliği taşıyor.

Hülya Küpçüoğlu: Eserlerinizin çıkış noktası daha çok doğa diyebilir miyiz?

Figen Batı: Evet. Resimlerimde doğa ön planda olmakla birlikte içsel duygularımı tuvallerime yansıtırım. Bazen o anda hissettiğim duygular, düşünceler doğanın içinden çıkan formlara dönüşüyor,  bazen de o formlar benim duygu ve düşüncelerimi oluşturuyor. Sıçramalar ve aşama aşama geliştirdiğim bir yapı var. Özgürlük ve kendini keşfetmek çok önemli benim için. Resim de kendimi keşfetme sürecinin yollarından biri.

H.K.: Resimlerinizi yapmadan önceki hazırlık sürecinize değinebilir miyiz?

F.B.: Araştırma yapmak önemli bir süreç, planlama yapmak da. Öncelikle yeni yapacağım resim serilerinin ana duygusu üzerine yoğunlaşıp bunu en iyi ifade edebileceğim renkleri planlarım. Kompozisyonlarımda ise renklerin de izin vereceği ilham ile tuvale yoğunlaşırım.

160x150 (3)

H.K.: İşlerinizde oluşturduğunuz renk ve form birlikteliğine nasıl bakmalıyız?

F.B.: Tamamen içsel duygularımla oluşan renk ve formlardır. Dolayısıyla birlikte uyumlu ve ayrılmazlar. Renk ve biçim kontrastlıklarını oldukça yoğun kullanırım. Ama sonuçta resimde ahenkli bir serüven oluşur. Renkler formları kendiliğinden oluşturur tuval yüzeyinde.  .

H.K.: Resimlerinizde yer alan çizgi ögesini nasıl yorumlamalıyız?

F.B.: Çizgi ögesi resimlerimde kullandığım en önemli elemanlardan biri. Bu ince çizgiler günlük hayattaki anlarla ilgili gelgitlerimi anlatan ritimlerdir. Dışardan bakınca serbest incecik vuruşlar gibi görülse de bir bakıyorsunuz tabloyu size anlatıyor: bütünün kimi zaman bağlayıcı kimi zaman dikkati belli bir yerde odaklamaya yardımcı olan ögelerinden.

H.K.: Son işlerinizde formların daha aza indirgendiği görülüyor, sizi bu değişime götüren süreçten bahsedebilir misiniz?

F.B.: Tuvalin karşısına geçtiğimde o anki duygu ve düşüncelerim renklerle formlara dönüşüyor. Bu aslında planlanmış bir form düzeni değildir. Kendiliğinden çıkıveren anlık formlardır. Bazen bir çıkış gibi bazen de bir kaçış gibi.

IMG_5589

H.K.: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? 

F.B.: Uzun yıllardır oluşan üslup ve anlatım dilimde yeni ve farklı renk ve formlardan oluşan bir eğilim görülmektedir. Bunu geliştirmeyi çok arzu ediyorum. Hayatımın bu döneminde hissettiklerimi daha iyi anlatabileceğimi düşünüyorum.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.