İzler, Eray Özcan, Doruk Sanat Galerisi, (16 Nisan – 10 Mayıs 2014)

Share Button

2..

ERAY ÖZCAN
İ Z L E R
RESİM SERGİSİ
16 NİSAN-10 MAYIS 2014

Eray Özcan’ın ” i z l e r ” isimli kişisel resim sergisi 16 Nisan 2014 tarihinde Doruk Sanat Galerisi’nde açılıyor. Sanatçının son dönem resimlerinden oluşan sergisi 10 Mayıs 2014 tarihine kadar izlenebilecek.

ERAY ÖZCAN’IN IŞIK VE GÖLGELERİYLE YARATILAN ÇARPICI DÜNYASI

Eray Özcan’ı çoğumuz Haydarpaşa Garı’nın çeşitli görünümlerini yansıttığı resimleriyle hatırlarız. Çünkü Haydarpaşa onun geçmişidir. Çocukluğunun, Yarımca’dan İstanbul’a yapılan yolculukların, demiryollarında çalışan dedenin öyküsüdür. Çocuk dünyasının, koca yeryüzüne açılmaya başladığı alandır. Arkasında böylesine bir hayat deneyi olduğu için, Eray Özcan’ın Haydarpaşa resimleri, izleyen herkesin kolay etkisinden kurtulamayacağı bir çarpıcılık taşır.

Eray Özcan, geliştirdiği resim diliyle de bu sanata ilgi duyanların önemini hemen anlayabileceği bir ressamdır aynı zamanda. Onun resim dili, ışık ve gölgenin sanki yeniden keşfedilircesine gelip, tuvalde temel bir öğe olarak kendini göstermesiyle belirgindir. 2014 yılı sergisini oluşturan resimlere baktığımızda, bu özelliğin nasıl etkileyici bir anlatım diline kavuştuğunu bir kez daha görüyoruz.

İstanbul’da yaşayan ressam, sanki henüz Akdeniz’i görmemiş Van Gogh’un kuzey Avrupalı dönemini çağrıştırır. Ama her özgün sanatçı gibi Eray Özcan’ın anlatımı, renkleri, ışığı ve gölgeyi kullanım biçimi de kendine özgündür.

Aslında tablolarına konu edindiği sıradan görüntüler (pencere kenarları, tek başına bir koltuk, sehpalar, vazolar, saksılar…), tuvallerdeki özneleri geri çekip sanatçının asıl anlatmak istediği duyguyla baş başa bırakmayı amaçlar izleyenini.

Nedir o duygu? Tek cümleyle, çağdaş bir hüzün diyebiliriz.

Pencere önündeki tek bir devetabanı yaprağı ya da boş bir eski koltuk bizi bu denli etkiliyorsa, ressamın resimlerine ustalıkla katmayı bildiği bu hüzün duygusundandır. Çağdaş sinemanın Tarkovski gibi büyük ustalarının, bizleri yeniden yeniden yaşadığımız hayatı sorgulamamıza yönelten o koyu hüzün duygusu, Eray Özcan’ın resimlerinin de ana unsurudur.

Bu nedenledir, durup bakmaya başladığımız tuvallerin önünden kolay kolay ayrılamayışımız. Resimlerle aramızda oluşan güçlü bağlar engeller bu ayrılışı. Eray Özcan, resim sanatının birikimlerini tuvalinde olgunlaştırabilmiş bir sanatçı. O olgunluk, yeni sergisinde de etkileyici bir dille izleyene yansıyor.

Turgay Fişekçi

16 Nisan 2014’de açılacak sergi 10 Mayıs 2014 tarihine kadar Doruk Sanat Tophane’de görülebilir.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.