Büyük Kavuşma, Genco Gülan, Washburn Hall, ( 05 Mayıs – 20 Haziran 2014)

Share Button

gen

Genco Gülan’ın projesi; ‘Büyük Kavuşma’, Boğaziçi Üniversite’sindeki Washburn Hall’da.

Kavramsal sanatçı Genco Gülan’ın ‘Büyük Kavuşma’ isimli mekâna özgü yerleştirmesi 5 Mayıs- 20 Haziran 2014 tarihleri arasında, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki İktisadi ve İdari Bilimler Binası Washburn Hall’da sergilenecek. Sanatçı, lisans derecesini tamamladığı binaya 23 sene sonra farklı bir proje ile dönüyor; tarihi binanın ikiz kulelerini içeriden kravatlar ile birbirine bağlıyor.

Sanatçı Genco Gülan’ın kullanılmış kravatlarla gerçekleştirdiği mekana özgü yerleştirmeler (site specific installation) serisi bu kez Boğaziçi Üniversitesi’nde İktisadi ve İdari bilimler Fakültesi diğer adıyla Washburn Hall’da yer alacak. Bulunduğu mekana ve konuma göre değişen ve dönüşen proje bu kez bir müzede değil, akademik bir kurumun içerisinde gösterilecek. Gülan’ın ‘Büyük Kavuşma’ (The Great Conjugation) isimli yerleştirmesi önümüzdeki Mayıs ve Haziran ayları boyunca Washburn Hall’da görülebilecek.

Gülan yerleştirmesinde yaklaşık 1000 adet kravat kullandı. Kravatlar birbirlerine bağlanarak onlarca metrelik bir hat oluşturuyor ve beş katlı binanın tüm katlarını dolaşıyor. Kravatlar 1906 yılında inşa edilmiş tarihi binanın ikiz kulelerini içerden birbirine bağlıyor. Seyirci katılımına açık projede Gülan, seyircileri kravatlarını getirip yerleştirmeye eklemeye davet ediyor.

Gülan’ın yapıtı betimleyici değil; tek bir tarif içermiyor. Hem kullanılan nesneler, hem de bulundukları mekan ve zaman ile ilişki içinde bir dizi anlamlar içeriyor. Gülan’ın yapmaya çalıştığı tüm bu çağrışımları kullanarak yeni anlamsal ilişkiler örmek, yeni çağrışımlar çağırmak. Bunu yaparken de üstlendiği rol, bir çeşit ‘oyun kurucu’ işlevi görmek ve nerdeyse resmin dışında durmak. Yöntem Nicolas Bourriaud’un ilişkisel estetik kavramına atıfta bulunsa da ortaya çıkan yumuşak heykel çağdaşlarına göre daha plastik ve politik.

Projede kullanılan farklı renk, desen ve marka kravatlar farklı ülkelerde üretilmişler. Kravatlar geçen sene, hem yurt içi hem de yurt dışındaki yüzlerce bireysel bağışçıdan toplandı. Kimisi ipek, kimisi naylon kimisi de yün olan kravatlar da bu vesile ile tek parça haline geliyorlar, birbirlerine kavuşuyorlar. Kravatlar 2013 yılında Yunanistan Selanik Devlet Çağdaş Sanat Müzesi, Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sergilenmiş ve büyük beğeni toplamışlardı. İstanbul’daki ilk gösterim ise inşa edilmekte olan bir gökdelene vinç yardımı ile bağlanmak sureti ile olmuş, kravatlar yerden yukarı 160 metre yükselmişlerdi.

2011 yılında Avrupa Sanat ödüllerinde finalist seçilen Genco Gülan 1987-1991 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslar Arası İlişkiler okurken İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi binasında da dersler almış ve 1991 yılında ilk kişisel sergisini yine bu binadaki Beyaz Salon’da yapmıştı. Gülan okumuş olduğu üniversitede hala ders vermekte. ‘Büyük Kavuşma’ projesi Prof Dr. Ayşe Gül Toker ve Fakülte Sekreteri Hatıra Şenkon’un katkıları ile gerçekleşiyor.

——————————————————

Genco Gülan’s Installation; ‘The Great Conjugation’ at Boğaziçi University’s famous Washburn Hall.

Conceptual artist Genco Gülan’s site-specific installation, ‘The Great Conjugation’, will be exhibited at Boğaziçi University’s Faculty of Economics and Administrative Sciences building, Washburn Hall. After 23 years, the artist returns to the building where he completed his undergraduate studies. This time he ties the twin towers of the historical building together from inside.

The artist, Genco Gülan’s site-specific installation series continues at Boğaziçi University’s Faculty of Economics and Administrative Sciences building, Washburn Hall. The project which changes and transforms depending upon the location will be displayed not in a museum but this time in an academic institution. Gülan’s installation named ‘The Great Conjugation’ could be seen at Washburn Hall through May and June 2014.

Gülan used approximately 1000 ties for this installation. All of the connected ties create a route tens of meters long and the line flows through the all five floors of the building. The ties connect the twin towers of the building from the inside which was built in 1906. Gülan invites the viewers to bring their ties and add them to the installation the generate a second level of participation.

Gülan’s work of art is not descriptive, it does not involve just one explanation. Both the objects that are used and the space-time relationship between them give a range of meaning to the piece. What Gülan tries to do is to constitute new semantic connections and summon new connotations by using the association of ideas. While he is doing that he claims the role of ‘playmaker’ and tries to be almost out of the picture. Even if the method is referring to Nicolas Bourriaud’s concept of relational aesthetics, the soft sculpture that came to life is more plastic and political among its contemporaries.

The ties that are used in the project have different colors, designs, brands and they were made in different countries. They were gathered from hundreds of domestic and abroad donators. The ties some of which are silk, nylon and wool conjugate and become a whole. The same ties were exhibited and greatly appreciated by viewers in The Thessaloniki State Museum of Contemporary Art and Ankara Contemporary Art Center in 2013. At the first display in Istanbul, they were attached with a crane to a skyscraper and rised 160 meters from the ground.

Genco Gülan was selected as a finalist at Sovereign Art Foundation European Art Prize in 2011. He had opened his first exhibition at White Saloon inside the Faculty of Economics and Administrative Sciences building where he had also taken lots of courses while he was studying at the Department of Political Science and International Relations between 1987 and 1991. Gülan still gives lectures at the University he graduated from. ‘The Great Conjugation’ project is happening with the contributions of Prof Dr. Ayşe Gül Toker and the Faculty Secretary Hatıra Şenkon.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.