Lütfiye Bozdağ: Bir Sanatçı Portresi: Sabahat Çıkıntaş

Share Button

Sabahat Çıkıntaş-3

Sabahat Çıkıntaş, alternatif sanat eğitiminden donanımlı bir sanatçı. Kendi kendine resim çalışmaları yapan Çıkıntaş, 1991 yılında Yusuf Taktak ile tanışır ve Taktak’ın kurduğu Atölye Üçgen’de resim dersleri almaya başlar. Daha önceleri plastik değerlerden habersiz, bilinçsizce yaptığı resimler bu süreçte farkındalık kazanmasına neden olur.

1991 yılından 2003 yılına kadar süren Yusuf Taktak atölyesi, Sabahat Çıkıntaş için bir okuldur. Bu süreçte çok çalışarak, üreterek kendisini geliştirir. Sanatçı bu süreçten şöyle söz ediyor: “Kendimde gördüğüm değişimin ve yapılanmanın yolu resim yaparak, çok çalışarak ve kendime inanarak, sanatın önemini idrak ederek geçti ve öyle de devam ediyor. Yaşadığım sürece devam edecek. Çünkü sanat benim için sürekli kendimi yenilemem gereken bir olgu.”

Sabahat Çıkıntaş-1

Yusuf Taktak Atölye Üçgen’deki çalışmalarından sonra kendi atölyesine geçen ve profesyonelliğe adım atan sanatçı için resimlerinde soyut süreç de başlar. Hep düşündüğü yalın, sade, renk ve biçim meselesini gözlemleyerek, deneyerek tuvalde görünür kılar.

Hem renk kullanımında hem nesnelerin kurgulanmasında hep minimalist, pürist bir yaklaşım sergileyen sanatçı kendisini “Sanat yaşamı fazlasıyla içerir. Yaşadıklarım, gördüklerim, etkileşimlerim vs. tümü fark etsem de etmesem de etkisini resimlerimde ortaya çıkarıyor. Bu nedenle renk seçimlerim tamamen etkilenimlerime bağlı olarak ortaya çıkıyor. Daha çok hissettiğim enerji ile ilgili. Örneğin kırmızı serisinde bende hiç olmadığı kadar büyük bir enerji patlaması oldu. Yaşadığımız dünyanın sosyo-ekonomik, kültürel vs. büyük patlamaları, şiddetini kırmızıda buldu. Kırmız rengin içinde barındırdığı birçok anlamı var, aynı zamanda çok baskın bir renk. Şimdiye kadar kırmızıyı yok denecek kadar az kullanırdım. Ne oldu da birden tüm resimlerim kırmızıya bulandı. Düşündüğüm zaman gördüm ki, notlarıma baktığımda şöyle bir satır var: “Kanıyorum… Savaşlar, kaos, elbette çok etkilendiğim durumlar var.”sözleriyle ifade ediyor.

Rengin kendisinin duygu durumu ve ruh hâlini yansıttığını söyleyen Sabahat Çıkıntaş,  kırmızı serisi yaparken birden kırmızıyı terk edip morların mavilerin karışımına geçiyor, tinsel olarak da ağır duygu durumlarını yaşıyor.

Sanatçı resimlerindeki yalınlığın içsel arınmaya giderek bunu resim yoluyla az renk ve az biçimle yaptığını söylüyor.

Sabahat-2

Çıkıntaş’a göre sanat da doğa gibi ilişki ve düzen üzerine kurulu. Ona göre her kurgu içindeki ögeleriyle ilişki ve düzen içermekte ve bu sanat için de yaşam için de bütüne ulaşmanın yolu.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.