Aygun Tuğay, Arnavutköy Artgallery, (05-29 Kasım 2014)

Share Button

unnamed

ARTHOUSE ISTANBUL bünyesindeki Arnavutköy artgallery her ay değişen sergileriyle sanatseverleri ağırlamaya devam ediyor. Yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da sanatçıları pek çok sanatseverle buluşturan galerinin Kasım ayı konuğu, sanat hayatının olgunluk çağını yaşayan usta ressam Profesör Dr.  AYGUN TUĞAY…

Güzel sanatların farklı dallarında eserler üreten Aygun Tuğay, 5-29 Kasım tarihleri arasında Arnavutköy artgallery’nin konuğu oluyor. Yağlıboya-akrilik-pastel gibi birçok farklı teknikle yaptığı resimlerini “KAYGILAR- ANXIETIES” teması ile ele alan sanatçı, son çalışmalarından oluşan kişisel sergisiyle ziyaretçileri “kaygı ve kaygısızlık” gerçeği ile yüzleştiriyor. Sanatçıya göre yaşamın    farklı zaman ve yerlerinde kaygılar insana sürekli eşlik ediyor; yürürken, koşarken, düşünürken… Beynin lobuna adeta işlenen tüm kaygılarımız, Aygun Tuğay’ın resimlerinde gün yüzüne çıkarak, ana süjesi insan    ve doğal olarak onunla var olan kaygılar şeklinde adeta hesaplaşmaya dönüşüyor. Tüm insani kaygıları gözler, duruşlar ve kadrajlara sığdıran Tuğay, hayatta hiç kaygı duymadığını söyleyen insanların, bir çiçeği koklamadan duraksamasını, yağmur yağmadığı halde yanına şemsiye almasını, “bana bir şey olmaz o nedenle kaygım da yok” diyen herkesin aslında sadece beraberinde kaygıyı taşımadığını iddia ediyor. “Kaygılar aynalardaki gerçekler; göremiyor olsak da varlar ne yazık ki” diyen sanatçı, farklı tekniklerle harmanladığı rengarenk resimlerini bir ay boyunca Arnavutköy artgallery’de sergiliyor…


Anksiyete (anxiety); kaygı; hayatın akışına ve gidişatına güven duymamak olarak tanımlanıyor. Bu bilimsel tanımı, ama bir de yaşamsal tanımı var ki o hepimizin önünde-arkasında-yanında ya da içinde yer almakta. Yaşamın farklı zamanlarında ve farklı yerlerinde kaygılar da bize eşlik ediyor. Yürürken, koşarken, düşünürken hep yanımızda varlar bence. Öyle ki beynimizin bir lobunda da var gibi. Altıncı his dediklerimizin belki de ta kendisi olabilir. Buna “korkular” demiyorum; az biraz öncesi oluyor ki ona da  “kaygılar” diyorum bu kez.

Bu sergideki değişik zamanlarda yapılmış olan resimlerimin her birinde bu “kaygı” yer almakta. O nedenle de, farklı tarihlerde yapılmış resimlerden örnekler aldım görülmesi için. Resimlerimin ana süjesi hep insan ve doğal olarak onunla var olan kaygı. O kaygıyı gözlerde, duruşlarda ve kadraj içinde göreceksiniz. Ben hiç kaygı duymam diyen güzel insan, bir çiçeği koklamadan önce bir de göz atar ona, bir engel ya da bir arı varlığının kaygısı ile. Şemsiyesini yanında götürür ya yağarsa diye. Kuantum düşüncesi ve inancı ile “bana bir şey olmaz o nedenle kaygım da yoktur” da denilebilir. Buna da saygı duyar ve inanırım. Ama bence bu inanış biçimi, kaygının olmadığını değil o kişinin beraberinde kaygıyı taşımadığını gösterir.

Kaygılar aynalardaki gerçekler. Göremiyor olsak da varlar ne yazık ki. Kaygısız günlerde yaşamak dileği ile.

Aygun Tuğay


Bir sergi mekanından daha fazlası:   Arnavutköy artgallery Istanbul

Arnavutköy artgallery’in sanat alanında yaptığı çalışmalar, 1890 yılında inşa edilen tarihi dört katlı ARTHOUSE binasının birinci ve ikinci katında toplam 220 m² bir alanda gerçekleşiyor. Zeynep Özay tarafından 2005 yılında restore edilerek kurulan ve yönetilen artgallery, çağdaş sanat düşüncesinden yola çıkarak yerli ustaların ve yetenekli sanatçıların kişisel, karma ve proje sergileri yanında, özel söyleşi serileri,  toplantı, konferans, panel, sinema ve senaryo atölye çalışmalarına da ev sahipliği yapıyor.  Alışılmış sessiz, soğuk beyaz-galeri ambiyansını sanatçı-eser bağlantısı ile daha sıcak ve butik bir ortama taşıyan anlayışın önde gelen temsilcisi ARTHOUSE ISTANBUL, Arnavutköy artgallery ile kendini ifade edebilen yerli ve yabancı sanatçıları hayat, sanat ve yaşam kavramlarıyla birleştirerek sanatseverlerle buluşturuyor.

Galeri, etkinlikleriyle sadece ülkemiz sanat platformunda değil uluslararası platformlarda da sanatçıları temsil ediyor. İstanbul’da düzenlenen sergiler Arnavutköy artgallery vasıtasıyla yurtdışındaki galerilere de taşınıyor.

AÇILIŞ COCKTAİL

 

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.