Hayatımın En Mutlu Anı, Nihal Güres, Derinlikler Sanat Merkezi, (18 Aralık 2014 – 10 Ocak 2015)

Share Button

3

MASALSI BİR DÜNYADAN, MASALSI BİR SERGİYE…

‘’HAYATIMINENMUTLUANI’’

Sabri Berkel’in içtenlikli çalışmalarına büyük değer verip yüreklendirdiği öğrencisi Nihal Güres’in masalsı dünyasına, Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi kitabının giriş cümlesiyle başlıyoruz.

Naivitenin sağladığı bir tür gözüpeklikle renk dünyasının en uç noktalarında bile denge olanakları bulan Nihal Güres, süsleyici nakış değerleri ile resim olgusunun açmazlarını birbirine kaynaştırabilen duyarlılığı da sürekli kılmasını iyi biliyor.

Nihal Güres’in başarısı, kuralların pek de geçerli olmadığı bir duyuş ortamında,hareket noktasını oluşturan bir biçim çekirdeğinin filizlenip yeşerdiği ve ardından cesaretle büyüdüğü doğal bir sürece uyum sağlamasıyla bağlantılı. Akademik iklimlerde olduğu gibi zorlanmış kurallara değil yaşanmış deneyimlerin doğaya uyum sağlayan kurallarına ulaşılıyor.

Nihal Güres’in çalışmaları yaşanmış deneyimlerin ters yüz edildiği, kendi dışına taşarak kendini betimlemeye çalışan yansımalarda hep başka varlıklarla buluşan bir karmaşanın şenliğine ulaşıyor.Figürü nakış bezemesiyle saran sevecen duyarlılık tek tek her nesneyle yapılan birer resim anlaşmasının koşullarını,hem sorumlusu olduğu hem de kayıtsız kaldığı çelişkili bir atmosfere borçlanıyor ama bu eserlerin tümü dipteki karmaşasında her şeyin kolayca seçilebildiği doğal berraklığını korumasını biliyor.

İstanbul Üniversitesi Klasik Diller ve Filoloji bölümünden mezun olan Nihal Güres çalışmalarına Türk resminin ustalarından Sabri Berkel ile başladı. Sabri Berkel ile çağdaş sanat çalışmaları yapan Güres aynı zamanda Türk Minyatür sanatının inceliklerini öğrenmek üzere uzun araştırmalarda bulundu.

Remzi Köklü ile kağıt yapım atölyelerinde, Semiha Berksoy ile hem dostluk hem de sanatsal birlikteliklerde bulundu.

Eserleri Aydın Sofu tarafından lirik – ekspresyonist olarak adlandırılan Güres; heykel ve seramik çalışmalarıyla da ilgi gördü. Yurtiçi ve yurtdışında çeşitli atölyelerde çalışarak birçok başarılı çalışmalara ve sergilere imza attı.

İlk sergisini 1993 yılında hocası Sabri Berkel’in desteğinde ve yönlendirmesinde açan sanatçı bugüne kadar 30 den fazla kişisel ve yüzlerce karma sergiye katıldı.

*SezerTansuğ’un ‘’Nihal Güres’in Resim Oyunları‘’ isimli metninden yararlanılmıştır.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.