Şeref Akşit: Su Çok Güzel Gelsene!

Share Button

dogan paksoy

Sermaye yöneticilerinin dünya ekonomisini, çalışanların mesai saatlerini, tatil günlerini, dolayısıyla diğer geri kalan zamanları, hatta emeklilik yaşını da belirlediği bir dünyada yaşıyoruz. Tek bir merkezden kontrol edilen yaşam alanlarımızın ekolojik ve organik olmayan yeni bir kentsel düzlemde dayatılmasına seyirci kalıyoruz. Yapaylaştırılan, insansızlaştırılan, beton yığınına dönüştürülen mimari monarşiyle kent hayatımızın sistemleşmesine engel olamıyoruz. Suyun bol klorlu, havanın aşırı karbonlu, meyvenin, sebzenin hormonlu, kimyasal ilaçlı, mısır ve pirincin GDO’lu oluşunu kabullenmiş görünüyoruz. Bütün bunlara rağmen yavaş ve huzurlu yemek yeme keyfi, dingin bir bilinçle duygu, huzur arayışlarını tatil zamanımıza sığdırdık. Rahatlama anları ve her şeye rağmen kent, metropol hayatından uzaklaşma, kirlilik ve gürültüden geçici süre de olsa kaçış imkanı, yani yaz tatili zamanı var. Çalışan nüfusun yıl boyunca stresten bunalarak kendilerini attıkları yer, deyim yerindeyse çölde bir vaha. Popüler kültür ve reklamlarla arzu nesnesine dönüşen, çoğunlukla “deniz” “sahil” “sıcak güneş” “şezlong” “kum” “terlik” “havlu” imgeleri olan o özendirici, hayali, beklenen, yılda bir kez gelen dinlenme zamanı, tatil olanağı mümkün. “Vücudu dinlendirmenin en doğru yolu, aklı dinlendirmektir.” der Napoleon Bonaparte. Bilgisayar gibi işleyen, her dakika onlarca veri kaydeden, uyanık olduğumuz her an büyük bir performansla çalışan beynimize format çekmektir yaz tatili.

Mario_Rossi_Swimming_Pool_3

Kötü politik oyunlar bombardımanında ve daralan yaşam koşullarında, sanat piyasasının muğlaklığında, üstelik kışın da tam ortasında her şeye rağmen naif bir ısrarla, tüm olumsuzluklara rağmen sergi, güncel hayattan kaçış ve rahatlama yolları olduğunu imler.  Küratörlüğünü Şeref Akşit’in yaptığı, ‘yaz tatili’ ve ‘keyif arayışı’ temalı sergisi “Su Çok Güzel Gelsene” 13-30 Ocak 2015 tarihleri arasında Ali Özhan Güneş, Alpay Aksayar, Can Büyükmehmet, Deniz Gökduman, Doğan Paksoy, Esra Kürtür, Mahir Güven, Mario Rossi, Michael Vincent Manalo, Mustafa Karyağdı, Nurhan Altay, Serdar Şencan, Serkan Şen, Yoldaş Ataseven’in yapıtlarıyla katılacağı “Su Çok Güzel Gelsene!” sergisine davetlisiniz!

Michael Vincent Manalo_The Boy Who Flew in a Boat

 

 Akkavak Sk. 4A Nişantaşı Şişli-İstanbul t: (0212) 241 65 35 f: (0212) 246 67 68 e: tesvikiyesanatgalerisi@gmail.com

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.