Kırmızı Çizgi, Evren Erol, Bozlu Art Project, (26 Şubat – 21 Mart 2015)

Share Button
EVREN EROL KIRMIZI ÇİZGİ/RED LINEBOZLU ART PROJECT NİŞANTAŞI 

26 Şubat – 21 Mart 2015

evren_kapak

“Kırmızı Çizgi” adlı kişisel sergisinde Evren Erol; öznellik denen boyutu kuşatan ve kuran çizgilerin izini sürüyor. Küratörlüğünü Oğuz Erten’in yaptığı sergi, çeşitli biçimleriyle sınır deneyimini araştırırken, itaat ve ihlal olasılıklarını bir arada tartışıyor.

Varoluşun temelindeki esaret ile yüzleşmek, kalıplar içindeki yaşamı reddetmek cesaret ister. Gerçek, tek ve değişmez midir? Dayatılan tüm psikolojik, sosyolojik, kültürel şemaya yeni önermeler ve yeni yörüngeler yaratmak mümkün müdür?”  gibi sorulardan hareket eden Evren Erol, “Kırmızı Çizgi”nin  değişim, dönüşüm, karşıtlık, ret ve kabul bağlamı gibi temel metaforlar çerçevesinde,  hayatın baş aktörü bireyin kendini yeniden var edebilme ihtimali için bir deney  alanı olduğunu söylüyor.Evren Erol’un “Kırmızı Çizgi”si düz ve sürekli değil, kısa ve kesintili, geçici ve devingen. Bu biçimiyle “kırmızı çizgi” düzen tesis eden, anlam kuran her öznelliğin bünyevi eksiğine işaret ediyor. Heykelleri “kırmızı çizginin” içindeki tekinsiz boşluktan uç veriyor.Bu heykellerde köpüren, şişen, kabaran yumrular eksikliğe işaret eden esrarengiz fazlalıklar gibi. Kırmızı çizgileri geriyor, esnetiyor, çarpıtıyorlar. Derinde tomurcuklanan her neyse heykelin pürüzsüz tenini ağrıtıyor, yırtıyor. Ardından sergi mekânının içine düşüyor dalga dalga akıyor ve mekânı istila ediyor. Erol’un heykelleri gerçekliğe, onu yaralayarak dâhil oluyor.Sergideki heykeller anlamın dilsiz, varlığın adsız kaldığı yere, sesin alanına yakın duruyor. Evren Erol’un “varlık üzerine düşünen formları” bir vadi içinde yankılanan ses gibi. Boşluğu doldurmadan, negatif mevcudiyeti kucaklıyor. Sergi gerçekliğin yarasından soluk alıyor, bir çığlıkta soluk veriyor. “Kırmızı Çizgi” ise bu yaranın hafifçe aralanmış dudakları.

taat_-_89x53x43cm_-_Polyester_yzerine_akrilik_boya_ahAap_-_2014_1-300x225

Evren Erol hakkında:   
1977’de İstanbul’da doğan Evren Erol, 1998 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Serigrafi Bölümü’nden, 2003 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nden mezun oldu. Sanatı, var olan gerçekliğe alternatif bakma yöntemleri geliştirebilmek noktasında, sanatçıya sonsuz özgürlük alanı yaratan kendini ifade etme ve sorgulama dili olarak görmektedir. Heykellerini, koşullara göre kendi varoluşunu biçimleyen düşünce ve kavramların, bilinçaltında yer alan değişimin yansıması olarak tanımlamaktadır. Değişim, dönüşüm, karşıtlık, ret ve kabul bağlamı gibi temel metaforlar çerçevesinde üretmektedir. 2012 yılında açtığı “KENDİNİ BULus”  başlıklı kişisel sergisinin yanı sıra birçok karma sergi ve sempozyumda yer almıştır. Heykel üretimiyle birlikte edebiyat alanında illüstrasyon çalışmalarını İstanbul’da atölyesinde sürdürmektedir. 

Bilgi için: 
Hazal Gençay
hazal.gencay@bozluartproject.com
+90 212 232 7 232

 

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.