Benim Dünyam, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Platform A, (21 Mart – 16 Nisan 2015)

Share Button

Uluslararası üne sahip karikatür ve grafik sanatçısı Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun “Benim Dünyam” adlı sergisi 21 Mart – 16 Nisan 2015 tarihleri arasında Taurus Avm Platform A Sanat Galerisi’nde…

Screen Shot 2015-03-17 at 19.12.39

Gürbüz Doğan Ekşioğlu 1954 Mesudiye, Ordu’da doğmuştur. İlk ve ortaokul eğitimini Ordu’da tamamlamıştır. 1973-1975 yılları arasında şimdi ki adı Marmara Üniversitesi olan Vatan Mühendislik Fakültesi’nde inşaat mühendisliği okumuş olan sanatçı, ardından 1979 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’ndan, bugün ki adıyla Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nden mezun olmuştur. Bir sene reklam ajansında art director olarak çalışmış, sonrasında mezun olduğu okulda asistan olarak görev yapmaya başlamıştır. 1992 senesinde Sanatta Yeterlilik’ini tamamlayarak, Yardımcı Doçent olmuştur. Halen Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nde görev yapmakta ve Moda’da ki atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir. Sanatçı, yurtiçinde ve yurtdışında birçok kişisel sergi açmış, karma sergilere katılmıştır. 27 adet uluslararası, 44 adet ulusal olmak üzere toplam 71 adet ödül almış olan Ekşioğlu, 1997 yılı Sedat Simavi Plastik Sanatlar Ödülü’nün de sahibidir. Sanatçının çalışmaları 15 ayrı ülkede yayınlanmıştır. Dünyanın en önemli dergilerinden, 1925 yılından beri kesintisiz yayınlanan The New Yorker dergisinde 7 defa, Forbes dergisinde 1 defa sanatçının kapak tasarımları yayınlanmıştır. Ayrıca New York Times Gazetesi O-Ed Sayfası ve Book Review ekinde ve Atlantic Mountly Dergisi’nde sanatçının çizimleri yayınlanmıştır. 2011 yılında yapmış olduğu Osama Bin Ladin konulu kapak tasarımı, Washington Post Gazetesi’nde “Amerikan tarihine geçen kapak” olarak yer almıştır. İkiz Kuleler için hazırlamış olduğu çizimi için, dünyanın en önemli yazarlarından, kadın hakları savunucusu Suzan Sontak, kapaktan çok etkilendiğine ve ağladığına ilişkin sanatçıya bir e-posta göndermiştir. Gama Holding’in 50.Kuruluş yılına ilişkin çıkardığı “Cumhuriyet’in Kuruluşu’ndan 2010 Yılına Kadar Türkiye’ye Enerji Verenler” kitabında yer verilen çok az sayıda kişiden biri olmuştur.  Unicef sanatçının 2 işini kartpostal olarak basmış ve tüm dünyada satışa sunmuştur.

 

Marcus Graf – Eleştiren Bir Hümanistten Görsel Felsefe yazısından;

 

Sunay Akın, bir zamanlar onu şair olarak adlandırmıştı. Bense hem politik hem şairane eserler yaratan görsel bir filozof olarak görüyorum. Siz, sanatın toplum üzerinde hala pozitif etki yaratan gücü olduğuna inanan eleştiren bir hümanist olarak da düşünebilirsiniz. Ona nasıl hitap ederseniz edin Türkiye’nin en tanınmış illüstratörü olarak eserleri şekilsel güç, estetik çekicilik ve entelektüel derinlik arasında sağladığı denge ile göz önüne çıkmaktadır. Eserleri, filozofik, sosyolojik ve politik fikirleri görsel olarak tartışarak gerçeklerinizi gözden geçirmenize ve statükoyu sorgulamanıza yol açıyor. Yarattıkları çoğulcu içeriği hiçbir zaman tek yönlü, didaktik veya polemik değil. Gücünü, akıllıca kullandığı mizah ve ironiden, aynı zamanda da sosyo-politik eleştiriden almakta. Sanatçı, toplumumuzu samimi bir şekilde gözlemlerken, klişelerin ötesine bakmaktan kaçınmayarak, alternatif iç görüleri tartışmaya açıyor.

 

… Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun illüstrasyonları bir istisna olarak kabul edilebilir çünkü eserleri zayıf tasvirlerin, polemik tartışmaların ya da didaktik tekliflerin çok daha ilerisine gitmeyi başarabilmiştir. Örneğin Mayıs/Haziran 2013 sırasında sanatçı, neredeyse her gün, görsel bir günlük gibi sokaklardaki gerçek olaylara olan tepkisini çizgiye dökmüştür. Daha sonra bu çizimleri Facebook aracılığı ile paylaşmıştır. Gürbüz Doğan Ekşioğlu hiçbir zaman bariz olanı tekrardan üretmemiş, bilineni tasvir etmemiş ve vaaz verme ya da öğretme tuzağına düşmemiştir. Toplumu ve hayatı yapı çözümcü ve gerçeküstü bir tavırla araştırırken, gerçek amacı cevap vermek yerine soruşturmak olan psikolojik, filozofik ve sosyo-politik kompozisyonlar yaratmıştır. Bu yüzden illüstrasyonları statükoyu soruşturmaya yol açıp izleyicinin bildiklerini ve inandıklarını tekrardan düşünmesine sebep olmuştur.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.