The Edible Infinite, Marco Di Giovanni, BLOK art space, (15 Mayıs – 16 Haziran 2015)

Share Button

unnamed (1)

“L’infinito commestibile – The Edible Infinite” Marco Di Giovanni’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi olacaktır ve sanatçının üç farklı mekana dağıtmış olduğu projesinin bir parçasıdır. Sanatçının BLOK art space’deki sergisine paralel olarak Imola şehrinde bulunan Museo San Domenico ve BeCube’da, ayrıca Saronno’da bulunan Il Chiostro Arte Contemporanea’da da projesi sergilenecektir.

BLOK art space’deki serginin bir bölümü Moleskine günlüklere adanmıştır; çalışmanın bu parçasının başlığı “Gran Sasso”dur. Yerleştirme, sanatçının her yaşı için otuz sekiz günlüğün diziliminden oluşur ve bu günlükler sanatçının doğum yeri olan Teramo’dan Gran Sasso’nun karakalem çizimlerle tasvirlerini içerir. “Dünyayı ve onun saat dilimlerine bölünüşünü çizerek benim için özgün ve bu yüzden de ebedi olan mekana ulaşırım.”

BLOK art space mekanının ana salonunda yer alan “The Edible Infinite” adlı dağınık yerleştirme; Marco Di Giovanni’nin son on bir ay içinde tükettiği her sıvı ve katı maddenin detaylı kaydının tutulduğu görsel bir günlük şeklinde tasarlanmıştır. Sanatçı 18 Mayıs 2014’te (sanatçının doğum günü) sindirdiği her maddeyi çizmeye başlamıştır ve bu süreç gelecek 18 Mayıs’a kadar devam edecektir. Bu uzun süreli performans ile özellikle “trattoria”larda altlık olarak kullanılan sarı yemek kağıtlarına yapılmış mürekkep çizimler üretmiştir.

Tasarımlarının kronolojik bir düzenini tasvir eden video serisinin yanı sıra, “dijital ses ustası” Gianluca Favaron işbirliğiyle hazırlanmış olan ses yerleştirmesi sanatçının çiğneme, yutma ve sindirme kayıtlarının bilgisayarla üzerlerinde tekrar çalışılmış halini çalacaktır.

Günümüzün modern yorgunluğu vücudun ihtiyacı olan beslenme ile yiyecekler hakkında oluşmuş saplantı birleşimi üstünden anlatılır. Bu saplantı yemek üstüne yazılmış dergilerde, şeflerin mutlak lidere dönüştüğü ve yüceleştikleri televizyon programlarında, ve hatta Instagram’ın yemek blog yazarlarında görülebilir. Yemek artık vücudun beslenmesinden öte bir saplantıdır, ve bu dinamik gerçekliğin araştırılması ihtiyacını doğurur.

Marco di Giovanni’ye göre insan ne yerse o’dur.

“The Edible Infinite” sergisi 16 Haziran 2015’e kadar BLOK art space’de görülebilir.
Marco Di Giovanni 1976 yılında Teramo’da doğdu, halen Imola ve Valsalva’da yaşamakta ve çalışmaktadır. Bologna’da bulundan Güzel Sanatlar Akademisi ve DAMS’da eğitim gören sanatçının ilk çalışmaları performans odağına sahipken; daha sonraları bu odak, yerleştirmeleri ve heykelleri de kapsamıştır. Sanatçı işlerinde demir çubuklar ve su fıçıları gibi farklı maddeleri kullanması ile bilinir; bu materyallerin etraftan bulunup obje ve heykellere dönüştürülmesi bulunduları ortam ile de kaynaşmalarını sağlar. Sanatçının yarattığı bu düzeneklerin içi ve dışı birbirini tamamlar niteliktedir. Bu çalışmalar sıklıkla mercek kümeleri yerleştirmelerini de içerir; böylece düzeneğin içinin görüşü çarpıtılır ve ayrı bir boyutun gözlemlenmesini sağlar. Di Giovanni’nin kişisel sergilerinden bazıları: Archivio Zero Media Zanchetta, Bologna; Interno Dum Dum, Bologna; 10.2!, Milan; Artericambi, Verona; Otto Gallery, Bologna; Carloni Spazio Arte, Frankfurt. Koleksiyonlarından bazıları ise şu şekildedir: Centre Pompidou, Paris; GAM, Bologna (Villa Guastavillani Bahçelerin’de kurulmuş büyük ölçekli yerleştirmeler); Galleria Il Chiostro, Saronno; Galleria Il Ponte, Floransa. 2010 senesinde çalışmaları Moskova’da bulunan Russian Academy ve Herford’da bulunan Marta Museum’da sergilenmiştir. 2014 yılında “VAF” Ödülü’ne seçilmesi ile Sindelfingen’de bulunan Schauwerk Müzesi, Kiel’de bulunan Stadtgalerie, ve Perugia’da bulunan Palazzo Penna’da çalışmalarını sergilemiştir.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.