Ali Şimşek, Kriz ve Kritik, Agora Kitaplığı

Share Button

Ali Şimşek

Kriz varsa eleştiri var!

Kriz varsa eleştiri var! Yunancadan Latinceye uzanan soyağacında kritik yani eleştiri aynı zamanda bir sarsıntıya, krize gönderme yapar. Kelimenin etimolojisi ortaktır.

1960 sonrası ivmelenen ama kendi meşruluğunu 1990 sonrası gerçekleştiren Contemporary (Çağdaş Sanat) tam bir yıldız şimdi. İzlenimcilikten Dada’ya inceden sızan ve modernizmi belirleyen, ironi, “yoğun farkındalık”, “yeniden temellük”, “anıştırma (pastiş)” ve parodi bugün sanatın tek yöntemi haline gelmiş durumda. Sanat sadece kendisine referans yaparak var olabiliyor artık. Baudrillard’ın deyimiyle: Yaratıcı eylem bile kendisini kopyalayarak kendi işleyişinin işaretinden farksız hale geliyor artık. Bir ressamın konusu ne resmettiği değil; resmediyor olmanın kendisidir. Resim resim yaptığı gerçeğini resmeder. Sürekli kendi üstüne kıvrılan,matlaşan bir sanat severlik hali… Bir tarafıyla sanat izleyicisi, anlamadığı ve keyif almadığı bir süreci senaryoya uygun yaşamak zorunda kalıe.

Bienaller, küratörler, küresel organizasyonlar ve burjuvazinin artan ilgisi onu vazgeçilmez kılıyor.

Dilimizde çağdaş-güncel ikilisiyle karşılanan Contemporary bir tarafıyla diğer alanları sömürgeleştiren, dışlayan bir imparatorluk inşaa ediyor. Kendini tek ve biricik alan olarak sunuyor.

Yerleştirmeler, performanslar, video art, yeni medya, dökümantasyon…. Kavram ve text’in egemenliği yaşadığımız aynı zamanda… Ne anlatıyor?

Çağdaş-güncel sanat, pentürü, lirik tahayyülü, ekspresyonizmi, konvansiyonel anlayışları geri plana itiyor. Kavramsalın imparatorluğu kuruluyor…

Çağdaş sanat günümüzün yıldızı. Dünya tarihinde olmadığı kadarıyla büyük paraların dolaştığı bir ucu Dubai şeyhlerine uzanan bir küresel ağ aynı zamanda. Masanın üzerinde duran bir kül tablası ummadığınız anda bir sanat yapıtı olabilir dikkat edin. Seven de var sevmeyen de… Ne var bunu ben de yaparım diyen de…   Cağdaş sanat neredeyse politikayı ve felsefeyi ikame etmeye çalışıyor.

Bir sergi dolaşmak metinler yığını içinde kaybolmaya benziyor. Artık tek bir dert var: Ne anlatıyor?

Ali Şimşek Agora Kitaplığı’ndan yayınlanan son kitabı Kriz ve Kritik’te ressamlığın ve bohemin sonundan sanatçının burjuvalaşmasına birçok konuyu tartışıyor.

mini - _DSC2807

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.