Kent Ağrısı, Beşir Bayar, Leonardo Sanat Galerisi, (13 Kasım – 13 Aralık 2015)

Share Button

afiş 2015 istanbul

MEKANSIZ KİMLİKLER, KENT İZLEKLERİ

Neredesin? Buradayım, 20.yy. da kent yığınımın altındaki tebeşir izli kaldırımdayım…

Beşir Bayar, imgeleminde arkeolojik bir kazı yapar gibi resim yapıyor; belki de zaten resim yapmasının sebebi de bizzat bu arayış. Kimliğine, varlığına, bu toplumda, günümüz dünyasında ve hatta bu evrende kapladığı yere dair sorgulamaları… Gazete, dergi sayfalarında biriken göstergeler bazen kolajlanarak bazen de kopyalanarak yer aldıkları resimlerinin içerisinde aynı dış gerçeklikteki gibi yerlerini, yurtlarını ilgi, ilişki ve alakalarını; anlamlarını arıyorlar tanıdık bildik günümüz sokak betimlemeleri içerisinde. Aslında eğilip bükülen, deforme edilen, uzatılan, kesilen, eklenen ve hatta iki boyutlu derinliksiz bir yüzeye bile indirgenebilen mekânlar bu resimlerde özneden yana bir bakış sergileyen iç gerçekliğin mekânları oluveriyorlar. Bu resimlerde sanatçının elinde mevcut çarpık dış gerçeklik daha da çarpık bir iç gerçeklik şeklinde yeniden bu sefer bir ilişkisellik, bir sentez arayışında gözlerimiz önünde gelişiyorlar. Rastlantısal ve kaotik görünen kentin bu eserlere konu olan içsel hesaplaşmalarda başka türlü bir kurgusu bir ilişkiselliği olma ihtimali ve hatta belki de öyle bir ilişkiselliğin yokluğu ihtimali sanatçının nihilizme dek pencereler aralayan sözü olarak gözlerimizde yankılanıyor. Yine de kuran, kurgulayan, yeniden ve sürekli üreten sanatçı vurgusuyla Bayar, umudu içeride bir yerlere, suret ve gölgeleriyle kaybolmuş insanların özellikle de çocukların kısa şortlarının her iki ceplerine de dolduruyor.

Her sabah bizzat şahit, taraf hatta sebep olup olmaya çalıştığı bu kimlik gerçeklik paradokslarındaki kesişmelere Bayar, bir öğretmen olarak hepimizden daha yakından, ta içerden bakıp kendi küçüklüğünü hepimizin küçüklükleriyle oyun oynamaya davet ediyor. Her yeni resminde yeniden yeni oyunlara, en çok da saklambaç oyununa!

Öğr. Gör. M. Aydın Avcı, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi

13 Kasım-13 Aralık 2015, Leonardo Sanat Galerisi

Açılış: 13 Kasım Cuma Saat: 18.30

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.