Tin, Birsen Yurdaer, Art212, (03-14 Mart 2016)

Share Button

TİN 1 - Birsen Yurdaer

Birsen Yurdaer, “TİN” kişisel sergisi ile 3-14 Mart 2016 tarihlerinde ART212 Sanat Galerisi’nde…
“TİN” sergisinde sunduğu çalışmalarında Birsen Yurdaer, evreni mikroskobik bakışla inceliyor, hücresel ve atomik formları çıplak gözle algılanır boyutta tuallerine aktarıyor. Su yosunu, karbonat, kan gibi somut, gözle algılayabildiğimiz şeylerin aslında özünde nasıl olduklarını görünür kılıyor, var olanı daha yakından gösteriyor…
“TİN”
İnsan düşünüyor; “Bilmek, anlamak, kavramak istiyorum! Beynimin ve kalbimin her zerresine kadar bilen hisseden bir bilinci hayal ediyorum..Gün ışığında bile kifayetsiz zavallı algımın ötesine geçmek ve kusursuz evreninen ince en derin noktalarına varmaya çabalıyorum… Henüz nereye kadar ulaştım bilmiyorum çünkü başını sonunu bilmediğim bir yoldayım… İlerledikçe…İlerlemek mi? Hangi yöne gidiyorum geriye mi ileriye mi ?Ve nereye? Bilmiyorum? Bildiğim tek şey var; Hissettiklerim! Keşfettikçe artan hayranlığım, saygım, sorumluluğum, kavradıkça yoğun ve kaçınılmaz bir sevgiyle bağlanışım, esaretim, içinde kayboluşum, anladıkça, yaklaştıkça “aynı” olduğum… Bu nasıl bir varoluş, çeşitlilik, renklilik, hiçbir şeyin çelişmediği bu ahenk!Bu ne incelik !Bu nasıl bir plan , makrodan mikroya her detayı şaşmaz bir matematikle birbirine bağlanmış, insan algısının kusur bulamayacağı bir evren ve ben neresindeyim, nasıl bir şeyin içindeyim? Evrenin sırları hiç bitmeyecek mi? Bazı cevaplara ulaşıyorum, karşıma yeni sorular çıkıyor”
Evren, bu dünyayı meydana getiren ve bilgimizin konusu olan nesneler, sonlu bireyin, insanın zihninden başka bir zihnin eseri olabilir mi? Bilginin nesneleri ve dolayısıyla bütün bir evren, mutlak bir öznenin, aklın ya da TİN’in ürünü müdür?
Atom altı evrenin muhteşem tasarımını anlamaya, hissetmeye, özde olanı görünür kılmaya ve paylaşmaya çalışan Birsen Yurdaer, evreni mikroskobik bakışla inceliyor, hücresel ve atomik formlarıçıplak gözle algılanır boyuttatuallerine aktarıyor. Bu yolla evrenin ruhuna, yaradılış ve varoluş ilkelerinin özüne, TİN’e doğru biraz daha yaklaşmak isteyen Yurdaer’ın çalışmaları plastik anlamda soyut çalışmalar olsa da aslında varlığın mikro düzeyde gerçekçi formlarını göstermektedir.
Evrenin mikro düzeyde her bir parçacığı ve verdiği resim bizlerin var olan her şeye bakış açımızı etkileyecek nitelikte olduğuna inanan Birsen Yurdaer, “Bilim dünyaya anlam vermenin deneysel yönü. Mikroskobik boyutta evreni gözlemliyorum. Her var edilmişşeyin özü, değişik biçimlerde ve oranlarda evrenin atom altı yapı taşlarından oluşuyor. Parçası olduğumuz muhteşem bütünde varlığın ne kadar değerli olduğunu ve sorumluluklarımızı hatırlatmak istiyorum.”
Mikro evrende, dalgalar ve parçacıklar aslında birbirinin zıddı değil birbirlerini bütünler nitelikte ve her bir parçanın bu koca evereni temsil eden bir kesit olduğunu kabul edersek her bir varlığın, evreni ve yaratıcısını anlatan ipuçları olduğunu düşünebilir, hissedebiliriz.
Bu bizi ortak evrensel görüşe, bugün dünyada cereyan eden tanık olduğumuz yıkıcı ve mutsuz olayların olmadığı başka bir yaşam bilincine götürüyor bizleri. İşte Yurdaer çalışmalarıyla buna dikkat çekmek istiyor.
Her şeyin özündeki birlik düşüncesi,görünüşte farklı yaşam formlarına karşı duyarlı olmayı, evren ve insan arasındaki bağın evrensel bir yasa olduğu bilincini oluşturuyor.Böylecealgıladığımızın dışında da farklı alemlerin,boyutların olduğunu dikkate alarak bedenimizi, ruhumuzu evrenin sırları karşısında baskılamadan anlayıp özgürleşebilir, ufkumuzu genişletebiliriz. Henüz insan yok iken evrensel bilincin ve ruhun var olabileceğini düşünebilir, varoluşun özüne, temel ilkelerine varabiliriz.
Birsen Yurdaer, işte atom altı mikro dünyadan kesitler sunarak her şeyin aynılığına ve birliğine gönderme yapıyor.Bilimle sanatı birleştirerek yaşama bakan Yurdaer, sanatın, beş duyu ile algıladığımız şeyleri yansıtmak değil, bunun ötesine, var olana daha yakından bakmak ve yeni bir bakış açısıyla yorum getirmek olduğu inancıyla hareket ediyor. Çalışmalarında mikro detayları makro ölçekte görünür kılmaya gayret eden sanatçının bu yaklaşımı, hayata bakış açısını da yansıtmaktadır.
Birsen Yurdaer’ın kişisel sergisi “TİN” 3 Mart’ta saat 17:30’da yapılacak açılış daveti ile başlayacak. Sergi, Pazar ve resmi tatil günleri hariç saat 10:00-18:30 saatleri arasında, 14 Mart’a kadar izlemeye açık olacak.
www.birsenyurdaer.com
www.lebriz.com
ART212 Sanat Galerisi
Kadırgalar Cad. Açık Hava Apt. 8-B Nişantaşı, İstanbul, 0 212 240 2282

Bilgi İçin:
Marjinart Kültür Sanat PR İletişim Danışmanlığı
Handan Terzioğluhandan@marjinart.com.tr
0212 251 16 22
0532 626 63 35

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.