
Belkıs Balpınar, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Tekstil Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin Halı Bölümü’nde küratör, İstanbul Vakıflar Halı ve Kilim Müzesi’nde kurucu müdür olarak çalıştı. 1986’dan bu yana ise geleneksel kilim dokusunu kullanarak “artkilim” denilen sanat dalının öncüsü oldu. Araştırmacı ve yazar olarak kilim ve halılar hakkında kitap ve makaleler yazan sanatçı ayrıca yurt içi ve yurt dışında bu konuda konferanslar veriyor.
Çalışmalarında geleneksel kilim motiflerinden yola çıkarak çağdaş sanat anlayışı ile özgün yorumlar getiren Balpınar, kompozisyonlarında evrendeki uzamsal düzlemlerden yaralanıyor. Yerel olan bir kültürün izlerini mikrokozmostan evrensele giden bir makrokozmosa taşıyor.

Anadolu kadınlarının el dokuması olan kilimleri çağdaş sanat anlayışı içinde modernize eden, dokumayı bir tuval yüzeyi gibi kullanan sanatçı, kendine özgü oluşturduğu teknik ve tasarımlarla “tekstil-art”ın Türkiye’deki önemli temsilcilerinden biri.
Belkıs Balpınar, kilimlerinde orta koyduğu form ve dokunun estetiği ile plastik dilin imkânlarını birleştiren bir sanatçı. Geleneksel Anadolu kilimlerindeki, renkler, semboller, motifler ve tekstilin kendine has dokusu ile artistik bir tavırda üretimler yapmaya devam ediyor. Balpınar, yaşamın temel elamanlarını, evrenlerdeki form ve hareketlerin yorumunu kendine ait bir ekspresyon ile ifade ediyor. Yerelden evrensele, geleneksel olandan çağdaşa geçiş yapan bu tasarımlar, uzayı, temel parçacıkları, hücreleri sembolize eden evrenin bir kesiti gibi.

Sanatçının kuantum fiziği ve kozmos konusunda yaptığı araştırmalar, çalışmalarında kendisini hissettiriyor. Çizgisellik, doku, yüzeyler, renkler birbirini bütünleyen bir kompozisyon içinde mikro evren gibi.
Hareketin parçalar arasındaki yönü, yüzeye yaklaşan ya da yüzeyden kaçış hareketleri, sürekli hareket eden ve değişen evreni yansıtıyor, adeta.

Sanatçı, insanlığın en eski üretimi olan halı, kilim gibi dokuma biçimleri ile sanat yapmayı seçmiş. Halı, kilim gibi dokumaları, tekstili kullanarak en eski el sanatını kreatif bir sanat yapma biçimine dönüştüren sanatçının üretimlerinde plastiğin estetize hale bürünen renk, doku ve kompozisyonlarının yanında uzaysal bir derinlik ve espası takip etmek heyecan verici.
*“Çağdaş 1985” Mine Sanat Galerisi 30. Yıl Kitabından revize edilmiş bir yazı, Mart 2015, İstanbul
