Detay, BLOK art space, (06.04. – 12.05.2016)

Share Button

detail2_low

DETAY

sERGİ: 06.04.2016 – 12.05.2016

AÇILIŞ: 05.04.2016, 18:00

Sanatçılar: Andrea Facco, Burak Dikilitaş, Buşra Tunç, Cansu Çakar, Emin Mete Erdoğan, John von Bergen, Marco Di Giovanni, Sadık Arı

Algılayamadığımız küçük detaylar her şeye karar verir.

―W.G. Sebald, Vertigo

“Detay” sergisi sekiz sanatçının kaçırdığımız, kaçırmak istediğimiz, görmezden geldiğimiz, göremediğimizi düşündüğümüz tüm detaylara farklı açılardan yaklaştıkları bir incelemedir. Detayı bir teknik olarak da ele alabilen bu sanatçılar, izleyicileri görünenin ötesine çağıran işler üreterek, günümüz sanatında eser ile izleyici arasındaki mesafeyi kapatmaya çalışıyorlar. Detay sergisi daha çok üretim sürecinin kendisine yoğunlaşan, farklı teknikler kullanan bu sekiz sanatçının ele aldıkları detayları inceleme biçimlerine de odaklanıyor. Bu sayede her bir sanatçının kendi “detay” yorumları da serginin ana hattını oluşturuyor.

Detay, bir kafa haritasını ve bir cetveli gerekli kılar. Tıpkı bir kaç yüz bin galaksinin yüz metreye altmış beş milimetre bile olmayan bir açıklıktan görüntülendiği bir Hubble derin uzay fotoğrafı gibi.

Burak Dikilitaş

‘Detay’ ölçeksizdir. Gözlemci ve gözlenen arasındaki mesafe, detayın anlamını değiştirir ve detayı sorgulatır. Mikroskoptan bakılan ile teleskoptan bakılan her iki durum da detayı tanımlar. Makro ölçekte uydu görüntüleri yeryüzündeki imgeleri gözlemci için detaya dönüştürür; mikro-makro dünya, algı olarak benzer noktadan okunur. Detayın anlamı yakınlık-uzaklık ilişkisi üzerinden tarif edilebilir mi? Gözlemcinin imgeye arasındaki mesafeye göre kurduğu ilişki sorgulanabilir mi?

Buşra Tunç

Önemsiz görünen bir detayı gösterebilmek için bütünü atmak, yani yorganı yakıp pirenin resmini yapmak, özü anlamlı kılmak için rehber olabilir. Her bir detay, pratikte bütünün sonsuz miktarda yeniden üretimini sunduğu için kıymetlidir.

Cansu Çakar

Her şeyin yeniden başlayacağı zaman… En küçüğün kuralları ile en büyüğünkiler arasındaki ilişkiyi çözmüş, her şeyin teorisini bulmuş bir aklın şekillendirdiği dünya nasıl olurdu?

Emin Mete Erdoğan

“Şeytan ayrıntıda gizlidir” söyleyişi en büyük projenin bile en küçük parçalarının başarısına bağlı olduğunu anlatır. Bana göre sanat eserlerindeki detaylar sanatçının imzasıdır; kişinin odağının bir saniyeliğine bile olsa kaymasına ve yeni bir deneyimin “meta” seviyeye ulaşmasına izin verir.

John von Bergen

Bir şeyin detayı her zaman başka bir şeydir; gittikçe derine inip maddenin özüne ulaşıncaya kadar detayın detayı keşfedildiğinde içinde yaşadığımıza benzer büyük bir dünyanın kapıları açılacaktır. Burada ise kendi içindeki etkileşimleri düzenleyen bir diğer fiziksel yasalarla karşılaşılır.

Marco Di Giovanni & Andrea Facco

İşlerimin çoğunda konu ne olursa olsun doğayla bir bağlantı kurmayı seviyorum. Doğanın kendisi de oldukça karmaşık olduğundan işlere de bu detay olarak yansıyor. Doğayı taklitten çok onu anlayıp onun gibi işlemeye çalışıyorum; tekrar etmeyen asimetrik, her biri kusurlu ama bir şekilde kusursuza evrilen detaylar görüyorum doğada, bununla birleşmeye çalışmak yaratım sürecini bir meditasyona çeviriyor.

 Sadık Arı

Sergi ile görünmeyen sınırları, detayların fark edilmesiyle oluşan yeni alanları, ışığın kırılma noktalarında yarattıklarını, Francis Bacon’ın göz bebeğini, tozun içinde biriktirdiklerini, uzayın derinliklerini ve birbirine geçmiş, dikkatlice bakılmaz, bakmaya vakit ayırılmaz ise ayırt edilemeyecek tüm detayları birlikte incelemeyi hedefliyoruz.

Nisan ayı süresince sanatçıların katılımları ile kendi “detay” teknikleri ve ele aldıkları ana konuları BLOK art space’de farklı günlerde buluşarak tartışmaya açıyoruz.Sergi, 6 Nisan – 12 Mayıs 2016 tarihleri arasında BLOK art space’de gezilebilir, herkesi bekleriz.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.