
Türk sanatının değerli ismi Prof. Dr. Şadan Bezeyiş 91 yaşında aramızdan ayrıldı. Şadan Bezeyiş’i rahmetle anarken kederli ailesine ve dostlarına en derin taziyelerimizi sunuyoruz.
Prof. Dr. Şadan Bezeyiş, 1926’da Adapazarı’nda doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü’nü 1951’de birincilikle bitirdi.1952’de İDGSA tarafından seçilerek, Milli Eğitim Bakanlığı, İTÜ Rektörlüğü ve İtalyan Kültür Ateşeliği ortak kararıyla ihtisas yapmak üzere İtalya’ya, ROMA GÜZEL SANATLAR AKADEMİSİ’ ne gönderildi.1954’te Akademinin Mimarlık Sanatları Yüksek Dekorasyon Bölümü’nü birincilikle bitirerek doktora diplomasını aldı ve Lodevole (Üstat) akademik payesiyle ödüllendirildi.(Uluslararası) Güzel Sanatların hemen her dalında aldığı üstün başarı ödülleriyle 1955’te yurda döndü. Resim ve Heykel çalışmalarına paralel olarak, mimari dekorasyon alanında da Serbest meslek uygulamaları yaptıktan sonra, 1956’da İTÜ Mimarlık Fakültesi’ne asistan olarak atandı. 1958’de Uluslararası Venedik Bienali’nde ve Lugano Uluslar arası Yarışması’nda yapıtlarıyla Türkiye’yi temsil etti.1958-1960 yıllarını doktora üstü çalışmalar yapmak üzere gönderildiği İtalya’da geçirdi. Resim heykel ve mimarlık arasındaki bağlantılar konusunda mesleki incelemeler de bulunan Şadan Bezeyiş 1960’ da doktora üstü PERFERZİONAMENTO Akademik Bölümü diplomasıyla birlikte yurda döndü ve İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde öğretim üyeliği görevine atandı.1951’den bu yana çok sayıda ulusal sergiye katılan, uluslar arası sergilerde Türkiye’yi temsil eden, sayısız kişisel sergiler, açan, çalışmalarıyla pek çok ödüller kazanan, Prof. Dr. Şadan Bezeyiş ayrıca Ulusal ve Uluslar arası müzeler ve kamu kuruluşlarında eserleri bulunmaktadır.Türkiye İş Bankası’nın 1989’da resim dalında verdiği “Sanat Büyük Ödülü” nün de sahibidir. İTÜ Rektörlüğü Güzel Sanat Bölümü Başkanlığı ve ayrıca İTÜ Rektörlüğü Soysal Bilimler Enstitüsü Görsel ve Çevresel Sanatlar Dalı Başkanlığı ve diğer Üniversiteler Yüksek öğretim kurumlarında öğretim üyeliğinde bulunmuştur.

Hakkında KolajART
KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır.
Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir.
Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır.
Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.