Retrace: Memory and Scenery, Sıtkı Kösemen, Berlinartproject, (15 Aralık’a kadar)

Share Button

 

 

Isimsiz, Memory and Scenery serisinden_2017_Cprint_105x140cm_

BERLINARTPROJECTS sonbahar sezonunu ünlü Türk fotoğraf sanatçısı Sıtkı Kösemen’in işlerinin   yer aldığı Retrace: Memory and Scenery (İzler: Bellek ve Manzara) sergisiyle açmaktan mutluluk duyar. Bu sergi, galerinin fotoğraf sanatıyla bağını güçlendirirken, Berlin izleyicisini kişisel anı ve manzaraları yansıtan görsel bir gezintiye çıkararak kendi yolunu  çizmeye davet  ediyor.

Boş alanlar, duvarlardaki eskimiş gazete kupürleri, insan figürleri, işaret ve izlerle dolu ufuk çizgisi benzeri görüntüler bir çeşit déjà vu hissi yaratarak serginin çerçevesini belirliyor. Sıtkı Kösemen, İstanbul, Ortaköy’de yer alan ve daha önce gitme ihtimalimizin oldukça az olduğu, eski Musevi Lisesi’ne atıfta bulunduğu bir dizi çalışmasıyla kolektif hafızamızı uyandırarak, kültürel bir üretim olarak manzaraya dair önyargılarımızla oynuyor.

«En derin ihtiyaçlarımızdan biri kimlik ve aidiyet algısıdır. Bunların ortak paydası da, insanlığın manzaraya olan bağlılığı ve uzam ile manzara içerisinde nasıl kimlik bulduğumuzdur. Dolayısıyla manzara sadece ne gördüğümüz değil, bir görme biçimidir.» sözleriyle fotoğrafik yaklaşımını açıklayan Kösemen, aynı zamanda bu terk edilmiş okulu ilk keşfettiği 2012 yılından izlenimlerini çağrıştırıyor. Erkekler yurdunun duvarlarını kaplayan, 70-80’lerden kalma Pazar gazetesi  ilavesinde görebileceğimiz pin-up kadın figürleri sanatçıyı bir  anda  kendi  okul  yıllarına  götürüyor. “Proust’un Madlen Keki”nin bıraktığı  etki  gibi  anılar,  kişinin  kendi  belleğinin, önceden edindiği bilginin ve süreç  içinde ya  da  kısa  sürede  topladığı görsel parçaların  incelikli bir biçimde bir araya getirilmesiyle harekete geçiyor. Bu durum, hafızayı ve kimliği güçlendiren yeni bir vizyon yaratıyor.

Büyüdüğümüz, geliştiğimiz ve geçip gittiğimiz yerler dışında bizi gerçekte ne tanımlıyor? Ev, aidiyet ve kimlik kavramları son yıllarda farklı anlamlar kazanıp yeniden tanımlanmış olabilir. Yalnızca aşırı kentsel büyüme, göçler, hızlı iletişim, bilişim ve teknoloji çağı değil; küresel çatışmalar, totaliter rejimlerin bölgeyi farklı şekillerde kullanması da çevre kavramını ve mekan algımızı dönüştürüp şekillendiriyor. Kapsamlı ve değişmez görünen bir manzara, barınak oluşturmada sınırlarını ve kırılganlığını ortaya koyabiliyor.

Sanatçı geride kalan izler yoluyla, hafızasının parçaları arasından belirli bir mekanda ortaya çıkan hatırlama olgusu ve aidiyet duygusunu, bireysel ve kolektif kimlik oluşumunun bir parçası olarak inceliyor. Bu kavramlarla ilgilenirken, araştırmasının merkezine belirli bir jeopolitik bağlamda ele alınan insan figürünü yerleştiriyor. Kösemen, 2014 yılında Invisible (Görünmez) serisiyle kadının Türk toplumundaki yeri ve algısını ele almıştı. Burada, Retrace: Memory and Scenery (İzler: Bellek ve Manzara) sergisiyle kendi vizyonu ve ortak kültürel tarihimiz arasında ustaca dengelenmiş buğulu, şiirsel ve özgün bir atmosfer yaratıyor; seyirciyi sergilenen manzaranın merkezine koyarak onun kendi hafıza ve kimliğinin izini sürmesine olanak sağlıyor.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.