NEŞE İKBAL ŞEN VE AHMET GÜNEŞTEKİN DAVASININ SONUCU

Share Button
NEŞE İKBAL ŞEN

NEŞE İKBAL ŞEN

“ Yüz Yıllardır Tekrarlanarak Kullanılan Tema,  Form, Doku ve Tekniğin

Kimseye Atfedilecekve Mal Edilebilecek Unsurlar Olmadığını

Mahkeme Kararıyla Öğrenmeye Gerek Var mıydı? “

Ahmet Güneştekin

Ahmet Güneştekin

 

2013 yılında Ahmet Güneştekin’in Neşe İkbal Şen hakkında intihal suçlamasıyla birlikte yapılacak müzayedeye ihtiyati tedbir koydurmak amacıyla açtığı ve basına intikal eden davayı benim için ilginç kılan; Ahmet Güneştekin’in yüzyıllardır bu coğrafya dâhil dünyanın birçok yerinde kullanılan tema, form, doku ve tekniği sahiplenerek başka bir ressama “…bunları kullanamazsın, intihal yapıyorsun …” diyerek dava açmasıdır.(1)

Neşe İkbal Şen

Neşe İkbal Şen

Tepe Müzayede tarafından konunun UPSD Uluslararası Plastik Sanatçılar Derneğine intikalinden sonra UPSD Yönetim Kurulu cevabında;“… Hiç kimsenin “….Şu eser ya da bu sanatçı, şuna ya da buna benziyor, bu nedenle bunu sergileyemezsin, satmazsın, müzayedeye koyamazsın”  şeklinde başka kişi ve kurumlara baskı yapma hakkı olmadığıdır. Zaten ortada aşırı bir etkileneme veya benzeri aşırı paralellikler varsa, bunlar kendiliğinden ortaya çıkar ve sanat ortamında zaman içinde dengeleri bulur, gerçekler ortaya çıkar. En azından şunu söyleyebiliriz ki; Türk veya Uluslararası sanat ortamlarında birbirlerine şaşılacak derecede benzeyen birçok sanatçı örneği vardır. Bu sanatçılar kariyerlerine birbirinden ayrı olarak devam etmişler ve bu tartışmalar her zaman belirli oranlarda ola gelmiştir. Dolayısıyla UPSD olarak, hiçbir sanatçının eserinin sahte veya çalıntı veya sanatçının rızası dışında olmamak kaydıyla, bir yerde sergilenmesi veya satışa konmayla ilgili  “benzerlik”, veya “olası etkilenmişlik” kavramları üzerinden bir kısıtlama, bir baskı, bir engellemeye götürülemeyeceğini ifade ederiz. Bize aktardığınız konuyla ilgili süreci izliyor olacağız.” şeklinde açıklamalarda bulunulmuştur.

Ahmet Güneştekin

Ahmet Güneştekin

Buradan anlaşılacağı üzere muhtemelen Tepe Müzayede’ye bir kaynaktan Neşe İkbal Şen’in eserlerinin müzayededen çıkarılması konusunda baskı içeren bir talepte bulunulmuştur.

Söz konusu resimlerin bir kısmının görselleri ile dava dilekçesini de inceledikten sonra her iki ressamın resimlerini izleyen bir sanatsever olarak davanın ret edileceği kanaatine kısa sürede  ulaştım. Devam eden bir dava hakkında görüş beyan edilemeyeceği için hukuka saygılı bir kişi olarak susup sonucu beklemekten başka yolumuz yoktu.

Neşe İkbal Şen

Neşe İkbal Şen

Davanın Yargıtay süreci sonunda bana iletilen dava dosyasının fotokopilerini inceledim.  Aşağıdaki bilgilerin tamamı dava dosyasındaki belgelerden aynen alınmış ve dava seyri hakkında yorum yapmadan sanatseverler bilgilendirilmeye çalışılmıştır.

Ahmet Güneştekin

Ahmet Güneştekin

Ahmet Güneştekin avukatı aracılığıyla 17.01.2013 tarihinde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Başkanlığı’na başvurarak;  kendisine ait özgün eser, tasarım, motif ve benzeri unsurların Neşe İkbal Şen tarafından izinsiz kullanıldığı nedeniyle Neşe İkbal Şen’e ait eserler hakkında öncelikle ve ivedilikle Fikir ve sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK)  77. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve FESK Md. 66 ve devamı maddeleri gereğince tecavüzün ref’i talebinde bulunmuştur.

NİŞ 4

Önce tek kişilik ressam bilirkişi, daha sonra ise ressam ve hukukçudan oluşan iki kişilik bilirkişi heyeti raporu mahkemece incelendikten sonra davacının resimleri  ile davalının resimleri arasında bir intihalin söz konusu olmadığı sonucuna mahkemece karar verilmiştir.

Konu Ahmet Güneştekin tarafından Yargıtay’a taşınmış, yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 26.11. 2015 tarihinde davacının karar düzeltme talebinin ret edilmesine ve 26.10.2017 tarihinde de davacının karar düzeltme isteğinin REDDİNE karar vermiştir. Ahmet Güneştekin; Neşe İkbal Şen hakkındaki intihal suçu ile ilgili davada gelinen bu aşamada tüm hukuk yollarını geçerek sonuca ulaşmamıştır.

Netice olarak;  son dönemde özellikle sosyal medya üzerinden intihal konusunda hemen her gün çok sayıda bilgi sahibi olmaktayız. Sanatçının yaratıcılık temeli üzerinde yükseldiğine ve sanatın hangi dalıyla uğraşırsa uğraşsın herkesin İntihal konusunda son derece duyarlı davranması gereğine inanır ve özellikle özgün eserler üretilmesine de önem veririm.  Eserlerinin özgün çalışmalar olduğu iddiasında bulunan bir ressamın makul, geçerli ve özellikle saygılı tepkisine de hak veririm. Çalışmasının başka bir ressam tarafından intihal eylemine konu olması karşısında da ressam tarafından hukuki yolları aramak onun doğal hakkıdır, ancak; yüz yıllardır tekrarlanarak kullanılan tema,  form, doku ve tekniğin kimseye atfedilecek ve mal edilebilecek unsurlar olmadığının bilinmesi gerekirken bunları mahkeme kararıyla öğrenmeye gerek var mıydı?

Bu dava sonucunda  Neşe İkbal Şen ; Ahmet Güneştekin hakkında hangi yolu izleyeceğini zaman içinde göreceğiz.

 

  1. http://www.medyafaresi.com/haber/gunestekinden-ikbal-sene-intihal-iddiasi/100345
Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.