Geçmiş Zaman Olur Ki, Deniz Gökduman, Do Art Galeri, (01-13 Ekim 2021)

Share Button

Lütfiye Bozdağ: Bir Sanatçı Portresi: Deniz Gökduman

Yaşadığı döneme eleştirel bir okuma ile yaklaşan Deniz Gökduman, resimlerinde bu ironinin izlerini, plastik dilin dışavurumu üzerinden sürüyor. Toplumsal hayatın içindeki sorunsallar sanatçının resimlerinde yer alan konsepti belirliyor. Politik meseleler, toplumsal sorunlar, kadın sorunu Gökduman’ın çoğunlukla yer verdiği konular olarak karşımıza çıkıyor.

Resimlerinde fotogerçekçi dijital illüstrasyonlardan yola çıkan sanatçı, tuval üzerine akrilik boya tekniği ile popüler kültür öğelerinden birebir yararlandığı, dijital bir görüntü üzerine odaklanıyor. Sanatçının fotoğrafik bir görüntüden hareket ettiğini ancak, asıl amacının bu görüntüyü yakalamaktan çok, konuyu ironik bir biçimde sorgulamak olduğunu görüyoruz. Özellikle tüketim kültürünün imgelerinden yola çıkan sanatçı, gündelik hayatın sıradan görüntülerini, göstergeler bombardımanı içinde görünen ve kaybolan imgeleri ele alıyor. Gökduman’ın resimlerinde pop ikonlar ya da gündelik hayatın içinden popüler insanlar, gerçek ile gerçeğin asla yakalanamayan ara yüzleri olarak göstergeye dönüşen ikonografik ögeler olarak analiz ediliyorlar.

Do Art Galeri – Deniz Gökduman

Resimlerinde anlık dijital izlenimlere, renklerin dokusal olmayan düz yüzey boyamaları ve kontrastlık armonisi ile karşılık veren sanatçının, derin bir anlamlandırma çabasından ziyade popüler kültürün gelip geçiciliğine referans veren yüzeysel tasvirleri dikkati çekiyor. Yararlandığı dijital fotografik imgeler ile aslında gerçeklik duygusundan çok, sürekli yer değiştiren, kalıcı olmayan yapay bir gerçekliğe işaret ediyor.

Gökduman’ın tuval üzerine akrilik boya ile çalıştığı figüratif resimlerinde belirgin bir şekilde yer alan konturlara, parçalanmışlıklara, sınırlara yer vermesi, gerçeğin parçalanmışlığına tekabül eden bir sorgulamayı gündeme getiriyor. Bu parçalanma tüm resimlerinde ve portrelerinde de karşımıza çıkıyor. Bölünmeler, sınırlar, parçalanmalar tam da günümüz insanın, parçalanmış ve kendine yabancılaşmış ruhunu yansıtan parçalanmış imajlar olarak sembolleşiyor.

Seyed Davoud & Deniz Gökduman, Do Art Galeri

Pop sanatın başlıca konularından biri olan kadın konseptini popüler kültürün bir parçası olarak ele alan sanatçı, çağımızın arzu nesnelerinden biri hâline getirilen kadını, erotik bir imaj içinde resmediyor. Şehveti, şuh ve davetkâr duruşu ile arzu nesnesi olarak sunulan kadına bakmaya, izleyiciyi adeta zorluyor. Gökduman, resimlerinde, cinsellik yüklenmiş seyirlik bir nesne hâline getirilen kadını, kırmızıya boyanmış dudakları ve baygın bakışlarıyla, arzu nesnesi olarak resmediyor.

Sanatçı, geçmişin ikon kadınlarından günümüzün medyatik kadınlarına uzanan süreçte kadına yüklenen toplumsal cinsiyet kodlarının ve hapsedilen bedeninin maruz kaldığı durumu da deşifre ediyor. Medyatik olmanın göstergesinde yine arzu nesnesine dönüşen, reklam ürünü hâline gelen kadını ele alırken, şaşalı, ihtişamlı, abartılı, gösteri toplumuna ve popüler ikonlara dönüşen, mutluymuş gibi görünen ama mutsuz olan bedenleri ve ifadesiz suratları ironik bir çerçevede ele alıyor.

Özlem Üner & Deniz Gökduman, Do Art Galeri

Gökduman, ister kadın olsun ister erkek, yarattığı pop ikonlarıyla çağın tüketim çılgınlığı içinde parçalanan bilincimizi, kendine yabancılaşmayı, özünü arayan insanı sanatın temel öğelerindeki biçimsel parçalanmalar içinde, plastik dilin olanaklarıyla sorguluyor. Sanatçı, bu sorgulamalarında özellikle popüler kültürü, pop sanat tavrını andıran bir resim üslubu içinde irdeliyor, konturların oluşturduğu alanları renk tonlarıyla yumuşatırken dijital etkisi veren ama plastik tattan da ödün vermeyen bir üslup içinde yorumluyor. Tüketim kültürünü ve reklamı adeta yücelten Pop-Art’ın hazır imgelerinden ve ikonlarından yararlanırken, popüler kültüre eleştirel bir bakışla yaklaşıyor. Gündelik yaşamının parçası olan nesneleri iki boyutlu yüzeye aktarırken bu nesneleri kavramsal bir bağlamda yeniden kurguluyor.

Foto-Gerçekçi yaklaşımın, bir fotoğraf gibi anı yakalayan, donduran ve zamanı çerçeveye alan durağanlığını, tuvalin yüzeyinde hareket eden, uçuşan harf ve rakamlarla şimdiye taşıması Gökduman’ı kronik foto-gerçekçi dijital illüstrasyonlardan evrilen çağdaş bir üsluba taşıyor. Resimlerinde bazen bir cümlenin ya da bir şiirin mısralarındaki heceleri bazen de rakamları kullanan sanatçı, anlam oluşturmak yerine anlamsız, kopuk, yapısökümcü bir dili tercih ediyor.  O nedenle de harfleri ve rakamları anlam oluşturmak yerine dekoratif-plastik bir öge gibi kullanmayı tercih ediyor, tıpkı Dadaistler gibi. Dadaistlerin anlam oluşturmayan rastlantısal seçkileri, birbiriyle ilişkisiz kelimelerle şiir yazmaları gibi Gökduman da, kullandığı ilişkisiz harfler ve rakamlarla yeni bir kavrayış biçimi oluşturuyor.

Deniz Gökduman, Uyuyan Güzel, 29.5 x 44 cm. T.ü.y.b. 2019.

Gökduman’ın resimlerinde bir yandan ilk bakışta özellikle arka planında izlenimci bir hava hissedilirken, diğer yandan pop sanatının ikonografik dilinden yaralanan yeni bir ara yüz okuması, sanatçının, öznel dışavurumuna ait duyarlılığı, izleyiciye yeni bir kavrayış biçimi sunuyor

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.