“Happy End”, Rafet Arslan, Karşı Sanat, (30 Ocak | 24 Şubat 2024)

Share Button

Rafet Arslan’nın solo sergisi Happy End 30 Ocak Salı günü 18:00’da Karşı Sanat’ta açılıyor…

Rafet Arslan Beyanı

Mutlu Son, yaşam ile ölüm arasında ince çizgide giden varoluşumuz içinde karnavalesk bir estetik arzusuna işaret ediyor.

“51 yaşındayım, sekizinci kişisel sergimi yapıyorum. Ardımda 12 kitap, onlarca fanzin, iki kaset, 20 artbook, kürete ettiğim onlarca proje, festivaller, konserler, bu günlere geldim. Beraber sokak sunumları yaparak büyüttüğüm bir de kızım var. 2011 Yıkım sergisini ya da Şiir Sokakta hareketini doğuran Erekte Şiir Manifestolarını ürettim. Ütopyaya dokunmak, ezbersiz şiir okumak, biraz kafası güzel bir şenliği çağırmak istedim. Disiplinlerarası kavramını soyut bir kelimeden çıkarıp hayat ile sanatın buluşma noktası yapmayı deneyimlemekteyim senelerdir. Aslında sıkıştırılmış öykü ya da şiirler kurgularım ve onları bir hikâye anlatıcısı gibi forma dökmeye çalışırım. Serseri, soytarı, kral ve şifacıyım. Bu benim mutlu sonum.

İstanbul, ben birleşik imgeler ürettikçe beni branşlara ayırdı. Bence artık bu sergiyle birleşik tüm kaplarım şiir, öykü, cobra, sürrealizm, film, düşler, gnosis, ütopyalar yan yana geliyor. Sanatı disiplinize edemezsiniz, sanat disiplinsizdir, liberterdir.

Referanslarımız çok, çünkü onlar birer alıntı değil; onlar ile yaşıyor- üretiyoruz. Asger Jörn, Walter Benjamin, Theodor Adorno, Herbert Marcuse, Philip K. Dick, Komet, Jean Luc Godard, Nazım Hikmet, Hüseyin Bahri Alptekin, Ece Ayhan bu serginin tininde yerlerini alıyorlar.

Zaman içinde travmatik/sadistlik şok imgesinden naif imgeye doğru geçiş yaptım. Kendine has dünyası olan yaratıcılara daha çok bağlandım. Naif imgeler ile dolu, başka varoluşları arayan, yeni formlar arayan bir sergi bu. Mutsuz bir coğrafya da mutluluğu aramaya soyunan bir düşle.

Bu serginin bütünü benim evrenim, benim düşlerim. Şairin dediği gibi dikkat düşlerimin üstüne basıyorsunuz!”
Yalnızız..
Varsılsızız..
Sadece çalışarak mutlu oluyoruz.
Anlam kayıp kuyu,
Ütopya diye bir adaya sığınmışız
Ve tek cephane şiir.
Yaşıyoruz.
İşte bu yüzden, mutlu son- kader bize.
“Mutlu Son” 12.00-18.00 saatleri arasında, Karşı Sanat’ta, İstiklal Caddesi Aznavur Pasajı 6. katta, Pazar hariç her gün görülebilir.

Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.