Erdoğan Zümrütoğlu’nun işlerinin dikkate değer olmasının nedeni, çağdaş sanat dünyasının kayıtsızlığının çok ötesine geçerek izleyicinin üzerinde muazzam bir etki yaratıyor olmasıdır. Figür ve soyutlamalarının birleşimi ile içinde bulunulan zamanın konularının eleştirel yorumlarına olan ilgisine günümüzde ender rastlanmaktadır. Zümrütoğlu’nun özgün gücü, resimlerinin hiç bir zaman göze batan, didaktik ya da polemik olmasına
Kategori: SERGİ
Kara Duyu, Nesli Türk, Karşı Sanat, (08 Mayıs – 08 Haziran 2015)
Kara Duyu’nun izinde…
İlk sergisi “Bedenin Hafızası”yla ilgi çeken Nesli Türk, ikinci solo sergisi “Kara Duyu” resimleriyle Karşı Sanat’ta. “Kara Duyu” beden, ten ve melankoli arasındaki salınımlara odaklanıyor. Nesli Türk’ün resimlerinde bedenin kıvrımları, sivrilikleri ve salgılayan uzuvları, sert fırça darbeleriyle beraber katlanıyor her zaman. Sıklıkla seyrelen ve aniden yoğunlaşan boya tabakası, onu taşıyabilecek bir çizgisellikle
Dönüşüm Süreçleri 2, Ali Raşit Karakılıç, Adana 3. Portakal Çiçeği Karnavalı
KAOTİK YÜZEY ARAYIŞLARI
Denizhan Özer
Mart 2015, İstanbul
Geçmiş yüzyıllardan günümüze kadar geldiğimizde sanatın geleneksel yöntemler dışında farklı arayış biçimlerine -girerek yeni yaratımlarla- yol aldığını görürüz. Özellikle yaşadığımız son zaman diliminde teknolojik ve bilimsel çalışmaların artması sanatçıları bu teknolojiyi kullanarak yeni yaratım biçimlerine yönlendirerek farklı farklı bir sürecin içine sokmuştur. Gelenek bir yandan devam
Düş Yolcusu Sanat Durağı Ümit Erzurumlu Resim Sergisi/ 25 Nisan -8 Mayıs 2015
Sergi 8 Mayıs Cuma gününe kadar, Pazartesi hariç her gün saat 10:00 – 19:00 arası gezilebilir.
Ressam Ümit Erzurumlu 7. Kişisel sergisini 25 Nisan 2015 Cumartesi günü Düş Yolcusu Sanat Durağı Sanat Galerisinde açıyor. Resimlerinin ana temasının hareket olduğunu belirten sanatçı, her şeyin aktığını, hareketin sürekli olduğunu, duran bir cismin dahi aslında hareket halinde olduğunu belirtiyor. Zamanla bu bakışı bir çeşit duyumsama biçimi olarak tüm varlığı
Savunmadan Seken Ruhlar, Galeri Bu, (28 Nisan – 03 Mayıs 2015)
Sanat ve futbol ilk kez bir araya geliyor.
Sanatçı ve Galeri Bu’nun sahibi Umut Yalım, futbolun ekran yüzleriyle yaptığı söyleşileri tuvale dökerek “Savunmadan Seken Rûhlar” adıyla 6. kişisel sergisini biz sanatseverlere sunuyor.
Sanatçı ve galerici Umut Yalım sergisini “Futbolun ekran yüzleriyle çeşitli söyleşiler yaptım. bu söyleşiler sonucu çıkan metinleri ruhsal tahlillerden geçirip verileri resme döktüm. amaç, sadece futboldan anlayan birinin aslında sadece
Görünmeyeni Görme, Seyit Mehmet Buçukoğlu, Platform A, (18 Nisan – 12 Mayıs 2015)
GÖRÜNMEYENİ GÖRME
Görülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye, tüm sahneye girişlerin efendisine, belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir. […]Ressam görülmemişe görünürlüğü vererek görülmemişi önceki görülmezliğinden kurtarır ve onu şekillendirir. Peki bunu neden sadece ressam başarır? Görülmememişi gösterme gibi bir yeteneğe nasıl sahip olunur? Hangi lütufla ressam olunur? Şüphesiz, görmek, bakışa nezaret etmek(garde du regard), yani her gün zaten el altında olan ve sergilenen görünüre göz kulak kesilmek (intueri, in-tueri, regarde(bakmak, gözetlemek, dikkat etmek, merakla bakmak) yeterli değildir, zira aksi halde her gözü gören ressamın gücünü, nasıl resim yapılacağını bilirdi. Eğer ressam görülmemişin görünüre ulaşmasına hükmediyorsa, bunu görünüre dair kendi görüşüne değil görülmemişe dair sezgisine borçludur.
Jean-LucMarion (çev. Murat Erşen)
Her bakma edimi, nesnesine yönelebildiği ölçüde meşruiyet kazanır. Herhangi bir nesneye yönelmeyen göz yönelimi bir bakış sayılamaz, böylesi bir bakış ancak bir göz dalması olarak değerlendirilebilir. Gözü dalan kişi de, gözün görebileceklerine değil, zihnin seyredebileceklerine yönelir. Zaten bir kimsenin gözünün dalması, zihninin seyredebileceklerine yüzünü çevirmek uğruna, görebilen gözlerine bir tür perdenin inmesine razı olmasıyla mümkündür. Gözün
Kara Duyu, Nesli Türk, Karşı Sanat, (08 Mayıs – 08 Haziran 2015)
Kara Duyu’nun izinde…
İlk sergisi “Bedenin Hafızası”yla ilgi çeken Nesli Türk, ikinci solo sergisi “Kara Duyu” resimleriyle Karşı Sanat’ta. “Kara Duyu” beden, ten ve melankoli arasındaki salınımlara odaklanıyor. Nesli Türk’ün resimlerinde bedenin kıvrımları, sivrilikleri ve salgılayan uzuvları, sert fırça darbeleriyle beraber katlanıyor her zaman. Sıklıkla seyrelen ve aniden yoğunlaşan boya tabakası, onu taşıyabilecek bir çizgisellikle
Dönüşüm Süreçleri 2, Ali Raşit Karakılıç, Adana 3. Portakal Çiçeği Karnavalı
KAOTİK YÜZEY ARAYIŞLARI
Denizhan Özer
Mart 2015, İstanbul
Geçmiş yüzyıllardan günümüze kadar geldiğimizde sanatın geleneksel yöntemler dışında farklı arayış biçimlerine -girerek yeni yaratımlarla- yol aldığını görürüz. Özellikle yaşadığımız son zaman diliminde teknolojik ve bilimsel çalışmaların artması sanatçıları bu teknolojiyi kullanarak yeni yaratım biçimlerine yönlendirerek farklı farklı bir sürecin içine sokmuştur. Gelenek bir yandan devam
Düş Yolcusu Sanat Durağı Ümit Erzurumlu Resim Sergisi/ 25 Nisan -8 Mayıs 2015
Sergi 8 Mayıs Cuma gününe kadar, Pazartesi hariç her gün saat 10:00 – 19:00 arası gezilebilir.
Ressam Ümit Erzurumlu 7. Kişisel sergisini 25 Nisan 2015 Cumartesi günü Düş Yolcusu Sanat Durağı Sanat Galerisinde açıyor. Resimlerinin ana temasının hareket olduğunu belirten sanatçı, her şeyin aktığını, hareketin sürekli olduğunu, duran bir cismin dahi aslında hareket halinde olduğunu belirtiyor. Zamanla bu bakışı bir çeşit duyumsama biçimi olarak tüm varlığı
Savunmadan Seken Ruhlar, Galeri Bu, (28 Nisan – 03 Mayıs 2015)
Sanat ve futbol ilk kez bir araya geliyor.
Sanatçı ve Galeri Bu’nun sahibi Umut Yalım, futbolun ekran yüzleriyle yaptığı söyleşileri tuvale dökerek “Savunmadan Seken Rûhlar” adıyla 6. kişisel sergisini biz sanatseverlere sunuyor.
Sanatçı ve galerici Umut Yalım sergisini “Futbolun ekran yüzleriyle çeşitli söyleşiler yaptım. bu söyleşiler sonucu çıkan metinleri ruhsal tahlillerden geçirip verileri resme döktüm. amaç, sadece futboldan anlayan birinin aslında sadece
Görünmeyeni Görme, Seyit Mehmet Buçukoğlu, Platform A, (18 Nisan – 12 Mayıs 2015)
GÖRÜNMEYENİ GÖRME
| Görülmemiş olanın görünüre ulaşımını denetleyen bekçiye, tüm sahneye girişlerin efendisine, belirmenin sınırlarının muhafızına ressam denir. […]Ressam görülmemişe görünürlüğü vererek görülmemişi önceki görülmezliğinden kurtarır ve onu şekillendirir. Peki bunu neden sadece ressam başarır? Görülmememişi gösterme gibi bir yeteneğe nasıl sahip olunur? Hangi lütufla ressam olunur? Şüphesiz, görmek, bakışa nezaret etmek(garde du regard), yani her gün zaten el altında olan ve sergilenen görünüre göz kulak kesilmek (intueri, in-tueri, regarde(bakmak, gözetlemek, dikkat etmek, merakla bakmak) yeterli değildir, zira aksi halde her gözü gören ressamın gücünü, nasıl resim yapılacağını bilirdi. Eğer ressam görülmemişin görünüre ulaşmasına hükmediyorsa, bunu görünüre dair kendi görüşüne değil görülmemişe dair sezgisine borçludur. |
|
Jean-LucMarion (çev. Murat Erşen) |
Her bakma edimi, nesnesine yönelebildiği ölçüde meşruiyet kazanır. Herhangi bir nesneye yönelmeyen göz yönelimi bir bakış sayılamaz, böylesi bir bakış ancak bir göz dalması olarak değerlendirilebilir. Gözü dalan kişi de, gözün görebileceklerine değil, zihnin seyredebileceklerine yönelir. Zaten bir kimsenin gözünün dalması, zihninin seyredebileceklerine yüzünü çevirmek uğruna, görebilen gözlerine bir tür perdenin inmesine razı olmasıyla mümkündür. Gözün






