Renksiz bir diyarın kıyısında, rüzgarla etekleri savrulan, bedenleri ılık hava ile salınan donuk yüzlerine vuran güneşin sıcaklığıyla gözlerindeki renklerin katmanlarında yok oluyordu zaman anlamsızca…
Zaman mı yenmişti bu yüzleri, yoksa bakışlar mı soldurmuştu renkleri…
İsimsiz hikayelerin kimliksiz kadınları, Zerrin Pehlivan’ın kadınları; göç etmiş bedenleri ve ruhları arasında bir boşluk hissinde yakalıyor bizi. Göç’ün tanımını yapmak zorunda

