Deniz Gökduman: Yılmaz Güney Tartışması Üzerinden Caravaggio’ya Bakmak

Share Button

Son dönemde Yılmaz Güney üzerine yapılan tartışmalar, sanat ile sanatçının kişisel yaşamı arasındaki kadim soruyu yeniden gündeme taşımıştır. Şarkıcı Aydilge’nin “İyi film çekmek, tetik çekmeyi meşrulaştırmaz” sözleri ve oyuncu Farah Zeynep Abdullah’ın Güney’i şiddet üzerinden tanımlayan eleştirileri, kamuoyunda geniş yankı bulmuştur. Bu tür yorumlar, çoğu zaman sanatçının üretiminden çok bireysel yaşamına odaklanmakta; sanatsal kimlik

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Deniz Gökduman: Barok’un Gerilim Noktası: Judith Sahnesinde İki Üslup

Share Button

Barok sanatın en güçlü ikonografik anlatılarından biri olan Judith ve Holofernes sahnesi, yalnızca Eski Ahit kaynaklı bir hikâyenin görselleştirilmesi değil, aynı zamanda şiddet, etik, güç ve temsil meselelerinin sanat tarihinde yoğunlaştığı bir düşünce alanıdır. KolajART’ta yayımlanan önceki yazımda vurguladığım gibi, Barok resim yalnızca dramatik ışık-gölge etkileriyle değil, izleyiciyi olayın psikolojik merkezine yerleştiren anlatım biçimiyle öne

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Deniz Gökduman: Barok’un İki Yüzü: Caravaggio ve Artemisia Gentileschi’de Judith Sahnesi Üzerine Üslupsal Bir Karşılaştırma

Share Button

Barok resim sanatı; dramatik anlatım gücü, keskin ışık–gölge karşıtlıkları ve izleyiciyi sahnenin tam ortasına çeken güçlü görsel kurgusuyla tanımlanır. Eski Ahit kaynaklı “Judith ve Holofernes” anlatısı da bu dramatik potansiyeli bünyesinde taşıdığından yüzyıllar boyunca pek çok sanatçının ilgisini çekmiştir. Ne var ki Caravaggio ile Artemisia Gentileschi, aynı hikâyeyi birbirinden temelden farklı üslupsal tercihlerle yorumlayarak Barok estetiğin

DEVAMINI OKUYUN
Share Button