İnsanoğlunun renk olgusuna ilgi duyması tarih öncesi topluluklara dayanmaktadır. Plastik sanatlarda boyanın görsel etkisi renk olarak ifade edilmiştir. Işığın nesnenin üzerine düşmesi ile, nesne görünür duruma gelmekte ve görünen şekiller, biçimi ve rengi ile algılanmaktadır. Bir formun, üzerine düşen ışık demetlerine karşı göstermiş olduğu reaksiyon, renktir. Plastik formu renk olmadan görsel bakımdan algılamamız mümkün değildir. Renk sadece lekesel değer
Etiket: Işıl Savaşer
Işıl Savaşer, Modern Heykelin Avangard Sanatçısı Constantin Brancusi
Konstantin Brancusi, Karpat Dağları’nın yakınlarında bir Romanya köyünde doğmuştur. Bükreş’te heykel eğitimi almış olan sanatçı, 1904 yılında Paris’e gitmiş bir süre Auguste Rodin’in asistanlığını yapmıştır. Ancak “Büyük bir ağacın altında hiçbir şey büyüyemez” diyerek kendi başına bağımsız çalışmaya karar vermiştir. 1915-1916 yıllarında üç boyutlu üretimlerinde saf bir biçimsel ifade yakalayan sanatçı, heykel
Işıl Savaşer, Renk Alanı ResmininTemsilcisi Mark Rothko(1903- 1970)
II. Dünya Savaşı sonrasında sanat alanında uluslararası en önemli değişiklik, New York’un sanatın merkezi olmasıdır. Sanatın merkezi olarak kabul edilen Paris, 1940’lı yıllardan sonra yerini New York ‘a bırakmıştır. Bu kaymanın çok çeşitli sebepleri bulunmaktadır. Avrupa’da 1930’lu yıllarda Almanya, İtalya gibi ülkeler başta olmak üzere hakim olan totaliter rejimlerde yaratıcı sanata karşı çalışmalar yapılmış, dolayısıyla Avrupalı
Işıl Savaşer, Modern Heykelin Avangard Sanatçısı Constantin Brancusi
Konstantin Brancusi, Karpat Dağları’nın yakınlarında bir Romanya köyünde doğmuştur. Bükreş’te heykel eğitimi almış olan sanatçı, 1904 yılında Paris’e gitmiş bir süre Auguste Rodin’in asistanlığını yapmıştır. Ancak “Büyük bir ağacın altında hiçbir şey büyüyemez” diyerek kendi başına bağımsız çalışmaya karar vermiştir. 1915-1916 yıllarında üç boyutlu üretimlerinde saf bir biçimsel ifade yakalayan sanatçı, heykel
Işıl Savaşer, Renk Alanı ResmininTemsilcisi Mark Rothko(1903- 1970)
II. Dünya Savaşı sonrasında sanat alanında uluslararası en önemli değişiklik, New York’un sanatın merkezi olmasıdır. Sanatın merkezi olarak kabul edilen Paris, 1940’lı yıllardan sonra yerini New York ‘a bırakmıştır. Bu kaymanın çok çeşitli sebepleri bulunmaktadır. Avrupa’da 1930’lu yıllarda Almanya, İtalya gibi ülkeler başta olmak üzere hakim olan totaliter rejimlerde yaratıcı sanata karşı çalışmalar yapılmış, dolayısıyla Avrupalı



