Umut Yalım: Değerli Değersiz

Share Button

Günümüzde birçok değer anlamını yitirdi. Bunun nedeni, kanımca, duygulara artık sahip olmamız değil; ne yazık ki, ait olmamız.

Duygularına sahip olmadığından, artık kimse kendinden ve eylemlerinden emin değil. Bu da, doğal olarak, muhabbet niteliğimizi etkiliyor. İletişim yerine etkileşim içerisinde artık insanlar. Sanki sözcükler yerine ses ve hareketlerle anlaşıyoruz ya da öyle sanıyoruz. İnsanı değersizleştiren bu durum, Hande Özelsancak ve Murat Bülent

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Şener Azizoğlu: Nuri Bilge Ceylan’a Uzak’tan Bir Bakış

Share Button

Adını belki de ilk olarak 56. Cannes Film Festivalinde 2002 yapımı “Uzak” filmiyle duydu çokları. Bu vakte kadar “popüler olan iyidir”  düsturu iliklerine kadar işlemiş, -kendi tanımıyla- yalnız ve güzel ülke insanının azımsanmayacak bir yüzdesinin varlığından bihaber olduğu marjinal (!) bir film yönetmeniydi. Oysa ki henüz ilk sinema filmi  “Koza” (1995) ile dünya sinema literatürüne dâhil olmayı başarmıştı. Sonrasında kendi üçlemesi sayılabilecek

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Haluk Öner: Kuşak Çatışmasının Kimyasal Bozulması, Babalar ve Oğullar

Share Button

“Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Süleyman Biçer: Otomatik Portakal

Share Button

“Eee, ne olacak şimdi ha?” diye başlıyor Anthony Burgess Otomatik Portakal’ına.

Aslında bu soru günlük hayatımızda önemli yer tutan soruların başında gelmektedir. Seviniriz “Şimdi ne olacak?”; üzülürüz “Ne yapmam gerek?”; bir duruma ortak olmak isteriz “Yapacağım bir şey var mı ?” diye ardı arkası gelmez sorularla iç içe yaşar gideriz, farkında olmayız. Aslında her cevap yeni bir soru üretmekte ve günlük ilişkilerimizi de bir noktada işte bu

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Batuhan Yıldız: Wibeau’yu Ne Öldürdü?

Share Button

Genç W.’nin Yeni Acıları (Die neuen Leiden des jungen W.),Ulrich Plenzdorf(1) tarafından 1969 yılında yazılmıştır.

“Werther kendi kandırmalarına yenildiğinden, bilerek intihar eder. Plenzdorf ise, Edgar’ını tesadüf sonucu öldürmeyi yeğler, onun ölümünün, ümitsiz aşkının hayal kırıklığıyla hiç ilgisi yoktur. Bu da günümüzde Goethe’nin elden geldiği ölçüde düzeltilmesidir.”

Wolfram Schütte, Frankfurther Rundschau

Ulrich Plenzdorf, Genç W.’nin Yeni

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: İmparator Anıtı’nı Neden Yıkıyoruz?

Share Button

Ulaş Başar Gezgin, 30 Temmuz 2013, ulasbasar@gmail.com
Tüm Yapıtları: http://www.slideshare.net/dr_gezgin/gezgin-kaynakca-17-haziran-2013-istanbul

Bugün burada İstanbul Cumhuriyeti’ni anmak için biraraya geldik. Rusya’yla tutuştuğu savaştan yenik ayrılan İmparatorluk hükümeti; başkenti, İstanbul’dan Konya’ya aldırmıştı. Rus kuşatmasında açlıktan öldü İstanbullular. Binlercesi, otoyol kenarlarındaki ağaçların köklerini kemirerek sağ kaldı. Başkalarının

DEVAMINI OKUYUN
Share Button